İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Manastır Kuşçusu… - Hikmet Çetinkaya

Mayıs 04, 2008 - HİKMET ÇETİNKAYA

Yağmurlu bir akşamüstünü düşündüm önce. Güneşin batışını, yıldızların doğuşunu anımsadım.

Bir vadiyi, uçurum kenarlarını, yabangüllerini , laleleri, papatyaları…

Geç saatinde gecenin, beyaz bir kâğıt çektim önüme. Kennety Rexroth’ un kuşlarını uçurttum kırmızı, siyah, mavi boyalı kalemlerle…

Titrek kuş çığlıklarıyla irkildim…

Bir zamanlar yıldızları değil, bulutların dağılmasını, ilkyaz güneşinin içimi ısıtmasını beklerdim.

Tutkunun yarattığı koyu renkli bir gölge…

Sedar Senghor’ un “Sine Gecesi” şiiri, Nihat Behram’ ın “Manastır Kuşçusu”, Behçet Aysan’ ın “Kanlı Zambak” ı gelirdi aklıma…

Nihat, zor bir nakış gibi işlerdi liseyi ve aşkı , hüzünden bir kanaviçeye…

Sonra bir şeyler mırıldanırdı:

“Şimdi kumruların angutların kaçıştığı / çocukların mavi serçeler topladığı / aile albümünden bir yüreği / hızla soyunuyorum / hızla soyunuyorum karanlık koynundan / liseli kitaplarımı”

Hayatımız üzerine yazılmış şiirlerde arıyorum kendimi…

Uzun uzun ağlamaya güdülen hasret , bazen nelere değmez…

Çıplak kadın kara kadın…

Hayatın sayfalarındadır!..

“Giyinmişsin yaşamın kendi olan renginle , güzellik olan biçiminle! Gölgende büyümüştüm, ellerinin yumuşaklığı örtmüştü gözlerimi. Sonra, yazın ve öğlenin sıcağında , birden buldum seni adanmış toprak kavrulan yüksek bir tepenin üstünde. Ve güzelliğin uçan bir kartalın çakışı gibi çarpıyor yüreğime.”

***

Mevsimleri birer birer elimle giydirirdim eskiden…

Kara Afrika’da ezilen, hor görülen köleler ve kadınlar…

Ben tıpkı “Türkiye’nin Hatıra Defteri” gibiyim…

Nebil Özgentürk imzalı o defter önce “Beyaz Sayfa” da Müşfik Kenter, Halil Ergün, Yetkin Dikinciler, Yavuz Bingöl ve Ünal Ersözlü’ yle karşı çıktı… Yönetmen İrfan Tözüm’ dü…

Hayatın şiirleri hayatın sayfalarındadır…

Kendine ağıt yakmak, özlemi duyulan özgürlüğün seslenişi midir?

Deniz, Yusuf ve Hüseyin…

O kanlı 1 Mayıs’lar, Kanlı Pazar’lar, Kahramanmaraş olayları, 12 Eylül faşizmi, şimdilerde dinci kadrolaşma… Bahçelievler katliamı, Madımak yangını…

Zülfü Livaneli’ nin yönettiği “Kendine Ağıt Yakmak” ta Güven Kıraç Uğur Mumcu’yu, Emre Kınay Zülfü Livaneli’yi canlandırıyordu…

Nebil Özgentürk, Denizbank’ ın katkısıyla yakın tarihimize ışık tutuyor. Yalana dolana kaçmadan.

Gözlerinden öperim Nebil!..

“Türkiye’nin Hatıra Defteri” nden ders çıkarabilir miyiz?

Madımak’ ta yanan şairlerimiz, ozanlarımız, aydınlarımız, gençlerimiz…

Ne demişti Behçet Aysan:

“onu vurdular gözümle gördüm onu / ak bir zambağa binmiş gidiyordu / zambak dur sana da bulaştı kan.”

Nice ayrılıklar , nice zorluklar , nice hüzünler

Yiten bir güzelliği türkülemek istiyorum , bilmem beni anlıyor musunuz!..

Ah gençliğim ah!..

Hüzünlerim, acılarım, mahpusluk günlerim…

Gerilla Zeki’ nin ( Zeki Kırdemir ) 78′lilerin öyküsünü anlatan “Devrim Bize Yakışırdı” ( Ozan Yayıncılık ), Süleyman Ekinci’ nin “Bizimki Memleket Sevdasıydı” ( Etki Yayınları ) beni bir başka iklime götürdü…

Mücadeleyle geçen bir yaşam, yiten bir güzelliği türküleyebilir miydi?

Üstün Akmen’ in “Baykuş” ( Evrensel Yayıncılık ) kitabı ise bir başka evrene taşıdı…

O zaman anladım iklim ve evrenin insan yaşamındaki önemini…

***

Bir soluk aldım…

Akdeniz’ in neresinde olmalıydım?

Narlıkuyu’ ya mı yoksa Taşucu’ na mı uzanmalıydım!..

Rene Char’ a bakarsam gece yolunu çoktan yarılamıştı. Göklerin karanlığı içinde düşüncelere daldım. Çiçeğini geri isteyen toprak bir kâse gibiydim.

“Karanlıklarımın sevinçle kapladığı ince güzelliğindeyim yüzünün” diyordu Rene Char. Ve ekliyordu:

“Bana sessizliğini veren çığlığın ne güzel!”

Gözlerimi yumdum bir süre. Titrek kuş çığlıklarıyla irkildim…

Rene Char uzaktan sesleniyordu hâlâ:

“Yaslanmış uzanmışın sevgilimin yanı başına, özgürlüğünü kıpırdatıyorum. Yonulup biçilip bir göğüs var mı dünyada, seninkinden ışıltılı? Sormak ölmektir?”

Peki yaşamak nedir “Manastır Kuşçusu” için? Yurtsever olmak, ezilmemek, ezmemek?

hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr

Faks numaramız: 0212/ 343 72 69

Hikmet Çetinkaya

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS