Dünya nükleer enerjiyi terk ederden - Dr. Yüksel Cavlak
Nisan 29, 2008 - Genel
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, inat ve israrla “Nükleer enerjiden vaz geçmedik. Enerjide dışa bağımlıyız. Bu verimliliği sağlarsak ülkemizin dövizi hem ülkemizde kalacak, hem çevreyi kirletmeyeceğiz” diyebiliyor.Ve bunları ifade ederken de herhalde, Çernobil ve birkaç yıl önce İsveç’te olan olayı unutmuş olmalı ki, “Çevreyi kirletmeyeceğiz” sözünün altını çiziyor.
Çernobil faciası, binlerce ölüme neden olduğu gibi, ardından da kanser vakaları bıraktı. Gene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Doğukaradeniz ve çevresinde yaşananları unutmuş olmalı. Ülkemizde yeteri kadar güneş ve rüzgâr varken, başka bir enerji kaynağını aramanın bir anlamı olabilir mi? Bugün Avrupa”nın birçok ülkelerinde, güneş ve rüzgâr enerjisinden faydalanmak için çalışmalar yapılmakta ve yapılmış olan atom reaktörleri de kapatılmak üzeredir. Peki, bu ülkeleri yönetenler neden bu yanlız çevreyi değil, bütün dünyayı tehlikeye okacak olan bu atom enerjisinden kurtulmak istiyorlar? Nedenini uzun uzun anlatmaya gerek yoktur. Merak eden, açar Çernobi dosyasını gerçekleri öğrenir…
Bakanın dediği gibi, gerçekten çevreyi kirletmek istemiyorsak, ülkenin her tarafına bırakılmakta olan kimyevi artıkları ilk önce temizleyelim de, toprak da, su da kendine gelsin. Türkiye için, atom enerjisi asla ve asla bir alternatif değildir. Hem alternatif değil hem de karlı değil. Döviz ülkede kalmayacak, tam tersine dolarlar dışa akacak ve sonunda bundan faydalanan da gene yabancılar olacaktır. Gerçekten dövizin ülkede kalmasını istiyorsak, atom enerjisinden önce, çok ucuza mal olan ve doğayı kirletmeyen güneş ve rüzgâr ve hatta su enerjisinden faydalanabilir.
Bakan, Roma’da 80 ülkenin enerji bakanları ile görüşme yaptığını ve hepsinin nükleer enerjiye geçme çalışması yaptıklarını ve ABD’nin 30 tane nükleer santral kurduğunu, ayrıca diğer ülkelerinde yoğun bir faaliyette olduğunu toplantıda anlatmaya çalışmış. Acaba biz mi yabancı basında yanlış okuduk. Onlar tam tersini yazıyorlar. Birçok ülke bu çok tehlikeli santralardan kurtulmak istiyorlar, değil yenisini yapmak!
Biz gene inadım inat, “ülkeye bu belayı getireceğiz” diyoruz!
Hem çok tehlikeli hem de çıkacak pahalı. Ve de dışa bağımlığı işin cabası!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.