İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

ABD neden AKP’nin kapatılmasına ilgi duymuyor? - Savaş Süzal

Mayıs 05, 2008 - SAVAŞ SÜZAL

Bugün Amerika’da yaşanan bazı gelişmelerden sizlere söz etmek istiyorum. Şimdi aklınıza bize ne ABD’de olanlardan diye bir soru gelebilir. Haklısınız ama unutmayın Türkiye’de olan her şeyin arkasında ne yazık ki ABD’nin parmak izlerine rastlarsınız. Önce Amerikan siyaset sahnesine bakalım. ABD Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday kesinleşmiş olmasına karşılık, Demokrat partide ki çekişme devam ediyor. Obama ile yarışan Hillary Clinton bir yerde ele geçirdiği üstünlüğü yeniden kaybetti. Siyah başkan adayı gene öne çıktı. Obama ise Ermenilere gönderdiği mesajlarda başkan seçilmesi halinde Türkiye’yi sözde Ermeni soykırımını kabul etmesi konusunda zorlayacağı sözü verdi. Seçilince Kongre resmi kayıtlarına geçen bu sözü ne kadar yerine getirir bilinmez ama şu anda bu sözler tepemizde asılı bir tehdit.           Cumhuriyetçi aday Mccain’in Türkiye yanlısı bir havası olmasına rağmen yaşı ve özellikle Irak konusunda yaptığı açıklamalar, savaştan bıkan Amerikan halkı için fazla. Ayrıca artan akaryakıt fiyatları, düşen dolar , yükselen işssizlik ve özellikle ev fiyatlarındaki iflaslar Amerika’da yeni bir Cumhuriyetçi başkan seçilme şansını da azaltıyor.  Hillary akaryakıt üzerinden alınan vergiyi kaldırmaktan söz ederken Obama bu konuda henüz bir somut çözüm ortaya koyamadı. Hillary’inin önerisini Cumhuriyetçi aday da kullandı ve oda yazın akaryakıt vergisini kaldırma sözü verdi.

          Bir siyahinin başkan adayı olması karşısında Cumhuriyetçi partininde Mccain’e başkan yardımcısı olarak,  ya Dışişleri Bakanı Rice veya eski Dışişleri bakanı ve emekli genelkurmay Başkanı Colin Powell’ı seçmeyi düşündüğü söyleniyor. Rice’ın hırçın ve kaprisli haline karşılık ise Powell’ın eski bir asker olan Mccain ile daha iyi anlaşabileceği konuşuluyor. Bu durumda Powell Türkiye için iyi bir seçim olur zira Türkiye’yi yakından tanıyıp sempatisi olan bir kişi. Ayrıca kendisi Cumhuriyetçi partiden daha fazla demokratlara yakın olduğu için de Cumhuriyetçi parti içindeki liberal kanadın oyunu alabilir.

          Tüm bunlar bu yaz netleşecek. Ancak Amerika’da benim yaklaşık 1980’den bu yana görmediğim boyutta bir ekonomik sıkıntı var. Bu sıkıntı ayrıca Amerikalıların yeni oluşan yeni dünyada ABD’nin artık liderliği elinde tutamayabileceği yolunda kaygılara da neden. Konu Newsweek dergisine kapak olduğu gibi bu konuda ayrıntılı bir yazı da var. Peki bu gelişmeler arasında Türkiye ilgili ne tür yazılar yayınlanıyor Amerikan basınında? New York Times gazetesi ilginçtir Fetullah Gülen tarikatı ile ilgili bir yazı yayınladı ve tarikatın Türkiye’de 3 ila beş milyon arasında taraftarı olduğunu ileri sürdü. 3 ile beş arasında her ne kadar 2 milyon fark olsada bu gazetenin bu konuya şimdi ilgi duyması dikkat çekici. Amerika’da ne hikmetse başbakanın partisinin kapatılması konusunda her hangi ciddi bir yazıya rastlayamıyoruz. Acaba neden. Amerikan basını tam olarak özgür diye tanımlayan bizim boyalı basın Amerikalı meslektaşlarımızında talimatla yazı yazdıklarını bilmiyor olmalılar. Mesela Beyaz Saray bir konuyu isterse tüm gazetelerde gündeme getirilmesi yolunda harekete geçirebilir. Ve o zaman hepsi de aynı türkiyü söylemeye başlarlar.           Peki bu durum ne anlama geliyor. Çok basit. ABD, Türkiye’de giderek hareketlenen ve pervasızlaşan AKP’nin tutumundan oldukça endişeli. Bu durumdan Başbakanında farkında olduğu ortada. Zira ABD’de lobi yapacağına AB üzerinden bastırmaya başladı. Geçenlerde TESEV’cilerle birlikte olması da bunun en iyi kanıtı. Bakın bakalım hangi gazetecilerin bu yemekte olmasını istemiş. Sivri dilli olanlar değil tam tersine kendine yağ yakanlar ve bu yağdan nemalananlar var orada.  Bu durum ve anlattığı veya yaptığı açıklamaların özü gayet net.           Ne diyor başbakan, “islamcı değil tüm Türklerin partisiymiş”. Ne komik  bir kere bile Türk olduğunu iftaharla söyliyemeyen bir liderden bu çıkışın olması. Radikal islam konusunda Avrupa da artan endişeleri gidermeye çalışıyor. Anlaşılan AKP ve Başbakan ABD’de seçim sonrasına göre yandaş aramaya başlayacak. Peki o zaman kadar Anayasa Mahkemesinde görülen dava bitmiş olacak mı? Bilinmez ama bence onlar şimdiden ikinci partilerini hazırlamak üzereler. Bu durumda sanki başbakana ve adamlarına karşıt, ılımlı sesleri yeniden hayata geçiriyorlar gibi  bir hava veriyorlar. Nereye kadar onu da göreceğiz.

           Ama bizim gündemimizde daha önemli konulatr var. Bizi kim yönetecekmiş, pahalılıkmış bizi pek ilgilendirmiyor.  Sorun onların sorunu bizi hiç mi hiç enterese etmez. ABD, AB ve Arap ağabeylerimiz nasıl olsa bizim için düşünüyor ve uyguluyor. Konu onların konusu biz, bu yıl kim lig şampiyonu olacak bu önemli konuyla uğraşalım daha iyi.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS