AKP’nin Gitmesi Yeter mi? AB-D Kalacak mı?-Bülent Esinoğlu
Mayıs 09, 2008 - BÜLENT ESİNOĞLU
Öyle görünüyor ki, AKP için kapatma davası büyük olasılıkla kapatma ile sonuçlanacak. Şimdi konuşulan; AKP’den arta kalanlar ile diğer partilerin nasıl bir ortaklık içinde olacağındır.
Türkiye’nin egemen güçleri, Devletimizi AB’nin içinde eritmeye, böylece ABD ve AB’ye bağımlılığının sürmesine karar vermişler.
Amerika ve Avrupa’nın Türkiye üzerinde ki tasallutu bu şekilde kalırsa, AKP’nin gitmesi bağımlılık sorunlarını çözmeyecektir.
Dünya Bankası, İMF, NATO, OECD ve buna benzer Batı kurumları Türkiye’nin içindeki varlıklarını sürdürecekse, bizde şu hükümet gitmiş, öteki hükümet gelmiş halk için değişen bir durum olmayacaktır.
Biraz daha açık söylersem.
Gümrük birliğine bağımlı olmaya ve her türlü ticari kararlarımız Avrupa Parlamentosundan alınmaya devam edilecek mi?
Batının yöneticileri ve sözcüleri, AB üyesi olmadığımız halde her türlü işimize ve mahkeme kararlarımıza karışmaya devam edecekler mi?
Güneydoğudan başlayan parçalanma süreci devam edecek mi? Yeni hükümette PKK sorununu Amerika ile beraber çözerim diyecek mi?
Ordu PKK ile mücadele ederken, Irak’ın kuzeyindeki oluşumla yeni kurulacak hükümette ilişkileri sürdürecek mi?
Sıcak para ile yapılan soygun devam edecek mi?
Özelleştirme talanı devam edecek mi?
Bu sorduğum sorularını cevabı evet ise, gene tuzağa düştük demektir.
Adı irtica olmayan, laik olan ama AKP’nin teslim olduğu tüm konularda bu yeni yönetim de teslim olacaksa bu oyunu oynamanın bize ne yararı olacak?
Yanlış anlaşılmasın. AKP gitmesin demiyorum.
Biraz daha açayım. CHP, MHP ve AKP’den arta kalanlar ile kurulacak hükümetin programında AB’ye tam üyelik olacak mı?
Çünkü CHP, MHP ve AKP’nin parti programlarında AB üyeliği ana amaçlardan biridir. Ve hala orada yazılı duruyor.
CHP’nin AB’ye muhalefetine rağmen parti programlarında bu yönde yapılmış bir değişiklik yoktur. Keza özelleştirmeler içinde durum budur.
Korkum şudur. Teslimiyetçi Siyasi İslam gidecek, yerine teslimiyetçi laikler gelecek ise değişen sadece etkinleşen irticai baskı azalacak diğer hususlar aynen kalacaktır.
Türkiye emperyalizm ile hesaplaşmadan varabileceği hiçbir yer yoktur. Üreten, bağımsız bir Türkiye kendi iç dinamiklerine güvenerek sorunlarını çözer. Yabancı devletler gelip bizim sorunlarımızı çözmez. M.Kemal’in döneminde olduğu gibi


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.