Bush’un İran sevdası - Hüsnü Mahalli
Mayıs 20, 2008 - AKŞAM, HÜSNÜ MAHALLİ
İsrail’in 60. kuruluş kutlamalarına katılan Başkan Bush bu devletin sonsuza dek yaşaması için ABD desteğinin mutlak devam edeceğini söyledikten sonra Mısır ve Suudi Arabistan’ı ziyaret etti ve İran’ı bölgenin en tehlikeli ülkesi ilan etti.
Oysa İran, Şah döneminde Türkiye ile birlikte ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiği idi. Bu ittifak ilişkileri ile ABD; Türkiye ve İran’ı kullanarak Sovyetler Birliği’nin Arap ve İslam âlemine yayılmasını önlemiştir.
Çünkü Sovyetler ve komünistler ‘Allahsızdı’.
Bu dönemde Türkiye’nin dört bir yanında askeri üsler kuran ABD, İran’ın nükleer silaha sahip olması için elinden gelen her şeyi yapt. Ancak Humeyni devrimi her şeyi bozdu.
Devrimden bir yıl sonra Saddam’ı İran’a saldırtan ABD, bu planından sonuç alamayınca CIA ve Suudi destekli radikal Sünni Kaide ve Taliban’ı İran’ın kuzeydoğu komşusu Afganistan’da iktidara getirdi.
Ama bu plan da işe yaramadı.
Çünkü Kuveyt’e girerek ABD’nin bir numaralı düşmanı olan Saddam gibi Molla Ömer ve Bin Laden de ABD’ye savaş ilan etti. Bu ikili Saddam gibi oyuna getirildiklerini anlamıştı.
Mollaları ‘en tehlikeli düşman’ ilan eden ABD, İran yerine Irak ile ilgilenmeyi tercih etti. Kendisinin önce İran sonra da Kuveyt’e soktuğu Saddam’a karşı savaş ilan eden ABD 11 yıl ambargo uyguladığı Irak’ı işgal etti. Daha önce de Afganistan’ı işgal eden ABD, böylece İran’ı en önemli iki düşmandan kurtarmış oluyordu.
Bununla da yetinmeyen ABD, Irak’ta iktidarı İran’da siyasi, ideolojik ve askeri eğitim gören Şii örgütlere teslim etti.Bu da yetmedi.
ABD, Arap ülkesi olan Irak’ın geleceğini Arap ülkeleri ya da stratejik müttefiği olan Türkiye ile değil de en büyük düşman ilan ettiği İran ile görüşmeye başladı. Ama aynı ABD tüm bu süre içinde İran’ın nükleer programını bahane ederek müttefiği Batı ülkelerini İran’a karşı kışkırtmaktan geri kalmadı. Burada sonuç alamayan Başkan Bush bu kez Sünni Arap ve Müslüman ülkeleri Şii İran’a karşı birleştirmeye çalıştı. Nükleer silah ile ilgili yalan iddialarla Irak’ı işgal eden ABD her nedense aynı şeyi İran’a karşı yapmıyor, yapamıyor. ABD’nin İran ile olan görünürdeki derdi aslında İsrail’in derdidir.
Daha açık bir ifade ile İsrail karşıtı söylem ve tutumu ile Lübnan’daki Hizbullah’a verdiği destek olmasaydı ABD’nin İran ile hiçbir sorunu olmayacaktı.
Örneğin İran destekli Iraklı Şiiler ile işbirliği yapan ABD, yine İran destekli Hizbullah’a karşı savaş ilan etmiş durumda.
İsrail’in derinliklerini vurabilecek güçte olan Hizbullah füzeleri olmasaydı belki de ABD, Hizbullah ve dolayısıyla İran ve Pakistan’da olduğu gibi İran’ın nükleer programı ile ilgilenmeyecekti.
Nitekim ABD, kendine karşı savaşan Şii gruplara kendi müttefiği Sünni Arap ülkelerin verdiği desteği görmezlikten geliyor.
Çünkü bu destek Irak’ın gelecekte tümü ile Şiilerin ve dolayısıyla İran’ın kontrolüne girmesini önleyecektir.
Çünkü böyle bir olasılık Şiilerin farklı oranlarda yaşadığı petrol zengini Arap Körfez ülkelerinde ciddi sorunlar yaratacaktır.
Bu ise ABD’nin o ülkelerde ve dolayıyla bölgedeki tüm çıkarlarını tehlikeye düşürecektir. İşte tüm bunları önlemek için ABD şu anda sergilediği bildik pis oyunlarını oynuyor. Sünni-Şii çatışmasını en tehlikeli ve geniş alanlara yayan ABD zamanı geldiğinde Arap Şiileri ile Acem Şiileri’ni birbirine kırdırmanın planlarını yapıyor. Bush yine samimi değil ve yalan söylüyor. Bush ve ABD’nin İran ile bir sıkıntısı yok. Sorun İsrail ve ABD’deki Yahudi lobilerinin sorunu. Daha açık bir ifade ile Şah döneminde İran ile canciğer olan İsrail, Hizbullah’a verdiği destek ve Filistin’a sahip çıkan söylem ve tutumundan vazgeçmeleri durumunda hiç tereddütsüz Tahran’daki Mollalarla işbirliğine yanaşacaktı.
Hatta İran’ın bölgesel planlarına bile destek verebilir.Ama boşuna. İran’daki Mollalar varlık nedenleri olan ve özünde haksızlığa karşı demek olan inançlarının gereği olarak ne Filistin ne de Kudüs davasından asla vazgeçmez. Hizbullah, İsrail ve ABD saldırganlığı devam ettiği sürece asla Irak’taki Şiiler gibi ABD müttefiği olmaz.
Olmadığı sürece de ABD lafta da olsa hep İran’ı hedef göstererek herkesi oyalayacak.
İsrail ise bildik politikalarını sürdürecek.
Ah bir de şu Hamas ve Hizbullah olmasaydı…


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.