KANALTÜRK MÜ SATILDI, YOKSA TUNCAY ÖZKAN MI? -Ali Rıza ÖZKAN
Mayıs 13, 2008 - Genel
Biraz önce, aşağıdaki iletiyi aldım:
“Kanaltürk’ün satışının ardından “Bizkaçkişiyiz” platformunun sitesinde bir açıklama yayınlandı. Bizkackisiyiz sivil toplum platformunun Kanaltürk tv ile resmi hiçbir bağlantısı yoktur.Platformun yayın organı, buluşma noktası olan www.bizkackisiyiz.com İnternet sitesi ve 1202 bilgi paylaşım hattı Penna şirketi üzerinden hizmet vermektedir.”
Şimdi bu ne demek oluyor? Tuncay Özkan, toplumun bilgilendirilmesi ve aydınlatılma için en önemli araçlardan birisi olan, elindeki KanalTürk’ü satıyor. Üstelik, TV kanalını sattığı kişi Fethullahçı olarak bilinen, Erdoğan’ın kayırdığı işadamları listesinden bir kişi:Hamdi Akın İpek!
Öte yandan, “Bizkackisiyiz” platformu devam edecekmiş! Nasıl olacak bu?! Siz elinizdeki en önemli medya aracını satacaksınız, sonra da yolunuza devam edeceksiniz. Evet, yolunuza devam edebilirsiniz, ancak, bu yolun toplumun çoğunluğunun yolu ile, yani, cumhuriyetin korunması ve kollanması yolu ile aynı yol alacağı konusunda artık, ciddi kuşkularımız var!
Tuncay Özkan, Vatan gazetesinden Mustafa Mutlu ile görüşmüş ve ona, 24 milyon YTL borçları olduğunu, “Unakıtan’ın sıkı denetimleri nedeniyle” reklam alamaz olduklarını, maddi olarak bitme noktasına geldiklerini anlatmış. Bence, tümü palavra! Kanaltürk’ü yakından tanıyanlar, çalışanların sıklıkla ve uzun sürelerle maaşlarını alamadıklarını bilirler. Ama, orada çalışanların büyük çoğunluğu, bir misyona hizmet ettiklerini düşünerek, bu sıkıntılara göğüs geren kişilerdir. Bütün bunlara karşın, Tuncay Özkan’ın, satışın gerekçesi olarak, Unakıtan tarafından yöneltilen vergi denetimleri kamuflajlı baskıları göstermesi hiç kimseyi ikna edemez! İşin içinde başka bir iş olduğu, satışın gerekçesinin Tuncay Özkan’ın açıkladığından daha farklı olduğuna, neredeyse tüm toplum inanmış durumda!
Peki, o zaman bu satışın gerekçesi ne olabilir? Olguları yanyana koyalım:
TMSF üzerinden hükümet denetimi sağlanan medya organlarının, gene hükümet yanlısı işadamlarına pazarlanması projelendirildiği medya organlarında dile getirilirken, kimi gazetelerde de, bazı durumlarda bizzat Tayyip Erdoğan’ın devreye girerek, rakip medya sahiplerinin ihalelere katılmasının engellendiğini iddia edildi. Ardından, Ergenekon adı altında bir proje ile, ne kadar cepheden muhalefet yapan kişi ve kurum var ise, hepsine toplu bir saldırıya girişildi. Yayın organları üzerinden hedef göstermeler, iftira ile yalan haber yapmalar tam gaz gidiyordu. “Cadı Avı” başlamıştı!
Ergun Poyraz gibi bir yazar, hakkında herhangi bir iddianame dahi hazırlanmaksızın, tüm hukuk kuralları ayaklar altına alınarak, aylarca tutuklu olarak cezaevi duvarları arkasına hapsediliyordu. Cumhuriyet gazetesinin başyazarı İlhan Selçuk bir gece ansızın evine gelen polisler marifetiyle, sanki kaçak avlar gibi bir operasyonla tutuklanıyordu. Kamuoyuna büyük bir tantanayla “Ergenekon’un Sonu Geldi” mesajı veriliyordu. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek aynı yöntemle tutuklanıyordu. Aydınlık dergisinin yöneticileri aynı yöntemle tutuklanıyordu. Ulusal Kanal yöneticileri aynı yöntemle tutuklanıyordu. Taraf, Zaman, Yeni Şafak, Vakit, Star, Bugün gibi doğrudan hükümet denetiminde olan medya organları ve onların TV uzantıları aracılığı ile bir “Cadı Avı” başlatılıyordu. Medyada hergan yeni tutuklananın kim olacağına dair isimler uçuşuyordu. Tüm AKP muhalefeti, biranda “Ergenekon” mensubu olabiliyordu!
Peki, aynı anda Tuncay ne yapıyordu? Bilmiyorduk.
Ama, şimdi ne yaptığını biliyoruz!
Tuncay, Kanaltürk’ü, Koza-İpek grubuna satıyordu. Yani, iş çevrelerinde Fethullahçı olarak bilinen bir aile şirketine satıyordu! Yani, iktidarla yakın ilişkileri nedeniyle, kendisine Bugün gazetesini almasının “tavsiye edildiğini” bizzat kendisi ifade eden Hamdi Akın İpek’e satıyordu. Yani, Tuncay elindeki televizyon kanalını iktidara satıyordu!
Ne karşılığında? Bunu bilemeyiz. Açıklanan, 25 milyon YTL olarak ifade edilen bir rakam var. Peki, Türkiye’nin geleceği 25 milyon eder mi? Soruyu anlamlı kılmak için, olayın üstüne gitmemiz gerek: Tuncay’ın geleceği 25 milyon eder mi? Amerikalılar, “herkes satılıktır, sadece fiyatı farklıdır” derken, haklı mı çıktılar, Tuncay?
Kuşkusuz, Türkiye’nin geleceği, Kanaltürk’ün satışına ve o kanala biçilen 25 milyon YTL’lik değere bağlı değildir. Ancak, cumhuriyetin savunulmasının ne kadar zorlu, kararlılık isteyen, fedekarlık isteyen ve herşeyden önce, halkla bütünleşmek isteyen bir görev olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Kişiler üzerine kurulmak istenen oluşumların ne kadar içi boş ve kof olabileceğini bizlere bir kez daha görme fırsatı verdiği için, aslında Tuncay Özkan’a teşekkür dahi edebiliriz!
“Benim naçiz vücudum, elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” derken, bedenimizin, o büyük ulusal geleceğin yaratılması yolunda sadece bir araç olduğunu anlatmak isteriz! Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanımlarının garantisi, bu konuda topluca, tüm millet olarak gestereceğimiz hassasiyet ve kararlılıktır. Türkiye Cumhuriyeti’ni payidar kılacak irade, milletin şeriatla değil, demokrasi ile, padişahlıkla değil cumhuriyetle yaşama iradesidir. Etrafımıza örülmeye çalışılan diktatörlük kozasını parçalayıp atacak olan da bu iradedir.
Tuncay Özkan’ın bundan böyle, siyaseten herhangi bir iddia taşıyabileceğine inanmıyorum. Bir müddet daha, “bizkackisiyiz.com” olarak, zaman geçirdikten sonra, herhangi bir medya grubunda tekrar gazetecilik işine dönebilir. Tabii, elindeki “birikim”le başka bir projesi yoksa!
Ancak, buradan toplumun tüm kesimlerinin kendisine bir ders çıkarması gerektiğini vurgulamak gerekiyor. Siyaset, siyasi oluşumların işidir. Bunu, başka bir alana taşırdığınız anda, bu kendi ekonomik getirisini (rant) yaratır. Bundan faydalanmak isteyenler mutlaka çıkacaktır. Eşyanın doğası gereği, böyle olacaktır. O nedenle, cumhuriyetimizin kazanımlarının siyasi platformda savunulması ve korunması görevini yalnızca, evet yalnızca bir siyasi partiden beklemeliyiz.
Karadenizlinin dediği gibi: Ha pu da baa ders olsun!
Ali Rıza Özkan


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.