Yabancılara Toprak Satışı İnadı… - Orhan Özkaya
Mayıs 03, 2008 - ORHAN ÖZKAYA
AKP iktidarı, Anayasa Mahkemesi’nin 11.04.2007 tarihli ve E.20006735, K.2007/48 sayılı Kararla; yabancı gerçek kişilere satılacak taşınmazların 2.5 hektardan 30 hektara kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu ve bir ilin yüzölçümünün %05′i kadar bir alanın satışında yine Bakanlar Kurulu yetkilidir hükmünü iptal etmiş olmasına karşın, taşınmaz satışını inatla sürdürmek istemektedir.Bu iptal kararına ilişkin hazırlanan yeni yasa tasarısı 01.05.2008 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu’ndan kabul edilerek geçmiştir. Yeni taslağa göre: 1-) Yabancı gerçek kişiler, merkez ilçe ve ilçeler bazında uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içersinde kalan toplam alanların yüz ölçümünün %10′u kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak edinebilirler. 2-) Askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri Milli Savunma Bakanlığınca geciktirilmeksizin Tapu ve Kadastro genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir.
“GEÇİCİ MADDE 3-) İlgili kurum ve kuruluşlar, bu Kanunun 35 inci maddesinin 7. fıkrası uyarınca, yabancı gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanların yüzölçümlerini ve valilikler bu fıkrada belirtilen ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içersinde kalan alanların yüzölçümlerini bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren en geç üç ay içinde komisyona bildirir.
Yabancı uyruklu gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında edinecekleri taşınmazlar ile bağım sız ve sürekli nitelikte ayni hakların miktarı tespit edilinceye kadar geçecek süre içinde, yabancı uyruklu gerçek kişiler bu Kanunun 35 inci maddesi hükümlerine göre taşınmaz ve sınırlı ayni hakları edinebilirler. Bütün bu hususlar iptal kararına aykırı olarak düzenlenmiştir:
1-) Yine yeni tasarı Bakanlar Kurulu’na yetki vermekte, oysa Anayasa Mahkemesi bu nedenle iptal kararı vermiş idi.
2-) Yabancı gerçek kişilerin 2.5 hektardan 30 hektara kadar taşınmaz alımlarının arttırılmasını Bakanlar Kurulu yetkili olamaz bunu da Meclisten çıkaracağınız kararla belirleyin demiştir. Bu konuda yeni tasarıda hiçbir düzenleme yok.
3-) 4875 sayılı Doğrudan Yatırım Yasası’nın 3. maddesinin iptal edilen bazı fıkralarına ilişkin düzenlenen “Geçici Madde 3.madde” de yer alan hükümler iptal kararının esaslarına aykırılık taşımaktadır. Mahkemenin iptal kararı dikkate alınmamış.
4-) Yabancı gerçek kişilerin edinebilecekleri taşınmaz ile ayni hakların belirlenmesi sürecine kadar, Kanunun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulamaya devam etmesi, iptal kararını hiçe saymaktır. Anayasa Mahkemesi, aynî haklar konusunda da yabancı ülkelerle “karşılıklılık ” ilkesi bulunmamak tadır demektedir.
5-) İptal edilen önceki 5444 sayılı Yasa’da zaten imar planlı yerlerin 2.5 hektara kadar satışı söz konusu idi ve bir ilin tüm yüzölçümünün %05′i kadarı satılabiliyordu. Yani imar planı olmayan yerlerin satışı konusunda bir açıklık yoktu. Bu yasaya göre, işin en büyük tehlikesi ise ilçelerin yüz ölçümlerinin toplamının ilin yüzölçümünün %05′ine tekabül etmemesi halinde birkaç ilçe büyüklüğündeki toprak parçasının yabancılara satılabileceği idi. Yeni durum daha vahim bir tehlike içeriyor: Yabancılara çok mükemmel, imarı düzenlenmiş alanların %10 gibi bir alanı tepside sunmaktayız. Beş katlı, on katlı.. 30, 40, 100 katlı parseller gibi… Özellikle İstanbul’da Arap şeyhlerine…
6-) Daha önce çıkartılan, halkımız tarafından, “Pergel Yasası” diye nitelendirilen, 5216 sayılı “Büyük Şehir Yasası”nca mevzi imar planlarının yasaklanmış olması hükmüne taslakta hiç yer verilmemiştir. Akla dahi gelmemiştir. Bu da hazırlanan yasaların birbirinden ne kadar kopuk hazırlanmakta olduğunun somut bir göstergesidir.
7-) Askeri ve güvenlik bölgelere ilişkin hükümler de son derece aceleci şekilde düzenlenmiş. Askeri yetkililere doğru düzgün araştırma, inceleme olanağı vermemektedir. Oysa önceleri bu bölgelerin dosyaları askeri yetkililere gönderilir ve titiz bir araştırma ve incelemeye tabi tutulurdu. Bu yasa, iktidarın Anayasa Mahkemesi kararlarını hiç dikkate almadan, acele ile ve çala kalem yasa çıkarması, hata olursa yeniden yaz-boz tahtası gibi… İşleri Arap saçına çevirdiğinin en somut örneğidir. Bütün bu yapılanlar anayasal “suç” niteliği taşımaktadır. Ülke topraklarının %05′i satılırken bu kez, %10′u satışa çıkarılıyor ve ülkemizin “Anahtar teslimi satışı, tasfiyesi…” inatla sürdürülmek isteniyor. Yani 80.000 km2 lik bir toprak parçası hem de imar planlı olarak yabancıların eline geçmiş olacak ki, bu miktar Türkiye yüzölçümünü ham olarak düşündüğümüzdeki miktardır. Genel imar planlı alanların yüzölçümü düşünüldüğünde son derece vahim bir durumun aymazlıkla yerine getirilmektedir. Zaten Türkiye’nin imar planlı alanlarının yüz ölçümü düşüktür. 81 il ve 600-700 ilçenin imar planlı topraklarının toplamının %10′u karşısında insan paniklemektedir. Böyle bir olanak dünyanın hiçbir ülkesin de tanınmamıştır. Hani nerede kaldı “karşılıklılık” ilkesi? İnsanın yapılanlar karşısında aklını yitiresi geliyor. Bir de, satılan taşınmaz miktarı az görünsün diye düşük rakamlar veriliyor. Oysa bütün zenginlikler; ormanlar, madenler, fabrikalar, tersaneler, bankalar ne varsa arazisi, tesisi, malzemesi ve çalışanlarıyla yabancıya devredildi. Satılan yerlerin tespiti yerine, kalanların tespiti daha kolay yapılır oldu.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.