Bu şehir insanı hasta ediyor…-Abdullah ÖZDOĞAN
Mayıs 21, 2008 - Genel
Sürekli şikayet ediyoruz hayattan ve şartlardan.
Ama ben bu hayata ve bu şartlara bile layık değiliz diye düşünüyorum.
Sokaklarımız pislik içinde, hayatlarımızdan mikrop akıyor.
Sürekli şikayet ediyoruz, ama elimizi kaldırmaya niyetimiz yok.
Sürekli birileri gelse de bizi kurtarsa diye bekliyoruz.
Nefret akıyor bu şehrin sokaklarında…
Köşebaşı dilenci kaynıyor, caddeler dolusu dilenci adayıyla…
İstanbul, hiç bundan daha sefil olmuş muydu ki?
İstanbul hiç bu kadar acı duymuş muydu ki?
Medeniyetin beşiği kültürün eşiği
İstanbul…
Sokaklarında alimler yürürken, şimdi zalimlere yuva olmuş İstanbul.
Gece ışıklarına kanan seni bir şey zanneder.
Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeliymiş meğer.
İnsanın insana saygısı kalmayan şehir.
Sözünde durmayanların, hayata söyleyecek bir şeyi olmayanların şehri.
Espri yapsam gülmeyen, ağladığıma üzülmeyen beton yığını.
Ve bu beton yığınları arasında bir sürü kertenkele, her biri postu bir gökdelenin çatısına sermiş.
Oynak adamların, kıvrak kadınların şehri.
Sen hep böyle miydin sahi?
Acımasızlığın vardı da vicdansızlığını ben mi fark etmedim…
Bu şehir beni yutuyor.
Sokaklarda çırpındıkça her gün biraz daha batan insan öbekleri.
Ve çırpınanların kanlarını emmeye hazır bataklık sülükleri.
Kimsenin kimseyi ve kendini bile umursamadığı şehir.
Yüz kontöre kendini satanların, ekmeği kesmeden çöpe atanların şehri.
Beni bıktırdın ya, senden bıkmayan yoktur.
‘Havasına, parasına, kızına’ güven olmayan şehirdin ya….
Şimdi beton bloklarından bile hainlik akıyor…
‘Ankara’dan dönüşün güzeldi’ya…
Şimdi insanın dönmemek için kendini Konya Ovası’na gömesi geliyor.
72 milletin vardı ya.
Tek devletinin olmaması beni deli
ediyor.
Kuşku doluyor bu şehrin sokakları her sabah güneş doğarken.
Herkes birbirini kolluyor.
İhanetin adı politika, dolandırıcılığın adı işbilirlik olmuş.
Ben sana yetişemiyorum İstanbul.
Ben seni kaldıramıyorum.
Sokaklarında yuttuğun nice ben gibi, şimdi sana veda etmek için bile elimi kaldıramıyorum.
Yazamıyorum, boğuluyorum.
Göremiyorum, toz oluyorum.
Beni de öğüttün ya, beni de öğüttün.
Hakkım çok sende ama, helal
etmiyorum.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.