İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Yargıya hükümet darbesi - Rıza Zelyut

Mayıs 12, 2008 - RIZA ZELYUT

Geçen gün, ‘Adalet isteyen adil olmalı’ diye yazmıştım.
Bununla da AKP kurmaylarını kastediyordum.
Görüyorum ki başta Başbakan Erdoğan olmak üzere, AKP kurmayları; adalet istemek peşinde değiller. Temel amaçları; adaleti kıstırmak, bastırmak, susturmak ve sonunda da hükümetin emrine almaktır.
Bunu yapmak için de AKP’nin millet iradesini temsil ettiğini; bu iradeye kimsenin dokunamayacağını söylemeye çalışıyorlar. Halbuki hiçbir siyasi parti, tek başına milli iradeyi temsil edemez. Böyle bir irade, diktatörlüğün siyaset kılıfına sokulmuş halinden başka şey değildir.
MİLLİ İRADE HALK MI AB Mİ?
Avrupalılar’ın AKP’yi özel olarak korumaya almaları boşuna değil. Çünkü bu parti; milletten oy aldığı halde; hesabını millete değil Avrupa Birliği yöneticilerine vermeyi bir kural haline getirmiştir. Örneğin; Anayasa’yı değiştirmek veya yeni bir anayasa yapmak istediklerinde; bunun taslağını milletimize değil AB’cilere veriyorlar. Ve milletin değil de AB’nin beğenip beğenmediğine bakıyorlar.
Şimdi de yüksek yargıyı ele geçirmek için bir taslak hazırlamışlar. Adalet Bakanı Şahin; bu taslağı; oy aldığı millete değil de Avrupa Birliği’nin genişlemeden sorumlu üyesi Rehn’e veriyor ve onun beğenip beğenmediğini soruyor.
Şimdi, ikide bir milli iradeden söz eden bu ekibe ve onun gözü kapalı destekçilerine soruyorum: Siz milli irade derken; Avrupalılar’ın önünde secdeye varmayı mı söylüyordunuz? Oyunu aldığınız şu halkın, elin sömürgecisi kadar bir değeri yok mudur?
Ey AKP’liler; size oyu Türk halkı mı verdi yoksa Olly Rehn mi?

ADALETİ ÇÖKERTMEK
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya, AKP hakkında kapatma davası açtığında; ‘Bu bir yargı darbesidir!’ diye yeri göğü inletenler; şimdi karşı darbe için harekete geçtiler. AKP kurmayları; Yargıtay’ı, Danıştay’ı hatta Anayasa Mahkemesi’ni hükümetin emrine sokacak düzenlemeler peşindeler. Hatırlayınız: Hakim ve savcı alımlarında ‘Sözlü sınav’ şartı getirdiler. Sözlü sınavı da Adalet Bakanlığı’nın yapmasını karara bağladılar. Böylece; işe alınacak hakim ve savcıların hükümetin adamı olması sağlanacak. Eğer bir sınav yapılacaktı ise; bunun tarafsız ve hukuki bir kurul olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yapılması daha doğru olmaz mıydı?
Ama hayır! AKP için hukuk değil, kendi iktidarlarını ayakta tutacak dayatmalar önemlidir. Aynı zihniyet şimdi yüksek yargıyı etkisiz kılacak yasa düzenlemelerine gidiyorlar. Bunun için de Avrupa Birliği’nden gelen emirlere göre hareket ediyorlar.

ÖNCEDEN SÖYLEMİŞTİM
Bunların niyeti bellidir: Siyasi darbe yaparak Türkiye’de AKP diktatörlüğü kurmaktır. 2007 genel seçimleri öncesinde Anayasa yapmak niyetiyle ortaya çıktıklarında, ‘Hükümet siyasi darbe peşinde!’ diye yazmıştım. Çünkü; Anayasa değişikliği diyerek Türkiye’yi sömürgecilerin emrine sokacak biçimde bir din devletine dönüştürme projesi gündeme getirilmişti.
Bugün geldiğimiz noktada; bu zihniyet adaleti etkisizleştirmek ve böylece Türkiye’de korkuya, gericileştirmeye, rüşvete dayalı bir psikolojik ortam yaratmak peşindedir.
Buradan varılacak nokta da Avrupa ve Amerika’nın güdümünde sürekli AKP iktidarıdır. Bu iktidarı Avrupalılar’ın desteklemesinin sebebi asla ve asla demokrasi değildir. Tıpkı 1920′lerde Damat Ferit Paşa hükümetlerine İngilizlerin verdiği desteğin benzeri ile karşı karşıyayız.
Yasa değişikliklerini bile millete değil de Avrupalıya beğendirmeye çabalayan, oradan gelen her isteğe bir askeri emirmiş gibi uyan bu iktidar, Türkiye için bir şanssızlıktır.
Bu iktidara destek verenlerin büyük işadamları olduğunu ve bunların da artık ithalatçılıkla para kazanmaya başladığını hatırlarsanız; kuşatmanın diğer boyutunu anlarsınız.
Gayri milli sermaye, sömürgecilerle el ele vererek Türkiye’de siyasi darbe peşindedir. Buna engel olmak da ortalama Türk vatandaşının birinci görevidir.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS