Şirketlere Borç Verme-Örtülü Sermaye - Mustafa Pamukoğlu
Nisan 29, 2008 - Genel
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesine göre bir şirket ortağından veya ilişkili kişilerden hesap dönemi başındaki özkaynakları toplamının üç katını aşan borçlanmalarda bulunursa örtülü sermaye vergilemesiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu konudan çoğu kişinin henüz tam olarak farkında olmadığını düşünüyor, bu nedenle kısa bir hatırlatma yapmak istiyoruz.
Nedir bu özsermaye?
Kurumlar vergisine tabi kurumlarda (şirketler) ortaklar veya ortaklarla ilişkili kişiler doğrudan veya dolaylı olarak borç vermişse ve bu borç tutarı hesap dönemi başındaki özkaynaklar (özsermaye) tutarını üç kat aşmışsa aşan miktar örtülü sermaye sayılır.
Örnek:
Şirketin 31.12.2007 tarihli bilançosunun pasif tarafında ortaklar cari hesabı A gerçek kişi ortak 500.000 YTL, B anonim şirket ortak 800.000 YTL, C limitet şirketi ortak 700.000 YTL’dir. Şirketin özkaynakları da 133.000 YTL olsun. Bu durumda 2.000.000-400.000=1.600.000 YTL toplam örtülü sermayedir. Özkaynaklar (özsermaye) aktif toplamından borçlar çıktıktan sonra kalan kısımdır. Unutmayın öz sermayenin üç katını aşan kısım dikkate alınacaktır. Bunun için 2 milyon YTL’den yaklaşık 400 bin YTL’yi düştük.
Ortağın sağladığı örtülü sermaye tutarının hesaplanması şöyle olacaktır:
Örnekteki bir ortağa isabet eden örtülü sermayeyi bulmak için ortağın verdiği borç tutarı örtülü sermaye hesabında dikkate alınacak borç toplamına bölünür ve toplam örtülü sermaye ile çarpılır.
Buna göre;
Örtülü sermayenin doğması tek başına bir anlam ifade etmez. Bu sermayeye ödenen veya hesaplanan faizin bulunması gerekir.
Örnekteki gerçek kişiye verdiği borç nedeniyle 60.000 YTL faiz ödendiğini veya hesaplandığını, B ortağın verdiği 800.000 YTL karşılığı döviz nedeniyle 40.000 YTL kur farkı gideri doğduğunu, C’ye bir faiz ödenmediğini varsayalım. Bu durumda örtülü sermayeye tekabül eden faiz ve kur farkı giderleri şöyle hesaplanacaktır: “(Örtülü sermaye/alınan borç) x faiz veya kur gideri” formülü ile bu rakam bulunacaktır.
Hesaplanan bu giderler borç alan şirket/kurum için kanunen kabul edilmeyen giderdir.
Bu giderleri borç alan şirket giderlerinden çıkartacak ve vergi matrahından düşmeyecektir. Ancak örtülü sermaye veren ortağa bu faiz ve kur farkı gideri gelir olarak yansıyacaktır.
A ortak 48.000 YTL dağıtılmış kâr payı sayılacak. Net olduğundan yüzde 15 stopaj uygulanarak brüte çevrilecek ve kâr dağıtım tutarı 55.200 YTL olarak bulunacaktır. Bu kişi gelir vergisi beyanına tabi olacaktır.
B ortak şirket olduğundan kur farkı geliri gelir olarak addedilmeyecektir. Faiz geliri olsa idi bu da iştirak kazançları istisnası nedeniyle vergiye tabi olmayacaktı.
Dikkat edilmesi gereken önemli hususlar
- Örtülü sermayenin hesaplanması eğer buna ödenen veya hesaplanan faiz ve kur gideri (finansman gideri) varsa borç alan kişi bakımından bu kanunen kabul edilmeyen giderdir.
- Borç veren kişi gerçek kişi ise örtülü sermayeye tekabül eden faiz bu kişiye net dağıtılmış kâr payı sayılır ve bu kişi gelir vergisine tabi olur.
- Borç veren tam mükellef kurum ise faiz gelirleri dağıtılmış kâr sayılmaz. Çünkü şirketlerin aldığı kâr payları iştirak kazançları istisnası nedeniyle vergiye tabi tutulmaz.
- Borç veren dar mükellef için dağıtılmış kâr dağıtılmış sayılır ve vergi kesintisi yapılır.
- Kur giderleri borç veren için gelir doğurmaz. Borç veren için gider olmaktan çıkartılır.
- Hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerden ödenmeyen, ancak tahakkuk eden giderler kastedilmektedir.
Mustafa Pamukoğlu


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.