İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Hz. Peygamber’le ilgili yalan! - Ruhat Mengi

Nisan 30, 2008 - RUHAT MENGİ

Düpedüz çocuk tecavüzüne, pedofiliye mazeret üretmek için “Hz. Peygamber, karısı Ayşe’yle 9 yaşında evlendi” rivayetini bile ortaya atmak utanmazlık değilse nedir?O kadar utanmazlık ki bu hatırlatmayı (!) yapanlar sanki iddiaları Kur’an’da yazıyormuş gibi de kendilerinden eminler.

Oysa koca bir ‘YALAN’dır bu… Peygamber’in yaşamını anlatan kitaplarda, sağlam kaynaklarda da yalan olduğu açıkça görülür. Bunu biliyorum ama yine de en güvendiğim din bilimcilerden birine; Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün’e sordum. İşte gönderdiği bilgiler…

“50 yaşındayken karısı Hz. Hatice’yi kaybeden Peygamber arkadaşı Hz. Ebubekir’in kızı Hz. Ayşe’yi istetmiş.

Hz. Peygamber’in bu isteği vahyin başlangıcından 10 yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından 5-6 yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin evlendiği yaşın 17-18 olduğu ortaya çıkar.

Bu konu daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’nin “Asr-ı Saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/997)”

Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğu ablası Esma’nın biyografisinden de anlaşılır. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken:

“Esma 100 yaşındayken, hicretin 73. yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde 27 yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre onun da hicrette tam 17 yaşında olması icab eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı. (Hatemül Enbiya Hz. Muhammed ve hayatı, Ali Hikmet Berki, Osman Keskinoğlu, s. 210)”

Artık küçük yaşta çocuklara taciz ve tecavüz sapıklığını “Hz. Peygamber’in evliliği” üzerinden anlaşılır kılmaya çalışanlar sesini kessin.

Utanmıyorlarsa, günahtan da mı korkmuyorlar yahu!
*****

Sorumlular hesap versin!

Vatani görevini yaptığı Kıbrıs’ta eniştesinin kiraladığı ve kullandığı arabanın yaptığı kazada yaşamını yitiren genç Kerem Aydınlar’ı şahsen tanımıyorum.

Ama onu hiç tanımayan milyonlarca insanımız gibi ölümünü duyduğumda kahroldum. Tanıyanlar “çalışkan, disiplinli, saygılı, vatansever, kısacası kusursuz” bir genç olduğunu anlatıyorlar.

Düşünün 25 yıllık hayatının büyük kısmı okul bitirmeye çalışarak geçmiş, Koç Üniversitesi gibi zor bir üniversiteyi başarıyla bitirmiş, tam askerliğini de yapıp gönül rahatlığıyla hayata atılacak ki bir anda gidiveriyor.

Ailenin tek erkek çocuğu, anasının babasının, kardeşinin göz bebeği, ülkenin değerli bir evladı, aslan gibi bir genç kaybediliyor.

Yürek buna nasıl dayansın? Evlatlarının birkaç gün sonra dönüşünü gözleyen, daha olay sabahı telefonda “20 gün sonra kavuşuyoruz” diyen sesini duymuş o ana, baba, kardeş bu acıyı nasıl unutsun? Koca bir ailenin yaşamı Kerem’in kaybıyla birlikte yasa dönüşüyor.

Şimdi gelelim sorumlulara; Haydi enişte “ters istikamette araç kullanabileceğini” iyi niyetle düşünmüş olabilir… Yine “ters yön”ü kullanan İngiltere’de olsa iyice alışmadan hiç kimse böyle bir işe kalkışamaz ama biz maalesef yaparız.

Diyelim ki o düşündü. Araç kiralayan firma dışardan gelen ve isteyen herkese “bu deneyime yeterince sahip olup olmadığına bakmadan” nasıl araba kiralayabilir?

Kıbrıs’ta kaza oranının yüzde 38 gibi çok yüksek bir rakam olmasının nedenleri arasında trafik yönü farklı olmasına rağmen “isteyenin direksiyona geçebilmesi” yok mu acaba?

Veya sol şeritten gidilmesine rağmen direksiyonu solda değil sağda olan araçların Türkiye’den ithal edilerek kullanımına izin verilmesi?

Kıbrıs hükümeti bu araçları niçin yasaklamadı?

Araba kiralayan firmalara “ancak ülkede yaşayan ve bu trafiğe alışkın sürücülere araç teslim edilmesi”ni niçin sağlamadı?

Ben bu ihmali yapan ilgili yöneticilerin de, araba firmasının da cezalandırılması gerektiğine kesinlikle inanıyorum.

Onların hatası pırıl pırıl Kerem gibi daha kim bilir kaç yaşama malolacak. Bu önlenmeli.

Aydınlar ailesine bütün kalbimle başsağlığı ve sabır diliyorum.

Hepimiz acılarını paylaşıyoruz.

Ruhat Mengi

Vatan

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS