‘İstiklal Yolu’nun Evleri - Oktay Ekinci
Mayıs 18, 2008 - OKTAY EKİNCİ
Tam 89 yıl önce ‘bugün’ yine bir “pazar”dı…
Karadeniz’in hırçın sularında dalgalarla boğuşup kayalıklardan kaçarak Samsun’a doğru yol alan “Bandırma” vapurunun pusulası bile “kırık”tı…
Ne var ki kendilerini Hakkı Bey’in (Durusu) hünerli kaptanlığına emanet eden yolcuların pusulaları ise öylesine doğruydu ki.. aradan bir yıl bile geçmeden TBMM’yi kuracak; aynı sürede yoktan bir “ulusal ordu” yaratacak; 4 yıl sonra da işgalci emperyalistleri ülkeden kovmuş olarak bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni ilan edeceklerdi.
Bandırma vapuru ertesi sabah, yani 19 Mayıs 1919 Pazartesi şafağında, Samsun’un Dil İskelesi’ne yanaştı. Yolcularından Osmanlı’nın 9. Ordu müfettişi Mustafa Kemal, yıllar sonra o günü “Nutuk”ta şöyle özetleyecekti: “Bağımsızlık ve Devrim kavgasının ilanı…”
Yarın, işte bu “efsanevi başlangıcın bayramı”dır…
Kastamonu’dalar
Yine yarın, kendini kültür zenginliğimize adamış sevgili Perihan Balcı’nın kurucusu olduğu Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği (TEKD) üyeleri de aynı efsanevi başlangıcın “destan”laşan kahramanlıklarıyla buluşacaklar.
İşgal altındaki İstanbul’dan teknelerle kaçırılan yardım malzemesi, silah ve cephanelerin yanı sıra, Anadolu’daki ulusal güçlere katılanların da cepheye ulaşmak üzere karaya çıktıkları İnebolu’dan başlayan “İstiklal Yolu”muzu kucaklayacaklar…
Çünkü derneğin 25 yıldır farklı kentlerimizde gerçekleştirdiği “Türk Evleri Haftası” bu kez Kastamonu’da düzenleniyor. Av. Hüseyin Özbek, sevdalısı olduğu ilinin ulusal bağımsızlığımıza en alçakgönüllü armağanı olan “İstiklal Yolu destanı”nı bakın nasıl özetliyor:
“1919-22 arasında İnebolu’dan Ankara’yı hedefleyen zorlu yolculuk Küre Dağları, Ilgaz, Çankırı üzerinden kesintisiz devam etti.(…) Kastamonu insanı, ihanetin çukurunda debelenen mütareke münevverlerini ardında bırakıp Anadolu’ya yönelen vatanseverlerin kundaktaki bebeklerinden daha fazla özen gösterdikleri silahları, mühimmatı, Mehmetler doyuracak aşı, erzakı, Ankara’ya bir tamam, eksiksiz ulaştırmayı namus borcu bildi…” (KAS-DER dergisi Mayıs 2007)
Kastamonu’daki eski evler ve eski konaklar, sadece sivil mimarlık tarihimizin değil, işte bu kahramanlığa ev sahipliği yapan, omuz veren ve yol gösteren nice Kastamonulunun anılarını da bugünlere taşıyor…
Yurtsever kültür
Kanal B’de bu gece 23.00’ten itibaren izleyeceğiniz İmar Dosyası da işte böylesi bir yurtsever kültürün sivil mimari değerlerini ele alıyor. “Tarihi evlerin tek tek korunmasıyla yetinilmeyip, eski kent dokusuyla birlikte yaşatılmaları”nın önemine dikkat çekiyor.
Çünkü tek tek korunan eski evlerin apartmanlar arasında sıkışıp kalmaları, kente “kültürel katkı”larını da zayıflatıyor. Dahası, eskiyi yıkıp apartman dikmek büyük para kazandırdığından, “tarihi koruyanın mağdur”, korumayanın ise “zengin” olduğu adaletsiz ve çıkarcı bir imar düzeni yaratıyor…
İmar Dosyası, 70’e yakın konağın restore edildiği Kastamonu’da bile yaşanan bu sorunu tartışmaya açarken, Belediye Başkanı Turhan Topçuoğlu ile ilin yeni Valisi Nurullah Çakır’a şu çağrıyı yapıyor:
“İstiklal Yolu’nun yerleşmelerini, ‘kültürel yabancılaşma’nın ‘kenti tahrip eden rant yapılaşması’na karşı koruyunuz; ‘betonlaşmanın imar planları’nı değiştiriniz!”
Peki bu nasıl olacak?
Yanıtı bu geceki İmar Dosyası’nda…
Çekimleri TEKD’nin restore ettiği, İstanbul-Ahırkapı’daki “Hammamizade Dede Efendi Evi”nde yapılan programın konukları; dernek başkanı Prof. Dr. Cengiz Eruzun ile Kastamonu’yla ilgili mimari çalışmalar yapan Doç. Dr. Kutgün Eyüpgiller ve tarihçimiz Necdet Sakaoğlu…
Oktay Ekinci
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.