“Biz kaç kişiyiz?” ve bir senaryo-Aytun Çıray
Mayıs 13, 2008 - Genel
ATV,Kanal 7,
STV,
Kanal 24,
TRGRT
Yeni Şafak,
Zaman,
Bugün,
Star Gazetesi,
Sabah,
Takvim,
Yeni Asır…
Aklıma ilk gelen iktidara yakın veya yakın olduğu söylenen medya organları bunlar.
Yerelleri de cabası!
***
Son olarak Kanaltürk de iktidara yakın olduğu bilinen bir grup tarafından satın alınınca…
“Ürkmedim” dersem yalan olur.
Demokratik bir ülkede…
Seçilmiş bir iktidar…
Neden bu kadar büyük bir medya gücünü kontrol etmek ister acaba?
***
Buradan yola çıkarak gelin bir mantık yürütelim:
AK Parti’ye kapatma davası açıldı.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan için siyasi yasak da istendi.
AK Parti savunmasına adeta kapatılmak için ne gerekirse yazdı.
Savunma değil, suçlamaydı yapılan.
Soranlara ise “Tarihe not düşüyoruz” denildi.
Sonra bir akşam Başbakan, Soros’un Türkiye temsilcisi ve TESEV’in başkanı Can Paker’in evinde, yukarıdaki adı geçen medyayı yönlendiren gazetecilerle bir yemek yedi.
Dikkat! O yemekte Başbakan şöyle dedi:
“Gerekirse bir sivil toplum örgütünün başına geçer, ülkeyi dolaşırım.”
***
Yaniii!
Onun yüzünden bozulan ülkenin ekonomik şartları, o gittikten sonra fark edilmiş olacak…
Partisi kapatılmış, siyasi yasaklı olmuş mazlum biri…
Artı; bunları güçlü bir şekilde vurgulayacak ve geniş halk kitlelerini etkileyerek hareketlendirebilecek güçlü bir basın.
Artı; Can Paker’in temsil ettiği güçler…
Bendeniz gariban da ilk anda bu işi çözemeyip, “Başbakan’ın ne işi olur Soros vakfından para aldığını açıklamış olan Paker’le!” diye yazmıştım.
***
Tuncay Özkan’a gelince…
Doğrusu bu büyük kırılmayı Özkan kamuoyuna nasıl açıklayacak merak ediyorum.
“Biz kaç kişiyiz birbirimizi biliriz” mi diyecek?


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.