1 Mayıs Bayram; Emekçinin Hali Perişan!-Ahmet EROĞLU
Mayıs 01, 2008 - AHMET EROĞLU
1 Mayıs; işçinin emekçinin bayramı!Bayram öncesi bu yazının yazıldığı gün, yani dün, hükümetle sendikalar arasında “Taksim” konusunda ki söz atışması hala devam ediyordu.Umuyorum aklıselim galip gelir de bir uzlaşma sağlanır.Yoksa yine hiç istemediğimiz o bildik ve tehlikeli görüntüleri izlemek zorunda kalacağız.
Anımsıyorum; bayramla ilgili bir yazımda şöyle demiştim:
“Bayram sözcüğü, içinde sevinci, coşkuyu, heyecanı barındırır.Barışı, umudu, güzelliği, paylaşımı çağrıştırır.Bu duygu hali, “bayram” sözcüğünün anlamını taçlandırır.”Bayram denince, bayrama erişince, insan doğal olarak bu duyguları duyumsar.
Yanlış mı?
Üç konfederasyon adına 1 Mayıs’la ilgili ortak bildiriyi DİSK Genel sekreteri Tayfun Görgün okudu.Deniyor ki;1 Mayıs’ta emekçilerin ellerinde karanfiller olacak!
Dilleri özgürlük ve barış türküleri okuyacak!
Yüreklerinde sevgi taşınacak!Ve alanlar böyle bir tabloya tanık olacak…Ne güzel!Olması gereken bu!Acaba gerçekten öyle mi olacak?1 Mayıs;Hangi birimize, yukarıdaki “bayram” sözcüğünün anlam derinliğinde uç veren barışı, umudu, sevinci, coşkuyu çağrıştırıyor?Hangi birinize, yüreğinizin kıpır kıpır duygu halini yaşatıyor?Hiç birimize!Hiç birinize! Değil mi?Bırakın böylesi güzelliklerle sarmalanmış bir duygu halini yaşamayı, tam tersine kaygılı, korkulu, kuşkulu ve endişeli bir bekleyiş, çepeçevre sarmadı mı her yanımızı?Bugün 1 Mayıs!
Geçen yıl 1 Mayıs’ta da yazmıştım; hala geçerli yazdıklarım.
İşçinin iş güvencesi yok! Emekçinin sorunları çok! Sendikalarını ciddiye alan yok!
Ve ben;
“İşçinin emekçinin bayramı” diye yazı yazacağım!
Kusuruma bakmayın; içimden gelmiyor.
Kendisi, eş ve çocuklarıyla 45 milyonu bulan işçi-emekçi topluluğunun hali perişan!
Durumları içler acısı.Üstüne üstlük!
Sendikaları, konfederasyonları sağa-sola savrulmuş;
Biri, ortada durup suya sabuna dokunmaz! Tekel işçileri kışın soğuğunda, ayazında tazyikli su ile sürüklenip dövülürken sesi çıkmaz!
Ahlaksızca, haksız ve hukuksuzca gelen özelleştirme saldırıları karşısında dik duramaz!
Diğeri, üye kitlesini oy deposu olarak kullanıp dinci iktidarın peşinden ayrılmaz! Öteki, bölünmüş solu iyice bölerek, yeni bir sol parti kurma sevdasını bırakmaz! Ve ben; “İşçinin emekçinin bayramı” sloganıyla yazı yazacağım!..
Kusuruma bakmayın!
İçimden gelmiyor.
Halk da artık bu demogojiyi yemiyor!…
Bu yazımdan dolayı bana kızanlar, kızmasınlar; dönüp aynaya baksınlar!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.