İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Herkesi, Her Kurumu Satın Alabilirsiniz, Ama… - Cüneyt Arcayürek

Mayıs 24, 2008 - CÜNEYT ARCAYÜREK

Yargıyı kendine bağlı bir kuruma dönüştürmeye yönelen hükümet; Yargıtay Başkanlar Kurulunun yayımladığı sert bildirideki suçlamaları yargıya yüklenerek karşılamaya çalışıyor.

Hükümet açıklamaları gerek muhalefet gerek medyada kabul görmedi.

Bilinen kafa yapısı bir kez daha sergilendi. En iyi savunma saldırıdır mantığıyla hareket eden hükümet, Yargıtaydan sonra Danıştaydan da bir darbe yedi.

Anayasanın kimi maddelerinden söz ediyor; özellikle demokratik hukuk sisteminde kaynağını anayasadan ve yasalardan almayan hiçbir yetkinin ulus adına kullanılamayacağını öne sürerek aklanacağını sanıyor.

Oysa anayasada ve yasalarda bulunmayan yetkileri kullanarak yargı gibi devletin temel bir kurumunu kendine bağlamaya yönelen girişimlerden hiçbir zaman vazgeçmedi. Vazgeçecekmiş gibi bir izlenim de vermiyor.

Yüksek yargı organlarının hükümeti halka şikâyet eden açıklamalarındaki belli başlı öğe nedir?

Yargıtay ve Danıştay, RTEnin komutası altındaki AKP hükümetinin, Cumhuriyetin temel ilkelerine saldırılara karşı Cumhuriyeti koruyor.

***

Bir kez daha kanıtlandı ki; medyayı, kimi kurumları, kimi kuruluşları türlü çeşit oyunlarla kendine bağlı duruma getirebilirsin, ama ey hükümet, ey RTE; yüksek yargıyı Cumhuriyetin temel değerlerini koruma görevinden alıkoyamazsın, kendine bağlı konuma getiremezsin.

Bildiriler savaşının özü işte budur.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahinin son açıklamasındaki, Keşke böyle bir bildiri yayımlanmasaydı, keşke cevap vermemiş olsaydık cümlesini hükümette yumuşamaya bir kanıt gören ve gösteren çevreler ne kadar yanıldıklarını yakında anlayacaklar.

Zira bugün tartışmaya girmeyen RTE, bir süre sonra bildiği yolda yürüyecek, yargıyı kendi amaçlarına hizmete zorlama çalışmalarına devam edecek.

Siyaseti ve başarıyı, kafasına koyduğu yolda ilerlemek diye algılayan RTE gibi bir siyasetçinin hatadan dönmeyi kabul etmesi, inadından vazgeçmesi beklenebilir mi?

***

Genelde medya, hükümetin sorumluluğu kendinden menkul kabul etmeyen zihniyetini eleştiriyor.

Ama arada hükümeti kollayan köşe yazarlarına da rastlanıyor. Örneğin Hürriyette Mehmet Yılmaz gibiÇok konuşmaları yargıçlara zarar verir diyor.

Peki ama muhterem yazar; yargıçlar kimi yazarlar, kimi kurumlar, kuruluşlar gibi suspus olup hükümetin saldırılarına karşı durmasınlar mı? Dinci ve yarın ne yapacağı bilinmeyen, yüzde 47yi bir silah gibi kullanma basiretsizliğini gösteren RTE ile yargı hükümetin emrine mi girsin? Evet, ne yapsınlar?

Diyor ki, saldırıları görmezden gelsinler, kararlarını konuştursunlar!

Pekâlâ, ama yargıçlardan Anayasa Mahkemesinin kapatma davasında kararını kendi anlayış ve beklentilerine göre oluşturmak için RTE ile çevresinin yüksek dozda saldırılarını sineye çekmelerini mi isteyeceğiz?

Batıdan yargıya, Yüksek Mahkemeye saldırılara siyasi irade yanıt vererek, karşı çıkarak üzerine düşeni görevi yapmıyorsa bu hükümet; yargıçlar ne yapacak, yargı kurumları ne yapacak? Saldırılara boyun eğecek ve susacak mı?

***

MHP, kurumlar arasında savaşa dönüşen son olaya Çankayadaki AKPlinin müdahale etmesini, yargı ile hükümeti buluşturarak gerilime önlem almasını istiyor.

Çankayadaki AKPli, AKPye bağımlılıktan kurtulamadığı için; öneriye verdiği yanıtta Önüme geldi, okudum. Değerlendireceğizdiyor.

Oysa eşine Araplardan gelen değerli armağanları kamuoyundan gizleme çabaları ile uğraşacağına ve bir partiden öneri gelmesini bekleyeceğine, bir zahmet, kurumlar arasında uyum sağlamayı emreden, anayasanın 104. maddesini okumalı ve bu maddedeki görevi yerine getirmek durumunda olmalıydı.

Çankayadaki AKPli; AKPli olmaktan, AKPye zarar verecek hareketlerden kaçınmaktan kendini bir türlü alıkoyamıyor.

Adan Zye hepsi binmişler AKP adında bir alamete, bakalım ne zaman ulaşacaklar kıyamete!

Cüneyt Arcayürek

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS