Düelloya Kışkırtmak-HİKMET BİLA
Mayıs 23, 2008 - HİKMET BİLA
Bugüne kadar yargıya, özellikle yüksek yargıya bir laf edecek olanlar, üç kere düşünür, sonra vazgeçerdi. Çünkü yargı en önemli güvenceydi, herkes için. Gücünü yasalardan alan yargıya herkes saygı göstermek zorundaydı.Artık, kimi siyasetçiler yargıya, özellikle yüksek yargıya ağızlarını geleni söyleyebiliyorlar. Hatta, bir bakan çıkıp, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun oybirliğiyle bildiri yayımlamasını ‘dam üstünde saksağan’ olarak niteleyebiliyor.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile dalga geçilebiliyor, Başsavcı alaycı yakıştırmalara konu edilebiliyor.
Neden?
Çünkü, kavgayı, ‘ya herro ya merro’ kavgası olarak görenler, bırakınız yargıya karşı dikkatli ve saygılı olmayı, yüksek yargı kurumlarına karşı artık yumruk sayma gereğini de duymuyorlar. O kadar ki, bir gün kendilerinin de o yargıya gereksinim duyabileceğini akıllarından bile geçirmiyorlar.
İktidarın hatalarını eleştirecekleri, ona doğru yolu gösterecekleri yerde, iktidar ne yaparsa yapsın bir haklılık kılıfı uydurmaya çalışanlar da yargıya karşı seri yumruklar çıkarıyor.
Ama biraz kroke (groggy) durumdaki boksörün yumruklarına benziyor bunlar.
Sözümüz daha çok onlara.
***
Geniş bir toplumsal mutabakatla hazırlanması gereken anayasa taslağı, görevlendirilen bir heyete kapalı kapılar ardında hazırlatılmadı mı?
‘Sivil anayasa yapıyoruz’ propagandası altında, hazırlıklardan sadece türbanı bayrak yapan düzenlemeler çıkmadı mı?
Anayasanın 10′uncu ve 42′nci maddeleri hızla bu amaçla değiştirilmedi mi?
Kapatma davası kurumsal bir girişim olduğu halde, davayı açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı hedef haline getirilmedi mi?
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’ni baskı altına alıp ezmek için yabancı kişi ve kuruluşlar devreye sokulmadı mı?
‘Yargı Reformu Strateji Taslağı’ adı verilen bir belge, Türkiye’deki yargı es geçilerek önce Avrupa Birliği komiserine sunulmadı mı?
Yargıtay bildirisi bunlara dikkat çekiyor.
İktidarın arkasına geçip yumruk sallayan arkadaşların önce bu sorulara yanıt vermesi gerekiyor. İnandırıcı olabilmeleri için önce bu savları çürütmeleri gerekir. Bunu yapamıyorlarsa, kör bir ‘kraldan çok kralcı’ durumuna düşerler ki, kraldan çok kralcıların herkesten çok krala zarar verdikleri de tarihten sayısız örnekle iyi bilinmektedir.
***
Boşa yumruk sallayanların bilmedikleri, bilseler de işlerine gelmediği için çarpıttıkları bir gerçek daha var: ‘Yargıtay tarafsız olmalıymış.’
Yargıtay’ın tarafsız olması gerektiğini kim söyledi ki size?
Yargıtay taraftır ve taraf olmak zorundadır.
Anayasadan ve yasalardan yana taraf olmak zorundadır. Anayasada yazılı Cumhuriyetin temel ilkelerinden taraf olmak zorundadır. Varlık amacı zaten budur. Savcısının sıfatı da işte bu yüzden ‘cumhuriyet başsavcısıdır’.
Bu çokbilmiş ‘akıl hocaları’, iktidarı yüksek yargıyla düelloya kışkırtarak ona iyilik mi, kötülük mü yaptıklarını iyi düşünmelidirler.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.