İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Türk Bankacılığı “yaBAN(K)laşıyor mu?”-Ahmet EROĞLU

Mayıs 20, 2008 - AHMET EROĞLU

Ülkemizde, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, bin bir emek ve özveriyle yaratılmış kamu varlıklarımızın elden çıkarılmasına,
Üretmeyen, yaratmayan ve istihdam sağlamayan iç ve dış sermayeye peşkeş çekilmesine!
İktidara yakın eş-dosta verilmesine!
Medya patronlarına ölü fiyatına satılmasına özelleştirme deniyor.
Borç batağında IMF’nin ağına düşmüş ülkelere çıkış yolu olarak özelleştirme öneriliyor.
Dünya Ticaret Örgütü’nün patronları da açmış ağızlarını “özelleştirme maması” bekliyor.
Dünya Bankası eski baş ekonomisti Joseph Stiglitz’in küreselleştirme ve özelleştirme konularıyla ilgili yapmış olduğu özeleştiriler henüz belleklerden silinmemişken, şimdi de, yine Dünya Bankası’nın sözleşmesi yenilenmeyen baş ekonomisti Raghuram Rajan’ın eleştiri ve özeleştirilerini okuyoruz.
Rajan’ın, IMF’nin ezberini bozan ciddi eleştirileri, bu günlerin dünya ekonomi piyasasında güncel tartışma konusu.
Rajan, arkadaşlarıyla birlikte yıllardır yapmış oldukları çalışmaların sonucunda, yabancı sermaye ile büyüme arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyor:
“1970-2005 döneminde gelişmekte olan ülkelere ait veriler karşılaştırıldığında iddiaların tam tersine, doğrudan yatırımlar hariç daha az yabancı sermaye kullanan ülkelerin daha hızlı büyüdüğü ortaya çıkmıştır…”
Bunu herhangi bir ekonomist söylemiyor.
Bu güne kadar 80′den fazla ülkeye reçete yazmış,
Onların batmasına neden olmuş ve sonra da seyirci kalmış,
Dünyanın en büyük uluslararası tefeci örgütü olan IMF’nin baş ekonomisti Rajan söylüyor.
Dikkate alınması gereken uyarılar.
Ama bizimkilerin eli-ayağı mahkûm!
Devletin malını “babalar gibi satarım” diyen bir maliye bakanımız var.
Dış sermayeye göbeğinden bağımlı bir iktidarımız var.
Böyle iktidar düşman başına!
Bütün kamu sektörleri elden çıkarıldı; gitti, gidiyor.
Ulusal sermaye önlemler alınmadan yabancı sermayeye boğduruldu, boğduruluyor.
Sıra bankacılık sektörüne geldi.
Devlet bankalarını yıllarca “arpalık”, “çiftlik” gibi kullanan siyaset tüccarları bu bankaları zarar ettirdiler.
Sonra zararlarını sildiler; kara geçirdiler!
Şimdi de satıyorlar.
Ağırlıklı yabancı sermayeye…
ATO’nun yaptığı araştırmaya göre;
Bankacılık sektöründeki yabancı sermaye payı %50′leri aştı.
Vitrinde satışa hazırlanan bankalarımız var.
Ziraat Bankası, Halkbank…
Bunlara yabancı sermaye talip!
Bu bankalarımızın da yabancı sermayenin eline geçmesi halinde bankacılık sektöründeki yabancı sermaye payı %70′i bulacak.
Bizlere, “Satın! Satın! Devletin elinde ne varsa satın” diyenlere bakalım.
Onlarda ki kamu payları oldukça yüksek!
Yabancı sermaye payları ise düşük!
Çünkü onlarda yabancı sermayenin alabileceği bir üst sınır var.
Örneğin,
Bazı AB ülkelerinde ki bankacılık sektöründe yabancı sermaye paylarına bir göz atalım;
Almanya’da %5,
İtalya’da %8,
İspanya’da %10,
Hollanda’da %11,
Danimarka’da %17,
Almanya ve Fransa’da %19,
Yunanistan’da %20…
İsterseniz IMF’nin batırdığı bazı ülkelere de bir göz atalım:
Meksika’da %82,
Slovakya’da %93,
Arjantin’de %48,
Peru’da %47,
Çek Cumhuriyeti’nde %95…
Avrupa ülkeleri kendi bankalarının ulusal sermayenin elinde kalması için birçok önlem alıyor.
Biz ise, elimizden çıkması için davet ediyoruz!
Fark bu!
Sinan Aygün haksız mı?
Bir süre sonra bütün bankalarımız yaBAN(K)laşacak!…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS