Kapatılan ‘uygarlık’larımız - Oktay Ekinci
Mayıs 04, 2008 - OKTAY EKİNCİ
Alacahöyük, Erkilet, Mimarsinan, Uçhisar, Göreme, Mustafapaşa…
Her biri Anadolu tarihinin simge yerleşmeleri… Aynı zamanda da Tarihi Kentler Birliği’nin (TKB) üyeleri…
Her belediye bu birliğe üye olamıyor, koşulları özetle şöyle:
“1- Kentlerindeki kültürel mirasın yaşatılması için her türlü çabayı göstereceklerini ‘meclis kararı’na bağlamaları gerekiyor.
2- Tarihsel dokuların ve kültür varlıklarının korunması için neler ‘yapıldı’ğını ve ‘yapılacağı’nı açıklayan raporlarla ‘aday’ olunabiliyor.
3- Başvuruyu ilk inceleyen TKB Danışma Kurulu’nun, bu raporları ‘yeterli’ sayması ve üyeliği de ‘gerekli’ görmesi şart.
4- Danışma kurulunca uygun görülen başvuruları, TKB encümeni de onaylarsa, Birlik Meclisi’nin gündemine alınıyor.
5- Aday belediye başkanının yılda iki kez toplanan Birlik Meclisi’ne katılarak kentini tanıtması, üyelik talebinin nedenini açıklaması, oylamada ise bu isteğin kabul edilmesi gerekiyor.”
İşte bu zorlu sınavı aşarak TKB üyesi olmayı hak etmiş “belde” belediyelerimizin yeni bir “ortak özellik”leri daha var. “Kapatılacak”lar…
Tek ölçütü 2000 nüfusu olan; ayrıca ilçe ve il merkezlerine 5 km’den daha az mesafedeki tüm belediyeleri de ortadan kaldıracak yeni “yasal düzenleme”nin kurbanları..
Artık tarihe sahip çıkmak yerine “tarihe gömülecek”ler..
Ne dediler?
Alacahöyük, TKB’nin Çorum’daki seminer katılımcılarının “Hitit” uygarlığıyla buluşmasına evsahipliği yaptı. Belediye Başkanı Hüseyin Saykan dedi ki: “Yerel yönetim olarak ulusal ve evrensel mirasımızı hem kendi kimliğimiz için hem de gelecek kuşaklara aktarmak üzere elimizden geleni yapıyoruz, teşekkür beklerken idam fermanımız çıktı…”
Erkilet, sadece ünlü “Erkilet güzeli” türküsüyle değil, Kayseri yöresinin zengin yaşam kültürüyle de anılıyor. Belediye Başkanı Mehmet Şereflioğlu diyor ki: “İmara müsait alanlarımızı rant yapılaşmasına karşı koruyoruz; destek beklerken, bizi yok ederek, rantçılara bayram yaptırıyorlar..”
Adını yine Kayseri’nin “tarihsel hemşerisi”nden alan Mimarsinan da yöredeki imar talancılarının göz koydukları geniş arazilere sahip. Belediye Başkanı Nail Şahan ise “Erkilet’in yorumuna katılıyorum” diyerek soruyor: “Hani biz Kayseri’nin yüzünü ağartan belediyeydik, ödülü bu mudur?”
“Kapadokya’nın kapısı” denilen “heykelsi kent”imiz Uçhisar’ın günahı ise Nevşehir’e 5. km’de olması! Oysa tümünün sit ve milli park olduğunu anımsatan Belediye Başkanı Mustafa Zuhal merak ediyor: “Buralar imara yasakken, iki yerleşme nasıl birleşebilir?”
Aynı coğrafyayı adeta “adı”yla temsil eden Göreme, bırakın belde olmayı, insana “ülke” dedirtecek kadar derinlikli bir kültür havzasının “masal”sı yerleşimi… Devletin resmi yazışmalarında bile “Ürgüp ilçesi” denildiğini belirten “belde”nin Başkanı Fevzi Günal şunu anlatıyor: “Belediye kurulurken binasını ve eşyalarını bile dedelerimiz karşıladılar. Yani ‘ata mirası’mızı yok ediyorlar. Üstelik de bize sormadan…”
Yine Kapadokya’nın “başarılı belediyecilik” ödülleri şampiyonu ve yörenin “kültür-sanat merkezi”ne dönüşen Mustafapaşa’nın bile köyleştirilmesine ne demeli? Belediye Başkanı Mustafa Özer, bakın neyi anımsatıyor: “Daha geçen sene turizmde öncelikli bölge ilan edildik. Milletvekillerimiz ise bunu bile ‘unutan yasa’ya oy verdiler..”
Bütün bu haklı serzenişlere katılan Kaymaklı Belediye Başkanı Abdullah Çekiç de nüfusundan ötürü “şimdilik” kurtulmalarına sevinemiyor bile… “Komşularımıza ağır haksızlık ettiler” diyor ve ekliyor: “Demokrasi hiç bu kadar vefasızca çiğnenmemişti…”
‘İmar Dosyası’ndalar
Kanal B’de bu gece 23.00’te yayımlanacak İmar Dosyası, aynı vefasızlığı bu kez de 7 belediye başkanımızı konuk ederek sorguluyor.
Prof. Dr. Ülkü Azrak, kent ve kültür birikimlerimize indirilen darbeyi hukuksal açıdan irdelerken tarih bilgemiz Necdet Sakaoğlu da “geçmişten gelen belediyecilik erdemleri”mizi anımsatıyor…
Türkiye’yi yönetenler, Anadolu’daki “tarih ve demokrasi buluşması”nın değerini bakalım ne zaman kavrayabilecekler?
Oktay Ekinci
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.