İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Amaç - Cüneyt Arcayürek

Nisan 30, 2008 - CÜNEYT ARCAYÜREK

Siyasal kışkırtmaların giderek toplumsal tepkilere dönüşeceğini görmemek, ancak başka hesapları olanlara özgü bir davranış.

Diyarbakır’da başlayan, yıllar içinde başkente, sonunda parlamentoya kadar uzanan bölücü kışkırtmaların bir yerde sokağa, topluma ineceğini kör siyaset göremedi.

Bugüne kadar izlenen yol yöntem yanlış. Kışkırtmaların üstünü örtmek, kışkırtmaları siyasal bir arayış olarak görmemek… kaynağına inerek gereken çareleri veya çözüm yollarını aramamak… sonuçta toplumsal barışa değil, ayrımcılığa, bölücülüğe zemin hazırlıyor…

Siyasal gerilimlere, bölücülüğe prim verilmesinin yanı sıra toplum her gün şehit haberleri ile uyanıyor.

Bu ortam doğal olarak kamplaşmaların su üstüne çıkmasına ve eyleme dönüşmesine olanak sağlıyor.

***

Adapazarı’nda Demokratik Toplum (Kürt) Partisi’nin bir düğün salonunda “Barış ve Kardeşlik Gecesi” adı altında düzenlediği toplantı yaklaşık bin kişi tarafından basılmak istendi.

Olaya sakin bir mantıkla bakmak, düğün salonunu basmak isteyen topluluğun hangi nedenlerle hareket ettiğinin üzerinde durmak gerekiyor.

Haberlere göre (1)- Şehit düşen komando Çavuş Tuncay Özdemir‘in Adapazarı’na 17 km. uzaktaki köyünden az sayıda insan otobüslere binerek kent merkezine geliyor. Adapazarı’nda katılanlarla kalabalık, düğün salonu önünde bin kişiye ulaşıyor…

(2)- Dışarıda DTP’ye tepki sloganları atılırken düğün salonunda teröristler için saygı duruşu yapılıyor.

Evet, olaylar istenmeyen, onaylanması olanaksız olaylar.

Evet, DTP’lilerin toplandığı salonu basmak yanlış.

Evet, ama barış ve kardeşlik gecesi adı altında bölücü tavırlar takınmak, Adapazarı şehit evlatları için ağlarken, teröristler için saygı duruşunda bulunmak doğru mu?

***

Teröristlere saygı; DTP’li parlamenterlerin, Diyarbakır’daki Kürt kökenli yöneticilerin belli başlı marifetleri.

Partinin önde gidenleri kardeşlikten ve barıştan söz ediyor, bir yandan da teröristleri gerilla diye selamlıyorlar.

Bu ayrılıkçı tutum, merkezden illere yayılıyor.

Hatta kimilerinin eşlerinin dağda PKK adına silah kuşandıklarını, kimilerinin örgütle doğrudan ilişki içinde olduklarını bilmeyen, duymayan kaldı mı?

Bölücülük hareketleri zamana yayıldı ve DTP adı altında parlamentoya giren Kürt kökenli siyasetçilerin siyasal amaçlarını resmen açıklamaları toplumdaki ayrışmayı ve gerginliği arttırdı.

Adapazarı olayları ne ilktir ne de son.

Ayrılıkçı siyasal söylemler topluma iniyor.

Bir anıdan söz etmenin günü geldi.

Bugün olduğu gibi bölücülüğün henüz kesin hatlarıyla ortaya çıkmadığı, toplumda Türk-Kürt ayrımının görülmediği günlerdi.

1990′larda henüz ayrışmanın, bölücülüğün bugünkü kadar söz konusu edilip tartışılmadığı bir gün, terör örgütü ve Türk-Kürt sorunuyla ilgili görüşlerini dinlediğim Cumhurbaşkanı Demirel şöyle dedi:

“…Bugün Türklerle Kürtler yan yana barış içinde yaşıyorlar. Korkarım bir gün bu sihir bozulacak. Korkum şu: Türkler ve Kürtler karşı karşıya gelecekler, savaşacaklar.

Bu, bir iç savaştır. Ülkeyi felakete götürür…”

Varılması istenen amaç bu mu?

Cüneyt Arcayürek

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS