Dün Neredeydiniz? - Orhan Bursalı
Nisan 29, 2008 - ORHAN BURSALI
Siyasette önemli gelişmeler oluyor: Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç ‘ın anayasal düzeni savunan ve AKP politikalarını eleştiren açıklamalarının ardından, AKP Milletvekili Vahit Erdem konuştu ve a) parti keşke bu kadar çok oy almasaydı, b ) ülkede kutuplaşma arttı, c ) atamalar liyakata göre yapılmıyor ve Türkiye bizden ve onlardan diye bölünüyor, eleştirilerini yöneltti.
Dikkat ediniz, bunlar bizim de 5 yıldır AKP’ye yönelttiğimiz eleştiriler… Bu saptamaları, “solcu” olduğumuz, AKP’ye “kesin düşman” olduğumuz için değil, öncelikle Türkiye’yi ve geleceğimizi düşündüğümüz için yapıyoruz!
Hiçbir parti, hatta belki de DP bile, ülkeyi AKP kadar ikiye bölmemiş, bir toplumdan iki toplum-iki cemaat, birbiriyle ilgisiz iki kültür yaratamamıştı! AKP ve destek verdiği Fethullahçı ve dinci tarikatların faaliyetleri, toplumun “gen” lerini ikiye parçalamış, iki farklı genetik karakterli canlılar topluluğu ortaya çıkarmıştır!
***
Bu iki başlı canlının bir arada bulunması mümkün değil! Laik düzen ile dinci düzen bir arada yaşayamaz! Bu ikisinin de “ılımlısı” olmaz!
Hiçbir Avrupa ülkesi ” ılımlı laik ” değil! Dünyada hiçbir ülke laikliği dışlayarak demokratik olamaz!
Türkiye’de ” ılımlı laik ” veya ” ılımlı İslam ” devleti veya yönetimi olamaz, ılımlı laiklik denen şey derhal İslami devlete-topluma dönüşür! Hem de kısa zamanda! Nitekim bunun belirtilerini değil kendisini yaşamaya başladık!
Çünkü;
a ) Sahip olduğumuz kültür, b ) dini her zaman siyasete alet etme alışkanlığı veya geleneğimiz , c ) ülkede bilim, teknoloji, düşünce, sanat, spor üretme kapasitesinin, çağdaşlığın çok altlarda seyretmesi, d) esas kendi ayakları üzerinde duran, üreten ve iş alanları yaratan bir ekonomik yapının inşa edilemeyişi ve büyümenin ve gelişmenin her zaman dış desteklere muhtaç olması, e ) toplumun yarısını oluşturan kadınlar üzerindeki büyük feodal baskı, f ) ülkemizde kişi başına neredeyse 10 yılda 1 kitap okuma oranına düşmesi ve benzer nedenler, durumlar ve koşullar…
Genetik olarak iki farklı toplum arasındaki “kan uyuşmazlığı”, sınıf mücadelesinden bile çok daha keskindir!
Sınıf mücadelesi için sınıflar birbirine muhtaçtır, birlikte var olmak zorundalar!
Ama laik ve İslami yönetim, birbirini reddeden iki ayrı kategoridir!
****
AKP iktidara geldiğinden beri, Türkiye’nin kuruluş köklerini kese budaya, “çok karılı” toplum üretimine hız veren politikalarıyla, Türkiye’nun kurucu ilkelerine karşı yeni bir toplum-devlet yönetimi peşinde koşuyor!
Bu amaca yönelik hem yerel hem de merkezi yönetim olarak var gücüyle çalışırken, “entelektüel camia” dan yaptığı devşirmeleri de kullanıyor!
Ortaya çıkan sonuç: Vahit Erdem, Haşim Kılıç ve diğerlerinin haklı, Türkiye’yi düşünen keskin tepkileridir!
Bakıyoruz, örneğin Taha Akyol , Erdem’e kulak vermesi için AKP’ye sesleniyor! Aynı şekilde Haşim Kılıç’ı da övüyor! Daha önce neredeydiler?
Ancak, Erdem’i ” İçimizdeki yabancı! ” diye niteleyen Dengir Mir Fırat ise, merak ediyorum, kimin ve neyin hizmetinde!?
Ve şüphesiz AKP’nin “entelektüelleri” ne de sormak gerekir: Sizler neredesiniz? Bu soru abesle iştigal şüphesiz: Çünkü onlar, AKP’ye ” yürü, durma, uzlaşma, vur vur inlesin, yer gök dinlesin, yok et onları!” temposu tutup, Türkiye’nin bölünmüşlük ve parçalanmışlığını hızlandırmaya çalışıyorlar! Tam bir emperyalist işbirlikçiliği!
AKP ya Türkiye’nin partisi olacak ya da bu karmaşanın altında kalacak! Sadece yüzde 47 oy ve Meclis’te kesin çoğunluk, bir partiyi mutlaka Türkiye’nin partisi yapmaz! Umalım ki AKP’de bu öğrenme süreci başladı! Umalım mı?..
Süha Nakkaş: “Tesettürcü modacının eşlerinin yaşları nedir? (3 karıyı kapatıyor hakaret olmuyor da, nedense ‘karım’ diyemiyormuş, çok kaba imiş, hanım diyormuş!) Yaşlarını açıklarsa bu zaten kendiliğinden ortaya çıkacak. İlki ile sonuncu arasında en fazla 3-4 yaş fark varsa gidip elini öpeceğim! Ayrıca kendine yöneltilen “kızlarınızın bir adamın 3. veya 4. eşi olmasına ne dersiniz, sorusuna da gak guk etmiştir. İslam adı altında alenen erkekler kendi dünyalarını oluşturmaya çalışıyor. Bizler bu cahil ve bilinçsiz kadınlarımızın haklarını da korumakla yükümlüyüz!”
Orhan Bursalı
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.