Taksim’den Geçen Sınır - Nilgün Cerrahoğlu
Mayıs 03, 2008 - Genel
İtalyan TV’leri habere önce “imajla” girdi.
“Bu da ne? Birmanya falan mı?” derken ardından bizim “Taksim savaşı” ıkmasın mı? Panzerler, coplar, maskeli polisler, biber gazları, sular…
Tam bir “Asya diktatörlüğ” görüntüsü.
“En olaylı 1 Mayıs kutlaması” adına ekrana ilkin bu görüntüler yansıyor.
Boş bulunup hiç üstüme alınmıyorum.
Ama heyhat, karşımda nurtopu gibi bir Türkiye imajı duruyor!
Evvela bir Türkçe dükkân adı seçiyorum…
Spiker; benim gibi, “Bu vahşet dünyanın hangi azgın diktatörlüğünde yaşanıyor?” düşüncesine dalan izleyicilerin merakını, “Bunlar İstanbul sokakları!” diyerek gideriyor: “İstanbullu göstericiler, kentin Avrupa yakasındaki en büyük meydanı Taksim’e ulaşamadı!”
Yani, “İzlemekte olduğunuz bu ‘Asya tipi vahşet’, aslında bir yakası Avrupa’ da olan bir şehirde yaşanıyor. Bu göstericiler, Avrupa medeniyetinin parçası olması gereken bir meydana; bu ‘korkunç Asya vahşeti’ yüzünden ulaşamıyor!” demeye getiriyor.
Evet evet.. bunu ifade etmeye çalışıyor ekrandaki spiker.
Taksim’in yoksa “İstanbul’un Avrupa yakasındaki en büyük meydanı” olduğu, niye böyle uzun uzadıya vurgulansın?
“Türk usulü 1 Mayıs”ın geri planı işte böylesine derin tarihi, coğrafi, siyasi, kültürel simgeler yüklü…
Türkiye - İtalya farkı
Taksim bir sınır: Uygarlık ve uygarlıktan nasiplenmemişlik arasından geçen bir sınır.
Balkanlar’ı kazasız belasız aşan ve “Taksim sınırını” geçtiği anda iğfal edilerek öldürülen Pippa Bacca‘nın performans sanatıyla çizdiği sınır gibi tıpkı hiç yanılgı payı bırakmayan bir sınır bu, ne yazık ki.
Sınırın “Avrupa yakasında” özgür birey ve yurttaşlar var…
“Asya yakasında” ise güneşli bir bayram günü üzerlerine hortumla su fışkırtılan; kolları, bacakları kırılan; ev hapsine mahkûm bırakılan “yığınlar”…
“Yurttaş” olamayan ve “yurttaştan sayılmayan” yığınlar…“Cemaat” veya “milli irade kalkanı“ altında; “yasak!” dendi mi, devletin tapulu mülkü gibi görülen yığınlarız biz. “Gösteri özgürlüğ” gibi en temel özgürlüklerin esirgendiği, buna karşın ele dişe dokunur hiçbir tepki vermeyen yığınlar olarak algılanıyoruz..
Türkiye’den çıkan “Birmanya imajlarının” ulaştığı İtalya’nın tüm meydanlarında “1 Mayıs” oysa, büyük bir coşku; gösteriler, şölenler ve konserlerle kutlandı.
Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, “emekçiler” adına; etkili bir konuşma yaptı. İtalya Cumhurbaşkanı konuşmasının en büyük bölümünü; “beyaz ölümler” diye adlandırılan küreselleşme şartlarının dayattığı “yeni iş güvenliği” sorununa ayırmıştı.
Emekçi kortejlerinde; İtalyan işçilerini bırakın, “ırkçı Avrupa’nın” nefretini çeken “göçmen işçiler” bile serbestçe içlerini döktüler…
Türkiye’deki dehşet sahnelerinin hemen ardından ekrana gelen İtalya’daki kutlamalar çerçevesinde göçmenlere de mikrofon tutuldu…
Çizme’de on beş gün önce yapılan seçimlerde “yabancı işçiler” üzerinden yürütülen nefret kampanyasından yakınan “kara derili Afrikalı göçmenler” dahi, özgürce konuştular…
Kimse de dönüp konuşanlara; “Beğenmiyorsan memleketine dön kardeşim!” demedi. Diyemedi!
“Politically correct” -siyaseten uygun- olmak adına; dünya emekçilerinin böylesine içşelleştirdiği bir bayramda, din-ırk-siyasi görüş farkı gözetilmeksizin; herkes konuşabildi…
‘Başlar’ bunun hesabını vermeli…
Bırakın göçmenleri; Türkiye’nin kendi işçileri, kendi emekçileri konuşamıyor.
Konuşamadıkları gibi bir de üstelik “ayaktakımı” diye aşağılanıyorlar.
Bundan büyük “siyasi kültür” farkı olabilir mi?
“Taksim”i, benim gibi yurtdışından; Londra’dan izleyen bir okurum yana yakıla döşendiği bir e-postada “Bunun hesabı mutlaka sorulmalı!” diyor: “Olanların üstüne gitmek her vatansever, adil yurttaşın görevi olmalı. Bu olayın İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gitmesini canı gönülden diliyorum. Bu bir insanlık dramı!”
Aynen ben de böyle düşünüyorum.
1 Mayıs’ın tatil edilmesinin maliyetini hesaplayan AKP ayrıca; “Türkiye markasına” verilen zarardan da sorumlu tutulmalı.Madem her şeyi böyle maddiyata vuruyorlar; “Türkiye imajının” aldığı bu ağır darbenin faturası da “ayaklardan” değil “başlardan” ıkarılmalı.
Nilgün Cerrahoğlu
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.