İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

1968 Baharı, Bireyleşme ve Aydınlar (4) - Deniz Kavukçuoğlu

Mayıs 25, 2008 - DENİZ KAVUKÇUOĞLU

Daniel Cohn-Bendit

Hiç kuşkusuz ‘68’ denince ilk akla gelenlerden biri de Yahudi asıllı Alman bir babayla Fransız bir annenin oğlu olan, 1945, Fransa-Montauban doğumlu Daniel Cohn-Bendittir.

Cohn-Bendit, liseyi Almanyanın Hessen eyaletinde küçük bir kasaba olan Ober-Hombachtaki Odenwaldschulede yatılı okudu; siyasal olgulara ve gelişmelere eleştirel bakmayı burada öğrendi. Kendisini etkileyen öğretmenlerinden biri 1956 Macaristan ayaklanmasına kadar Fransa Komünist Partisi üyesi olan Ernest Jouhy idi. Aynı yıllar içinde anne babasını yitiren Cohn-Bendit, 1965 yılında lise eğitimini tamamladıktan sonra Fransaya gitti ve Paris dışındaki, savaş tazminatı çerçevesinde Hessen eyaleti tarafından finanse edilen Nanterre Üniversitesinin sosyoloji bölümünde yükseköğrenimine başladı.

O dönemde tüm dünyada olduğu gibi Fransada da yıllardır süregelen muhafazakâr siyasal ve toplumsal düzenden bunalan kesimler için için kaynıyordu. İngiltere, İtalya, Almanya gibi ülkelerden farklı olarak Fransada muhafazakâr iktidarın karşısında başta Fransız Komünist Partisi ve komünist eğimli CGT sendikası gibi güçlü muhalefet odakları vardı. Fakat bu örgütler bürokratik yapıları nedeniyle toplumsal talepler karşısında esnek davranamıyorlar, toplumun çeşitli kesimlerinde başgösteren kendiliğindenci eylemlerle dayanışma bağları kuramıyorlardı.

Nanterre Üniversitesinde de ilk eylemler, öğrenci yurtlarının kapılarının gece 23.00te kapatılmasını protesto gibi basit bir nedenle başladı. Bu eylemlerin siyasallaşması ise aynı günlerde düzenlenen bir Vietnam Savaşını protesto gösterisinde çok sayıda öğrencinin tutuklanmasıyla gerçekleşti. Öğrenciler, üniversitenin felsefe bölümünde derslikleri işgal ettiler, direniş komiteleri kurup duvar gazeteleri yayımladılar.

Daniel Cohn-Benditin üniversite direnişinin elebaşısı olarak 1968 Ocak ayında rektörlüğün disiplin kurulunda alınan ifadesindeki sözleri o günlerdeki siyasal/ideolojik görüşünü yansıtmaktadır: Ben bir anarşist Marksistim. Karl Marxın kapitalizmin analizinde ortaya koyduklarının doğruluğuna inanıyorum. Fakat komünist hareketin geliştirdiği örgütlenme biçimini tümüyle reddediyorum. Bu biçim, yeni bir toplum yerine yalnızca otoriter bir egemenlik yaratıyor. Burada Marksist kuramla komünist uygulama arasında bir kırılma vardır.

***

Nanterre Üniversitesindeki direniş kısa zamanda Fransada toplumsal dönüşüm ortak talebiyle ülkenin tüm üniversitelerine yayıldı; mayıs ayına girildiğinde yüz binlerce öğrenci sokaktaydı. Aynı ay içinde İşçi Sendikaları Konfederasyonu (CGT - Confédération Générale du Travail) genel greve gitti. Yaklaşık 13 milyon işçinin katıldığı ve 10 gün süren eylem, hükümetle uzlaşmaya varılması üzerine son buldu. Öğrenciler de üniversite reformuna ilişkin isteklerinin hükümetçe kabul görmesi üzerine eylemlerine son verdiler.

Komünist eğilimli sendikaların uzun boylu direniş göstermeksizin hükümetle uzlaşması, Cohn-Benditin komünist örgütlerin bürokratik yapısı üzerine olumsuz görüşlerini pekiştirmişti. Bu arada hakkında devrimci eylemcilik nedeniyle persona non grata (istenmeyen kişi) kararı alınınca Almanyaya geri dönüp Frankfurta yerleşti. Bu kentte, 90lı yıllarda adı Almanya Yeşillerinin eşbaşkanı ve Federal Almanya Dışişleri Bakanı olarak duyulacak olan ev arkadaşı Joschka Fischer ile birlikte Hoechst, Opel gibi fabrikalarda işçilere yönelik çalışmalar yapan Devrimci Savaşım örgütüne katıldı.

Ne var ki bu dönemi uzun sürmedi, 1970li yıllarda Marksizme sırtını döndü, kendiliğindenci eylemlerin etkin bir militanı oldu. Artık itici gücümüz aş değil, özgürlük, sevgi ve başka yaşam biçimleridir tümcesi bu kendiliğindenci hareketin sloganıydı. Cohn-Bendit bu hareketin organı olan Kaldırım Kıyısı adlı bir dergi çıkardı, bir kitabevi işletti, anti-otoriter bir anaokulunda eğitmen olarak çalıştı. Kadın hareketlerini destekledi. Çok kültürlü yaşam çerçevesinde yabancıların haklarını savundu. 1968-2004 yılları arasında 9 kitaba, iki de filme imza attı.

1978 yılında Yeşillere katıldı. 1994 yılında Almanyadan, 1999da Fransadan, 2004 yılında yine Almanyadan Avrupa Parlamentosuna milletvekili seçildi. Halen Avrupa Yeşillerinin parlamentoda eşbaşkanlığını yapmaktadır.

www.denizkavukcuoglu.blogspot.com

dkavukcuoglu@superonline.com

Deniz Kavukçuoğlu

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS