Yeni “Yüksek Komiserler” Zamanı- Tarih 1 Mart 1919 Belgesi- Lagendijk, MHP ve CHP… - Taylan Sorgun
Mayıs 07, 2008 - TAYLAN SORGUN
Ne hale getirilmiştir. Türkiye? Brüksel “Yüksek Komiserleri” ağızlarına geleni söylemektedirler. Artık iş o hale gelmiştir ki, siyasi partilerin siyasetlerine karışmayı da geçmiş, şimdi kendilerini “Mütareke Dönemi Yüksek Komiseri” gibi görerek “şu parti şöyle siyaset yapmalı, bu partinin siyaseti de şöyle olmalı” bile demeye başlamışlardır. Türkiye’ye karşı yani, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı ağır ifadeler kullanmaktadırlar, ama nerededir. “Dışişleri Bakanlığı” Dışişleri Bakanlığı’nın suskunluğuna karşı da “Oradamısınız? diye sormak gerekmektedir. 1- “GETİRİN TÜZÜĞÜNÜZÜ”…
CHP’nin siyasetini CHP kendisi tayin eder. Ama, Joost Lagendijk, eğer CHP’nin “Azınlık hakları, Vakıflar Kanunu ile ayrılıkçı Kürtçü siyaset karşısında aldığı vaziyete de”kendi aklınca yön vermeye kalkışıyorsa o zaman “…Söz bize de düşmektedir. Çünkü, Lagendijk’in sözünü ettiği kanunlar ve o yollardaki talepler sadece CHP’yi değil bizim de meselemizdir. Türkiye’nin meselesidir. Lagendijk ya da AB’li “Yüksek Komiserler” kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi siyaset peşinde olmayan siyasi partilere neredeyse “Getirin bakalım şu tüzüklerinizi” demeye doğru gitmektedirler.
2- SIRADA MHP DE VAR…
Ne demektedir Lagendijk? Şöyle demektedir: “…CHP ve MHP Türkiye’nin AB’ye girmesini istemektedirler, ama bu konuda birşey yapmamaktadırlar…” Avrupa Birliği konusunda MHP ve CHP’nin ne yapacağına tabii ki o siyasi partilerin kendileri karar verirler. CHP ve MHP adına Lagendijk’e cevap vermek de bana düşmez. Ama, bir Avrupa Birliği yetkilisi kendisini “…Mütareke Dönemi Yüksek Komiserleri…” gibi görmeye başlamış ise “söz hakkımız sonsuza kadar” vardır.
3- TARİH: 1 MART 1919…
Mustafa Kemal Paşa Anadolu’da Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’ni başlatmıştı. Mondros Müterakesi Teslimiyet anlaşması imzalandığı vakit Sadrazam Ahmet İzzet Paşa idi. Ama namuslu bir adam olan Ahmet İzzet Paşa da Mütareke’nin getirdiklerine dayanamamış ve bir ay sonra istifa etmişti. Yerine işbirlikçi sadrazam Damat Ferit getirilmişti. Daha sonra Milli Mücadele ve Anadolu ihtilali’ne karşı “Bozkır ayaklanmasını” çıkartarak Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali ordularını arkadan vuran işbirlikçi, “Zeynelabidin Hocaefendi” de Damat Ferit’in yanındaydı. Hatta Saray’a da yakındı. Damat Ferit’in sadrazamlığı da önemli rol oynamıştı.
4- “KOMİSERLER KIZARLAR”…
Damat Ferit bir dizi tevkifat yaptırmış, sonra da istifa etmişti. Yerine Tevfik Paşa kabinesi (hükümeti) kurulmuştu. Ama Tevfik Paşa ile bazı anlaşmazlıklar çıkmış, Hürriyet ve İttilaf Fırkası mensupları Damat Ferit’in yeniden sadrazam olmasını istemişlerdi. İşte tam bu sıırada “Zeynelabidin Hocaefendi” kabine için faaliyete başlamış ve görüştüklerine şöyle demişti: “…Şimdiki kabinenin tutunması mümkün değildir. İttilaf Devletleri’nin (İşgalci devletlerin) yeni hümet için istedikleri vardır. Eğer yerine getirilmez ise Yüksek Komiserler bunu mesele yapacaklardır…” 5- İSTEDİKLERİ OLMUŞTU…
İstanbul’daki Yüksek Komiserler kabinenin nasıl olması icab ettiğini bile söylemektedirler. Hürriyet ve İttilaf Fırkası’nın kabinede olmasını şartlardan birisi saymışlardır. Ve nihayet Damat Ferit’in yeni kabinesi kurulmuş ve istekler yerine getirilmişti. Hatta mesela Dahiliye Nazarı (Bakanı) Cemal Bey olmuştu ki, Hürriyet ve İtilaf Fırkası Mensubu idi.
6- MİLLİYETÇİLERE KIZMAK…
Aaa, bakın aynı zamanda neler olmuştu? Mesela İstanbul’daki işgal devletleri “Fevkalade Komiserleri” yani “olağanüstü Yüksek Komiserleri” gazetelerde bir tebliğ yayımlamışlardı. O tebliğ uzundur. Ne demişlerdi biliyor musunuz? Şöyle de demişlerdi: “Teşkilat-ı Milliyeciler (Yani Milli teşkilatçılar) hareketlerinden vazgeçmemekte İtilaf Devletleri’ne karşı hareketler yapmaktadırlar…” Peki bu Teşkilat-ı Milliyeciler, yani Milli teşkilatçılar kimlerdi) Anadolu’da ve İstanbul’da Mustafa Kemal Paşa’nın yanında olan milliyetçiler… 7- SORU VE TARİH…
Şimdi sormak gerekmektedir: 1- Brüksel Türkiye’nin her meselesine şimdi de karışıyor mu karışmıyor mu? 2- Brüksel Komiserleri şimdi de “Milliyetçilere kızıyorlar mı kızmıyorlar mı? 3- İşte Lagendijk ‘in son açıklamasındaki gibi partilerin işlerine karışıyorlar mı, karışmıyorlar mı? Cevap: 1- karışmaktadırlar. 2- Kızmaktadırlar. 3- karışmaktadırlar. Tabii yine CHP ve MHP’nin bileceği iştir. Ama, bana göre Mütareke Yüksek Komiseri gibi davranan Lagendijk ve öteki Brükselcilerin CHP ve MHP’yi eleştirmeleri hiç de öyle fena değildir. Çünkü, bu eleştiriler de MHP ve CHP adına tarihe geçecek, sonraki kuşakların “onlar da varmış” diyecekleri bir tarihsel vesikadır. 8- EEE… BU NE BİÇİM İŞ…?
Şimdi demek lazımdır ki “Eee bu ne biçim iştir?” Oysa biz Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali ile bu işleri bitirmemiş miydik? O işgalci devletlerin Yüksek Komiserleri’ni de kendileri ile beraber, işgal orduları ile beraber geri göndermiş miydik, göndermemiş miydik? Göndermiştik. Eee peki şimdiki zamanda o Mütareke Dönemi hareketlerini anımsatan AB Komiserlerinin müdahaleleri ne olmaktadır? Ey millet haksız mıyım? Avrupa Birliği “…Müzakere şalı altında…” kendisini sanki o tarihe gömülmüş zamanda gibi görmeye başlamıştır. Buna tahammül eden eder. Edemeyen de konuşur. 9- MÜBAREK ADAMMIŞ…
Şimdi dikkat: O Zeynelabidin Hocaefendi var ya. O’nu bana Altay Paşa anlatmıştı. Size de bir defa anlatmıştım. Falih Rıfkı Usta’nın öğütlediği gibi bazı şeyleri tekrarlamakta fayda vardır. Bakınız, Mütareke Dönemi sırasında Altay Paşa Konya’da Kolordu Komutanı idi. Bir haber vermişlerdi. Haber şuydu: “…Geceleri bir adam bozkırda dolaşırken eteğinin altından ışık saçıyormuş. Zavallı köylüler de ne mübarek adam deyip eteğini öpüyorlarmış…” 10- PİLLİ ADAM…
Genç zabitler bunu anlatınca Altay Paşa “…Getirin şu herifi” demiş. Gece öyle dolaşırken yakalamış getirmişler. Uzun eteğini kaldırmışlar ki, ne görsünler, herifçioğlu eteğinin altına pil bağlamış ucuna da ampül… İşte bu adam Damat Ferit’in Sadrazam olmasına karışacak kadar da etkiliymiş. Ne zamanlardan geçmişiz.
11- HERŞEYE MAYDANOZ…
Bizim millet zekidir. Zaman zaman öyle sözler yayılır ki, şaşar da kalır insan. Bizim Nasreddin Hocamız vardır. Zeka küpü. İşte bizim millet de öyledir. Son sözlerden birisi, birileri herşeye karıştı mı, onun için “…Herşeye maydanoz…” denilmeye başlanmıştır. Bu Yüksek Komiserler de öyle hale geldiler. Herşeye karışmaktadırlar. Ama, yeter artık. Yeter ki yeter… 11- BÜYÜK İNANIŞ…
Adamlar herşeye karışmaktadırlar. ABD’nin son yayımlanan raporunda milletin kutsal din duygularını istismar edecek ifadeler yer almıştır. Bu milletin kutsal din duygularını siyaseten istismar etmek, bunu kullanmak kadar çirkin bir olay yoktur. Bu tahrikatlar siyasi çıkar maksatları ile yapılmaktadır. Çirkin siyasetin dik alasıdır. Yani artık Washington ve Brüksel buna da burunlarını sokmuşlardır. Washington’un “Uyduruk Ilımlı İslam siyaseti” de buna dahildir.
12- VE IRAK’IN KUZEYİ…
Şimdi bütün bunlar yaşanırken bir eski plak yeniden konulmuştur. Bir zamanlar ANAP ve RP milletvekilliği yapmış olan Haşim Haşimi, Milliyet Gazetesi’nde çıkan bir söyleşisinde, satır aralarında “Irak’ın Kuzeyi ile Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu coğrafyasını birleştirmekten” söz etmektedir. Satır aralarında “federatif sistem izleri” bulunmaktadır. İşte bu da Washinton ve Brüksel’in öteki planlamalarına dahildir. Özal zamanında da böylesine bir plak konulmuştu.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.