Kan Köpekleri ve AB Parlamentosu Kararları-Bülent Esinoğlu
Mayıs 22, 2008 - BÜLENT ESİNOĞLU
Kan köpekleri ifadesi bana ait değil. Ama bize, Türklere söylenmiş bir söz.15. yüzyılda Avrupalılar bizden korkudan hakaret haznelerini geliştirmişler. Ve Türklere “kan köpekleri” demişler. Türk Korkusu, Doğan Kitap, s.55.
Afganistan’da altı yıldır, Irak’ta beş yıldır günde 20-30 sivil ölüyor. Ben de düşünüp duruyordum. Bu kan havuzuna insanlık ne ad verecek diye. Bu katillere verilecek en iyi isim “Kan Köpekleri”dir.
Kan havuzunda yüzenler, bizim hakkımızda her yıl insan hakları ve demokrasi raporu hazırlarlar. Bizim hükümetlerimiz de bunların karşısında eğilip bükülürler.
Avrupa Parlamentosunun 21 Mayıs 2008 tarihinde aldığı kararlar “Kan Köpeklerini” hatırlatacak niteliktedir.
Özetle kararlar şöyle;
-Türk Askeri Adadan çekilsin,
-Türk Ordusunun yönetim üzerindeki etkisi kaldırılsın,
-Kürt Açılımı konusunda gecikilmesin,
-Ordunun içindeki Ergenekon kökünden kazınsın(cümle aynen böyle).
Son maddeyi biraz açalım. Haçlı Kalkanı bilmektedir ki, Türk Ordusuna dolaylı saldırının en iyi yolu “Ergenekon Tertibi”nden geçmektedir. Ergenekon Tertibi aynı darbe/ demokrasi yanılsaması gibidir. Elle tutulmayan, sınırları belli olmayan, bu demokrasi savunusunun altındaki asıl amaç orduyu yıpratmaktır. Ordunun hareketsiz kalmasını, sürekli savunmada kalmasını sağlamaktır. Her 30 Ağustos yaklaşımında bu baskılar artar.
Artık, mızrak çuvala sığmıyor. Yaşadıklarımız, Batının Türkiye’yi doğrudan yönetme isteğinden kaynaklanmaktadır. Amaçlarını bu hükümet ile daha iyi gerçekleştireceklerine inanıyorlar. Onların istekleri ulusal pazarları hiçbir sınırlama olmadan kullanmaktır.
Ordunun ve Yargının etkinliğinin kırılması demek; Ulus Devletin etkinliğinin kırılması demektir. Çünkü ordu ve yargı devletin kendisidir. Ulus devleti yıkmak istiyorsanız bu iki kurumu etkisiz hale getirmeniz gerekir.
Daha önceleri defalarca yazdım, önce yargıya saldıracaklar diye. Çünkü, ordu nihayetinde elinde silah olan kuruluş. Yargıyı dağıtırlarsa, orduyu da yıpratacak aşamaya ulaşacaklardır.
Aslında AKP’nin Ordu ve Yargı ile savaş halinde olması çok doğaldır. Çünkü Türkiye adına değil, Eşbaşkan oldukları proje adına savaşmaktadırlar. AKP’ye Türkiye’den bir unsur diye bakmak yanlıştır.
Bir şeye dikkatinizi çekmek isterim. AKP’nin yabancılar ile yaptığı bu işbirliğine çeşitli çevrelerden eleştiriler gelmektedir. AKP’den bu eleştiri ve suçlamalara ne gariptir ki bir itiraz gelmemektedir. Hatta bu durumdan memnun oldukları anlaşılıyor. Bu suçlamalar, yabancıların AKP’ye verdiği değerin artmasına sebep oluyor. Onların nazarında sicil notları yükseliyor.
Sahte solcu Ufuk Uras’ta yabancılar nezdinde sicilini düzeltmek için AKP’ye destek veriyor. Taşeronun taşeronumu desek, kiralık işçi mi desek? Varın siz deyin.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.