Eğitimde Yönümüz Nereye?-Ahmet EROĞLU
Nisan 29, 2008 - AHMET EROĞLU
Ulus olarak sözlü iletişimi yaşamımızın her alanında çok kullanırız.
Yani yazmak yerine, konuşmayı tercih ederiz.
Bu durumun tarihsel, toplumsal, eğitimsel ve dinsel nedenleri var.
En büyük ortak paydalarımızdan biri de;
Konuştuğumuz, söyleştiğimiz, tartıştığımız konuyu güçlendirmek için, yabancı ülkelerden örnek alıntılar yapmamızdır.
Her alanda olduğu gibi, eğitim-öğretimde de örnek alıntılar yaparken, ciddi ön yargılarımız yönlendirir bizi.
Özellikle ABD, Almanya, İngiltere, Fransa gibi gelişmiş ülkelere, körü körüne bir koşullanmamız vardır:
“ABD üniversiteler cennetidir.
Alman Eğitim Sistemi çok başarılıdır.
Fransız teftiş sistemine geçelim.
İngilizce eğitim-öğretim, bütün okullarımızda uygulanmalıdır…” gibi.
Örnekleri çoğaltmak olası…
Türk Eğitim Sistemindeki sorunları, yukarıdaki gelişmiş ülkelerin sistemlerini taklit ederek çözebileceğimize inanırız.
Oysa bunları son 30 yıldır hep denedik.
Eğitim-öğretim sorunlarımızı bir türlü çözemedik.
Çözemediğimiz gibi, daha da karmaşık bir hale getirdik.
Sorunlarımızı;
Ulusal gereksinimlerimizi temel alan,
Ulusal özgünlüğü olan,
Öğrenci odaklı,
İşlevsel,
Ulusal bilince dayalı, ama çağdaş, evrensel gelişme ve değişmeleri izleyen, çıkarımları değerlendiren,
Laik, demokratik ve bilimsel bir eğitim politikası oluşturup uygulayarak ancak çözebiliriz…
Finlandiya, bu konuda oldukça önemli, özel bir örnektir.
Kendilerine özgü yaratmış oldukları eğitim sisteminin başarısı, uluslararası alanlarda kabul görmüştür.
Tıpkı bizim, 30′lu, 40′lı yıllarda yaratmış olduğumuz bize özgü eğitim kurumları olan ve dünyaca örnek alınan “Köy Enstitüleri” gibi…
Kısa adı PISA olan “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı”na katılan ülkelerin sonuçlarını karşılaştırmalı olarak değerlendirdiğimizde, önemli dersler çıkarabiliriz.
Bu projede 15 yaş grubu öğrencilerin:
Okuma yeteneği,
Matematiksel düşünme düzeyi,
Fen Bilgisi ve sorun çözme becerisi ölçülüyor.
29 OECD ülkesi olmak üzere, toplam 40 ülkeden 250 bin öğrenci katılmış, değerlendirme sınavına.
Türkiye 159 okuldan 4855 öğrenci ile temsil edilmiş.
Sonuçlara baktığımızda, eğitimde örnek alınmasını önerdiğimiz o büyük ülkeler, büyüklüklerini koruyamamışlar.
Matematikte;
Finlandiya birinci,
Güney Kore ikinci,
Hollanda üçüncü,
Japonya ise dördüncü…
ABD, Fransa, İngiltere ilk onda bile yok.
Fen Bilgisi, okuma ve sorun çözmede de durum farklı değil.
Finlandiya üç dalda, Güney Kore ise “Sorun Çözme” de birinci.
Türkiye ise, tüm dallarda en sondaki Meksika’yı geçebilmiş yalnızca.
İlginçtir; üç dalda birincilik alan Finlandiya, AB içinde, üretim araçlarının çok önemli bir bölümünü hala kamunun elinde tutan bir ülke.
Yani, “Sosyal Devlet” ilkesine sıkı sıkıya bağlı!
Yön duygusunu kaybetmiş ülkem insanına, yönünüzü ABD’ ye, AB’ye çevirin diyenlere!
Ve
Devlete;
“Elindeki kar eden tüm kuruluşları sat!” diye akıl verelere, önemle duyurulur!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.