İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Esrarengiz davran, gizemli ol! - Metin Özkan

Mayıs 03, 2008 - Genel

ESRARENGİZ olmak veya esrarengiz görünmek…
“Nedir bu esrarengizlik?” diye sorduğunuzda konunun bilimsel açıklamasını yapan uzmanlar, “Tam bir gizemlilik halidir” diye yanıtlarlar sorunuzu.
Ve anlatmaya devam ederler; “Ancak bu davranış biçimi, kimi insanların doğasında vardır kimileri ise sadece öyle görünmeye çalışırlar” diye.
Hani, esrarengizlik veya gizemlilik kimin doğasında var, kim öyle olmaya çalışıyor bilmiyorum ama son zamanlarda konuşmaya çalıştığım birçok AKP yetkilisinde tam bir esrarengizlik görüyorum! Özellikle de sohbet, parti içindeki muhalif çıkışlar ve fikir ayrılıkları konusuna geldiği zaman… Söz, Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkında açtığı kapatma davasından açılınca da tam bir gizemlilik içine bürünüyorlar.
İşte bu esrarengizlik ve gizem durumları büsbütün kendini göstermişken, Milliyet Gazetesi’nde adı açıklanmayan AKP’li Bakan’ın, partisine yönelik eleştiri ve uyarıları tam bu kapsamda değerlendirildi.
Esrarengiz Bakan’ın kim olduğu sorularına yanıt aranırken dikkatler Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek üzerinde toplansa da, kimse çıkıp bunu yalanlamadı. Sayın Bakan Çiçek de buna dahil…
Yani AKP’nin siyasette başlattığı yeni trendin adı “Esrarengiz konuş, gizemli ol!”
Stratejik hamleler!
AKP içindeki birçok isim esrarengiz konuşup gizemli mesajlar vermeye çalışırken, bazıları da açık açık tavır alıyor. Örnek mi? AKP’nin MKYK Kurulu Üyesi olması münasebetiyle partinin içinde, yeni oluşumlarda adı geçtiği için de dışında görülen bir isim olan Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener…
Şener son bir aydır katıldığı panel, toplantı ve açılışlar dışında, röportaj verdiği gazete ve televizyonlarda da artık açık açık konuşuyor; “Zamanı geldiğinde ben hazırım” diye .
Peki zamanı ne zaman?
İşte bu sorunun cevabını Şener’in en yakınındaki isimlerde aradım.
AKP ve Başbakan Erdoğan’ın daha önceleri olduğu gibi yine mağduru oynayarak vatandaş nezdinde itibar gördüğü şu günlerde, Şener de parti tabanından ve kendisini destekleyen vatandaşlardan tepki görmemek için AKP’yi bölen pozisyonuna girmek istemiyormuş.
Tabii bununla birlikte kendisine kamuoyu oluşturup “ılımlı devlet adamı” kimliği ile “fırsatçı” değil “istenilen adam olma” imajı yaratmaya çalışıyormuş. Çevresinde her görüşten isimlerin olduğu dost ve arkadaş grupları ile sık sık fikir alışverişi yaparak doğru hamlelerle yola devam etmek ve siyaset satrancında mat olmamak istiyormuş. Çok eski yıllara dayanan Milli Görüş tabanındaki keskin çizgide yer almayan birkaç eski siyasetçi arkadaşının tavsiyelerine dikatle kulak verip, AKP’nin yaptığı hataları ve sebeplerini iyi analiz ediyormuş.
Kimselere haber vermeden sık sık esnaf ziyaretlerine çıkan Şener, “Büyüme oranında düşüş var. Özel yatırımlar daralıyor. Protestolu çek ve senetler artıyor. Türkiye rekabete dayalı yeni bir ekonomik program yapmalı, yoksa durum vahim” diyerek ekonomide yapılan yanlışları anlatıyormuş.
Yaptığı tüm konuşmalarda AKP’nin kapatma süreci sonrasında yaptırdığı bir anketten söz ederek, “Halkın yüzde 60′ından fazlası Başbakan Erdoğan dışında AKP içinden kimseyi bu partinin başında lider olarak görmek istemiyor” diyerek, halkın AKP’nin şu anki Meclis yapısı dışından bir ismi lider olarak görmek istediği mesajını veriyormuş.
Satrancın sonu
ESKİ Devlet Bakanı, yeni TOBB Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Abdüllatif Şener, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mir. Dengir Mehmet Fırat başta olmak üzere, kendisini eleştiren parti içinden birçok ismin “O da kim oluyor?” şeklindeki sözlerine, yine katıldığı toplantılarda cevap veriyor.
Şener’in kendisini eleştirenlere cevabı; “Ben ‘AKP’yi kuralım’ diye feryat ederken, bugün beni eleştirenler ‘Hayır olmaz’ diyordu. Ne oldu da kraldan çok kralcı oldunuz? AKP içinde beni eleştirenlerin hepsini toplasanız emin olun benim harcadığım emeğin yarısı etmezler. Önce onlar kim olduklarına baksınlar. Şapkalarını önlerine koyup Başbakan Erdoğan’a bilinçli bir şekilde nasıl hatalar yaptırdıklarına baksınlar. AKP’yi sorumsuz konuşmaları ile bu noktaya nasıl getirdiklerine baksınlar.”
İşte esrarengizlik, gizem ve açık sözlülüğün cirit attığı siyaset arenası.
Bakalım bu satrancın sonu nasıl bitecek? Kim şah, kim mat olacak hep birlikte göreceğiz.

Metin Özkan

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS