İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Uygun Bir Sol Aranıyor - Ergin Yıldızoğlu

Mayıs 14, 2008 - ERGİN YILDIZOĞLU

1980’lerle gelen neoliberal, küreselleşmeci restorasyon, ekonomik, siyasi, kültürel, ekolojik kriz eğilimlerinin basıncı altında çözülüyor. Çözülme, Türkiyede de restorasyonun siyasi partilerini zayıflatıyor, rejimin geleceğine ilişkin endişe yaratıyor. Bu koşullarda Orhan Bursalının işaret ettiği gibi, Bazısağcı yazarlarda sola özlem depreşiyor arada sırada. Türkiye’de güçlü bir solun eksikliğinden yakınıyorlar. Çünkü nöbet değişimine ya da en azından yükselmeye başlayan muhalefeti etkisizleştirmeye uygun bir sol aranıyor.

Kafeinsiz kahve gibi bir şey

Restorasyonun en büyük başarısı, kapitalizmin sonsuza kadar yaşayacak bir sistem olduğuna ilişkin ütopya üzerinde toplumda bir mutabakat yaratmayı başarmış olmasıydı. Ekonomik siyasi kriz derinleşirken, ne olursa olsun bu mutabakatı korumak, kapitalizmin bu ütopyaya uymayan etkilerini mümkün olduğunca gizlemek ya da yumuşatmak gerekiyor. Bu nedenle aranan uygun solunkendini kapitalizmin ufkuyla sınırlaması şart.

Ama bu da yeterli değil, çünkü kriz derinleşirken merkez ülkelerde -özellikle ABD başta olmak üzere- klasik emperyalist politikalar yeniden gündeme geliyor, doğal kaynaklar, enerji havzaları ve yolları üzerinde büyük güçler arası rekabet sertleşiyor, silahlanma yarışı hızlanıyor. Bu yüzden, ülkelerin ekonomik coğrafyalarının her şeye rağmen büyük güçlere açık tutulabilmesi için Oral Çalışların Aksiyon dergisiyle yaptığı söyleşide dile getirdiği,Bugünün Türkiyesinde küreselleşmeyle birlikte eski bağımsızlık anlayışı bitti. Yerine karşılıklı bağımlılık dünyası oluştu. Devletler, uluslar o kadar iç içe geçti ki ekonomi, siyaset, kültür Bütün bunların, yabancı düşmanlığı olarak süren antiemperyalizmin içe kapanmacı bir milliyetçilik yaratmaya başladığını görüyoruz anlatısını, yaşamın gerçekleri karşısında her gün yeniden savunmak gerekiyor.

Özetle bu solun kapitalizme karşı olmaması, emperyalizm sözcüğünü ağzına almaması, hele asla ihtilalci olmaması gerekiyor.

Yapıya sadakat esas

Bu uygun solun, geçmişini, geleneğini yadsıması, dünya tarihsel sadakatlerini terk etmesi, kendini tümüyle yapıya teslim etmesi, bu anlamda öznelerden değil bireylerden oluşması, sınıf, vatandaşlık gibi soyut evrenselliğe ilişkin aidiyetlere sırt çevirmiş olması gerekiyor.

Uygun soldan istenen bu özelliği, Hasan Cemal, geçenlerde bir yazısında çok iyi ifade etti; yeni solun rüyadan uyanmış olması gerekiyor. Gerçekteyse, bu uygun solun Matrix filminde rüyadan uyandıktan sonra gerçeğin çölüne dayanamayan Cypher gibi Matrixe geri dönmeye can atan bireylerden oluşması gerekiyor.

Bu nedenlerle bu solun genelde, Spartaküsten bu yana ezilenlerin özgürlük rüyasına, bu rüyayı yaşama geçirmeyi denediği, olaylara”, örneğin, “1968”e, Türkiyede 1970lere, hatta 1923 Cumhuriyet olayınınahlakına asla sadakat taşımaması gerekiyor. Sınıf, proletarya filan gibi kavramlara ise bu solun sözlüğünde asla yer yok. Çünkü dünyada en hızla büyüyen sınıf işçi sınıfı ve geçen aylarda gıda ayaklanmalarının gösterdiği gibi, sokaklara dökülen yoksul proletarya ve ekolojik, demokratik, kadın hakları sorunları söz konusu olduğunda hemen örgütlenerek başı çekebilen, bilişim sektörü çalışanları siyasi gündemi belirlemeye hazırlanıyor. Bu nedenle bu solun, sanayi işçi sınıfının artık ekonomik anlamının kalmadığını, bilişim sektöründeki yeni şekillenmenin de orta sınıf olduğunu iddia etmesi gerekiyor.

Gelenek ve yenilenme

Tüm bunlar, aslında bize, gerçek bir sol akımın ve partilerinin oluşmasının ne kadar yaşamsal bir önem kazanmaya başladığını gösteriyor. Çünkü restorasyon çözülürken, bu yıl 1968in büyük bir coşkuyla anılmasının da gösterdiği gibi uzun bir durgunluk ve gericilik dönemine son vermenin koşulları da oluşuyor.

Gerçek bir solu yeniden yaratmak için öncelikle iki önemli adımın atılması gerekli. Birincisi sol geleneğine sahip çıkmalı, tarih içindeki özgün yerinin bilincine yeniden varmalı, felsefi-siyasi sürekliliği yeniden kurmalıdır. İkincisi, sol yeni bir dönemin başında olduğunun ayırdında olmalıdır. Bugün dünya bir önceki devrimci dalganın dünyasından, egemen sermaye birikim rejimi ve krizi, teknolojik özellikleri, örgütsel-kurumsal yapıları, egemen ideolojinin yeniden üretim biçimleri, çeşitli sınıfların bireylerinin tüm bunlarla belirlenen duyarlılıkları açısından farklıdır. Bu nedenlerle yeni gerçek sol, teorik tezleri, iletişim yöntemleri, örgütlenme biçimleri, toplumsal projeleri açısından bir önceki dönemin geleneğine sahip çıkmakla birlikte onu aşmayı başarmalıdır.

erginy@tr.net

http://erginyildizoglu.blogspot.com

Ergin Yıldızoğlu

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS