İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Sivas ’93 - Nilgün Cerrahoğlu

Mayıs 24, 2008 - CUMHURİYET

İlkelerime ters düşen bir insan ve kötü bir örnek….”

Sivasın üçüncü, Nesinin ölümünün birinci yıldönümünde kendisine yönelttiğim bir soruyu Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde böyle yanıtlamıştı

Soru şuydu:

Aziz Nesinin adını cadde, meydan adı olarak bu şehre sokmam demişsiniz. Neden?

Tasarrufum altında olan herhangi bir yerde Aziz Nesin ismini vermem. İlkelerime ters düşen bir insan ve kötü bir örnek. İstanbul halkının yüzde 51 i sarhoş olmak istiyor diye, sarhoş olmak için imkân hazırlamam ben…”

Sarhoşlukla Aziz Nesine itibar aynı şey mi?

Aynı şey. Ben onu inanç itibarıyla halkımı sarhoş edip farklı yöne getirme durumunda bir insan olarak görüyorum…”

Oğlu babasının Taksim Meydanından geçerken alkışlandığını söylüyor. Nesini alkışlayan İstanbulluları hiçe mi sayacağız?

Bunu siz söylüyorsunuz. Aziz Nesin i alkışlayanlara inanmıyorum…”(Bknz. Demokrasi Amaç Değil, Araçtır…” Annem Batıya Gidin Dedi, s. 138)

33 kişinin yaşamını yitirmesiyle son bulan o yobaz katliamdan kurtuluşundan iki yıl arayla yitirdiğimiz yazarın ardından, Erdoğanın seçtiği bu akıl almaz sözler; sergilediği ısrarlı hınç ve öfke karşısında donup kalmıştım.

Şiddeti lanetlemekadına bir fırsat olur umuduyla tekrar tekrar yinelediğim sorulara Erdoğan inatla Kötü örnekti!karşılığını vermişti

İşte bir “değişim kanıtlama” fırsatı…

İstanbul Tiyatro Festivali vesilesiyle nihayet görmek fırsatı elde ettiğim Sivas ’93”ü izlerken, yıllarca aklımdan çıkmayan bu sözleri düşündüm.

RTE bugün Başbakan.

Erdoğan, o günden bu yana geliştirdiğiDeğiştim. Değiştik. O gömleği çıkardık, bu gömleği giydik. Demokrasiyi bugün en çok savunan, sahip çıkan parti biziz!söylemi adına; acaba gidip bu belgesel oyunu görmeyi düşünür mü?

Dillere perseng olan o değiştiksöylemine temel oluşturacak somut bir tavır almayı, sergilemeyi -kırk yılın başı- göze alır mı? Sıvas katliamının 15. yılında Genco Erkal ve Dostlar Tiyatrosunun sahneye koyduğu bu etkileyici oyun, işte şimdi altın bir fırsat.

Başbakan bu temsili izlesin. Ve gazetecilere dönüp: Bu korkunç Talibanlığı lanetliyoruz. Türkiye de bir daha asla böyle bir şey olmayacak!desin

1996 Temmuzunda yaptığımız o meşhur Demokrasi Amaç Değil Araçtırsöyleşisinde kullandığı ifadelerle arasına bugün Sayın Başbakan elle tutulur bir mesafe koyabiliyor mu? Dünden farklı şeyler söyleyebiliyor mu? Böylesine korkunç bir insanlık trajedisi karşısında farklı tavır alabiliyor mu?

Tek değişim kriteribudur.

“Bellek ödevi”ni yalnız sanatçı mı yapacak?

Sıvastan bu yana dünya değişti. Araya 11 Eylülgirdi. Türkiye New Yorktaki Talibanlığı yüksek sesle lanetledi.

Niye kendi içindeki Talibanlığı lanetlemiyor? İkiz Kuleleri yıkan Talibanizmle, ozanları Sıvas ta ateşe veren Talibanizm arasında herhangi bir fark var mı? Niye kendi Talibanizmi ile yüzleşmiyor?

Allah ile Aldatmakisimli son kitabında bu canalıcı konuya döne döne parmak basan Yaşar Nuri Öztürk: Sivasta sergilenen Neronik ve histerik dinci zulüm, 11 Eylülde New York kulelerinin vuruluşundan, anlamı ve önemi bakımından daha önde ve daha dikkat çekicidir. Türkiye o tarihi zulümden sonra düşşe geçti. Hep aşağı yuvarlanıyor. Yuvarlanma sürecektir. Ta, toplu bir tövbe yapılıncaya dekdiyerek şu saptamayı yapıyor:

Diyanet İşleri Başkanlığı böyle bir çağrıyı kurumsal anlamda yapabilir; gündemine alabilir; bu çağrının anlam ve önemini anlatabilirdi. Ne yazık ki bugüne değin sesi sedası çıkmamıştır.

Siyasi sınıfımızın, kurumlarımızın bu gözü dönmüş vahşet karşısında senelerdir başını kuma gömdüğü ülkede, bu tövbeve yüzleşme çağrısınısanatçı duyarlılığı ile Genco Erkal yapıyor.

İzleyicilerin yaşlı gözlerle dakikalarca ayakta alkışladığı oyunun anahtar cümlesi şu:

Hiçbir şey eyleme geçen cehalet kadar korkutucu olamaz!

Baştan sona mahkeme tutanakları ve o cehennem gününü yaşayanların tanıklıkları üzerine oyunu kuran Genco Erkala; böylesine zorlu ve zorunlu bir bellek görevinebizi davet ettiği için ne kadar teşekkür etsek azdır.

Sivas ’93’ü mutlaka görmelisiniz.

nilgun@cumhuriyet.com.tr

Nilgün Cerrahoğlu

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS