İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Erdoğan’ın büyük başarısı - Hüsnü Mahalli

Mayıs 22, 2008 - AKŞAM, HÜSNÜ MAHALLİ

Hafta başında Suriye ve İsrail arasında İstanbul’da dolaylı görüşmeler başlarken Katar’ın başkenti Doha’da Lübnanlı taraflar bir araya gelerek uzlaşma olanaklarını aramaya başlamıştı. Kahire’de ise İsrailli yetkililer Mısır yöneticileri ile Hamas’ın elindeki askerin serbest bırakılması için yoğun temas içindeydi.
Dün sabah Katar Emiri Hamed Al-Sani basın toplantısı düzenleyerek Lübnanlı tarafların anlaştıklarını ilan etti. Prens Hamed önceki gece Suudi Arabistan’da toplanan Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin liderleriyle bir araya gelerek onlara Lübnan uzlaşması hakkında bilgi vermiş ve tümü ABD yandaşı olan bu ülkelerin desteğini almıştı. Doha’da Lübnan ile ilgili anlaşma açıklandıktan bir saat sonra Suriye-İsrail görüşmesi ile ilgili olarak Tel Aviv, Şam ve Ankara’dan açıklamalar geldi. Aynı sıralarda Lübnan sorunu ile ilgili en önemli taraf olan Suriye’nin Dışişleri Bakanı Valid Muallim, Doha’daki anlaşmayı kutladıklarını açıkladı. Kahire’de ise Gazze’ye yönelik İsrail ambargosunun sonlanması için İsralliller ve Hamas arasında uzlaşma sinyalleri gelmeye başlamıştı.

Tüm bu gelişmelerde Başbakan Erdoğan ve dolayısıyla Türkiye’nin dolaylı ya da dolaysız rolü var ve devam ediyor.

Ocak 2003’te dönemin Başbakanı Abdullah Gül’ün bölgesel turu ile başlayan ve 1 Mart tezkeresinin reddedilmesi ile elde edilen prestijle devam eden Ankara’nın bölgesel inisiyatifleri son iki ay içinde çok ciddi ivmeler kazanmıştı. Ekim 2007’de Suriye lideri Esad’ın ikinci kez Türkiye’ye gelişi ile Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan bölgesel barış için yeniden umutlanmıştı. Bu umut ile tekrar harekete geçen Gül-Erdoğan ikilisine bölgesel koşullar da yardımcı oldu.

ABD; Irak ve Afganistan’da çaresiz, İsrail ise Temmuz 2006 Lübnan yenilgisinden sonra bir türlü kendine gelemiyordu. ABD, İsrail ve müttefiklerinin Hizbullah’ı yok etme ve Suriye’yi İran’dan uzaklaştırma çabası ise sonuçsuz kalmıştı.

İşte böylesi bir ortamda önce Cumhurbaşkanı Sayın Gül Şubat sonunda Şam’a gitti. Sayın Cumhurbaşkanı Şam’da Esad ve Katar Emiri ile görüştü. Bir hafta sonra Sayın Gül bu kez Katar Emiri Hamed Al-Sani ile Doha’da bir araya geldi. Aynı şeyi Başbakan Erdoğan yaklaşık bir ay sonra yaptı. Doha’da bulunan İsrail Dışişleri Bakanı Livni ise Başbakan Olmert’in mesajını Erdoğan’a iletti. Mesajda Olmert ‘İsrail’in Golan’dan çekilmeye hazır olduğunu’ söylüyordu. Sayın Başbakan 25 Nisan’da Şam’a giderek Olmert’in sözlü mesajını Başkan Esad’a iletti. Erdoğan bu arada Lübnanlı taraflarla telefon görüşmelerinde bulunarak uzlaşma tavsiyesinde bulunuyor ve Hamas liderleri ile konuşarak İsrail ile diyaloğu sürdürmelerini telkin ediyordu. Tüm bu süreçte Başbakan’ın Dış Politika Danışmanı Prof. Ahmet Davutoğlu’na büyük görevler düşüyordu.

ABD Başkanı Bush ise son bölge gezisi sırasında İran’ı tekrar hedef ilan ederken herkesin Türkiye’yi örnek almasını tavsiye ediyordu.

Bush aynı zamanda Erdoğan’ın Suriye-İsrail arabuluculuğuna destek verdiğini de söyleyerek Türkiye’nin bölgesel inisiyatiflerine belki de ilk kez bu denli sıcak yaklaşıyordu. Belki de bu inisiyatifin diğer ucunda Washington, Tel Aviv ve Suriye lideri Esad ile iyi ilişkisi olan Katar Emiri bulunmaktaydı ve başta Suriye ve Hamas olmak üzere ABD karşıtları Ankara’ya güveniyordu.

Herkese göre bu fırsat kaçırılmamalıydı ve herkes bu fırsattan bazı somut sonuçların elde edilmesi için gereken çabayı göstermeliydi.

Tek sorun Olmert’in her zaman barışa karşı olduğu bilinen radikal dinci partileri ve gerginliğin sürmesinde kendi varlık nedenini gören ABD’deki Yahudi lobilerini ikna etmesidir.

Olmert’in yolsuzluklar nedeniyle görevden alınmadan ya da istifa etmek zorunda bırakılmadan bunu başarıp başaramayacağını hep birlikte yakında göreceğiz.

Çünkü herkes bölgede yeni ama çok karmaşık ve pazarlıkların iç içe olduğu bir sürecin başlamak üzere olduğunu görüyor ve bu sürecin önce kendi lehine sonra da bölgesel barış ve istikrarına hizmet etmesini istiyor.

Geride bir tek sorun kalıyor: İran

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS