Yerli Kafa, Yabancı Kafa - Cüneyt Arcayürek
Mayıs 08, 2008 - CÜNEYT ARCAYÜREK
İktidardakilerin laik rejim anlayışına Avrupa Birliği olanca ağırlığıyla destek veriyor.
Genişlemeden Sorumlu Komiser Olli Rehn , göreve başladığı günlerdeki sevecen, dost ve Türkiye’nin koşullarını anlayan maskesinden sıyrıldı.
Müstemleke valisi kimliğindeki Joost Lagendijk adındaki adamdan farkı, dayatmaları daha yumuşak bir üslup içinde söylemesi.
Ona kalırsa türban konusunda atılan adımlara olanak sağlayan yasalar daha da ağırlaştırılmalı. Ağırlaştırılmalı, zira Avrupa ülkeleri arasında türban konusunda en katı ve kısıtlayıcı yasalar Türkiye’de.
Laikler ve karşı laikler ayrışmasından şikâyetçi iken Olli Rehn, laikleri de aşırı laikler-liberal laikler diye ikiye bölüyor.
Ad vermiyor, ama örneğin AKP iktidarını “Müslüman demokratlar” , laik rejime ihanete karşı çıkanları “aşırı laikler” diye tanımlıyor.
Başörtüsü ile türban arasındaki tezadın farkında değil. Okuduğu kimi araştırmalara göre başörtüsü kullananların sayısı azalıyormuş. Avrupa kaynaklı teselli!
AB her aşamada dayatmacı, müdahaleci tavrını daha ileriye götürme hazırlığının işaretlerini de vermekten kaçınmıyor: “Türkiye iç siyasetine daha fazla girmeye hazır değilim!” diyor.
Bu kapalı ifadeler, bir bakıma yakında “katı buldukları türban yasalarını daha yumuşatacak, taraf oldukları Müslüman demokratlar cephesini (AKP’yi) güçlendirecek girişimlere hazırlandıklarını” gösteriyor.
***
1 Mayıs olaylarında emekçileri, işçileri -RTE’nin dediği gibi- “illegal örgütler, istismarcılar, felaket tellalları” ile aynı kefeye koyan polisin orantısız güç kullanmasını yeterince eleştirmiyor, sadece üzüntü duyduklarını söylemekle yetiniyor AB Komiseri Olli Rehn.
Üstünkörü ifadelerle soruşturma açılmasını öneriyor.
Oysa kim yapacak soruşturmayı? RTE açıkladı. bakanlıklarda kurulan iki komisyon, 1 Mayıs olaylarını incelemeye almış.
Rehn’in isteğine hükümetin verdiği, vereceği yanıt bu. Öyle komisyonlar ki, hem savcı hem de hâkim..
“Bazı istenmeyen olaylardan ” söz eden, ama -RTE gibi- devletin savunma hakkını kullandığı sonucuna varması olası göz boyayan komisyonlar…
***
Olli Rehn’in temsil ettiği zihniyet, laiklik karmaşasının AKP kafasıyla gayet basit yollardan çözümlenebileceğini sanıyor.
Komiser, “laikliği korumak amacıyla vatandaşlardan gelecek şikâyetleri” kurulacak bir ombudsmanlık kurumu ile çözümlemeyi öneriyor.
Türkiye’deki laiklik karşıtı hareketleri irdelememeye özen gösteren, hatta bu ülkede “Müslümanlığın mı demokrasinin mi yaşayacağı” kuşkusunu yaşayan AB’nin yeni dayatması ombudsmanlık kurumu…
Taraf olmayan akil adamları nasıl bulacağız? Laikliği savunanları dışlayan bir ortamdan geçiyor Türkiye… Türkiye’nin kendine özgü koşullarına burun kıvıran, AB’den fazla AB’li olanların, iktidar yalakalarının, etkisiz muhalefetin kol gezdiği ve “muteber” gazetecilerin, siyasetçilerin, sivil toplum örgütlerinin, hatta işçi konfederasyonunun var olduğu bir ülke burası.
Laikliğin altını oyan yerli gerici kafalar yetmiyormuş gibi, karşımıza bu kafayı destekleyen yabancı bir kafa, Olli Rehn çıkıyor.
Savaşım daha bir renkleniyor. Anlam kazanıyor.
Cüneyt Arcayürek
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.