Suçlu Kim? - Hikmet Çetinkaya
Mayıs 22, 2008 - HİKMET ÇETİNKAYA
Hep aynıdır onların yaşamöyküleri: Bazen bir traktörün kasasına çoluk çocuk, genç-yaşlı, kadın-erkek “mal” gibi doldurulurlar…
Hep aynıdır onların yaşamöyküleri: Bazen bir kamyonun kasasında Viranşehir’den Ordu’ya, Söke’ye, Çukurova’ya, Karacabey’e doğru yola çıkarlar…
Traktör su kanalına uçar gecenin bir saatinde; kamyon kaza yapar yolda…
Ölürler genç-yaşlı, çoluk çocuk, kadın-erkek…
Hep aynıdır onların yaşamöyküleri: İstanbul’un bir semtinde mahalle aralarında kurulan fabrikalarda ya kazan dairesi patlar ya da tüpgaz!..
Ölürler onlar!..
Biz gazeteciler yazarız, çizeriz…
Çoğu kez de seyrederiz!..
Tersane işçileri de öyledir…
Salt Türkiye’de değil, İtalya’da, İspanya’da da olur böyle ölümler…
Adı “beyaz ölüm”dür…
***
Vahşi kapitalizm 1990’da Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle alıp başını gitmiştir…
Nilgün Cerrahoğlu, önceki gün odama uğradı, kahve içtik birlikte…
Nilgün’le “Yeni Dünya Düzeni”nin acımasızlığından, “sosyal demokrasi”nin ve “sosyalizm”in Avrupa ülkelerinde çöküşünden, İtalyan seçimlerinden konuştuk…
Söz sözü açtı ve Tuzla Tersaneleri’ndeki taşeron işçilere kadar geldik…
Çağı iyi algılamayan bir toplumduk. Özgür birey yaratamamış, demokrasiyi bir yaşam biçimine dönüştürememiştik.
Güneydoğu’da doğan çocuklar…
O bölgede yetişen gençler…
Şemdinli’de, Lice’de, Şırnak’ta okuyan gençler…
Ne vermiştik biz onlara?
Viranşehir’den kalkıp Ordu’ya fındık toplamaya giden Kürt kökenli yurttaşlarımıza “potansiyel terörist” damgasını biz vurmamış mıydık? Onlara linç girişiminde bulunmamış mıydık?
Valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri, ekmek parası için yollara düşenleri bir gece yarısı çadırlarından toplayıp gözaltına almamışlar mıydı?
***
Hep aynıdır onların yaşamöyküleri: Yoksulluk, işsizlik, şeyh, şıh, ağa ve devlet baskısı…
Büyük kentler düşleridir…
Fındık, narenciye bahçeleri, pamuk tarlaları, tersaneler…
Orhan Kemal, Bekir Yıldız, Yaşar Kemal, Fikret Otyam bilir onların yaşamlarını. Ahmed Arif anlatır dizelerinde.
İyiyi kuşkulara bölen öfke, canı bedende bölen öfke…
Yoksulun öfkesi bir yanardağ ateşi taşır ki onu da Cesar Vallejo anlatır “İnsanı Çocuklara Bölen Öfke”de…
Ağacı yapraklara bölen öfke olur Tuzla Tersaneleri’nde bir gece yarısı yaşam savaşımı…
Murat Çalışkan iki çocuk babasıydı…
Kahramanmaraşlı 30 yaşındaki Murat, Desan Tersanesi’nde güverteden malzeme ambarına düştü ve öldü…
Yaşam savaşı bitti…
Tuzla’da üçüncü işçisi yaşamını yitiren Desan Tersanesi’nin ortaklarından eski AKP milletvekili, armatör Cengiz Kaptanoğlu bakın ne diyor:
“Ölümler iş kazası değil, polisiye olaylar!..”
Güler misiniz, ağlar mısınız?
Tuzla Tersaneleri’nde 109 kişi öldü 1992’den bugüne dek…
Ya Güneydoğu’dan kamyon kasalarında yolculuğa çıkan kaç çocuk, kaç kadın, kaç erkek öldü trafik kazalarında…
Hiçbir siyasal iktidar bu olayları görmedi…
Ötekiler gibi AKP de seyrediyor….
Kamyon kasalarında, traktör kasalarında, tersanelerde kol geziyor ölüm…
Yaşamları allak bullak oluyor, üç-beş kuruş uğruna…
Sakat kalıyor bazıları…
Önceki gün Tuzla’daki tersane işçileri Çalışma Bakanı Faruk Çelik’i istifaya çağırdılar…
Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Cem Dinçer “Artık bıçak kemiğe dayandı” deyip ekledi:
“16 Haziran’da grevimiz başlıyor…”
Garip bir ülkede yaşıyoruz!..
Bir vurdumduymazlık, aymazlık sürüp gidiyor…
Bunca ölümlere karşın bir önlem alınmıyor…
Desan Tersanesi’nde taşeron firma mı suçlu, şirketin sahibi mi, Çalışma Bakanlığı mı?
Kim?
***
Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Batman, Diyarbakır’dan gelen işsizler, Tuzla Tersaneleri’nin önünde toplanıyorlar sabahın erken saatlerinde…
Çoğu sigortasız, yani kaçak çalışıyor…
Gündoğumuna birkaç saat kala saçlarına mavi düşen çocukları düşünüyorum Tuzla’daki ölüm haberlerini okuyunca…
Sönmüş gözleriyle bakan fındık, pamuk işçilerini…
Gediz Ovası’nı, Karacabey’i…
Harran Ovası‘ndaki o yoksulluğu…
Bir gece rüzgârını bekliyorum, umuda giden patikaları özlüyorum…
İnanın nedenini bilmiyorum!..
hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Faks numaramız: 02126 343 72 69
Hikmet Çetinkaya
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.