İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Nükleer Lobiler Bizi Ecelsiz Öldürmekteler!-Ahmet EROĞLU

Nisan 27, 2008 - AHMET EROĞLU

Hafta sonu Nükleer Karşıtı Platform’un “Akkuyu Nükleer Santrali”ne ve “Balık Çiftlikleri”ne hayır mitingi yapıldı.
Son yıllarda yapılan en etkisiz, en cılız ve en coşkusuz mitinglerden biriydi.
Üzüldüm!
Neredeydi halk?
Nerdeydi platform bileşenleri?
Nerdeydi turizmciler, turizm yatırımcıları?
Yazık!
Artık tehlikenin kapımıza dayanmış olması yetmiyor; mutlaka gelip bizi vurması mı gerekiyor? Harekete geçmemiz, duyarlılıklarımızı alanlarda yüksek sesle ifade etmemiz için?
İş işten geçiyor; hatta geçmek üzere, emin değilim, ama belki de geçti!
Yıllardır yazıyorum bu konuyla ilgili.
Yazmak, çizmek, konuşmak yetmiyor!
Halk, yaşamlarıyla, yaşam alanlarıyla ilgili konuları kendisinin sahiplenmesi gerekiyor.
Halkın içinde olmadığı güç, ne yazık ki enerjiye dönüşemiyor; harekete geçip, sorun çözemiyor!
Konuya duyarlı az sayıda ki kişi ve örgütlerin yerel ya da ulusal ölçekteki eylemleri de etkisiz kaldığı için ciddiye alınmıyor!
Böylece ortalık lobilere kalıyor!
Bu lobiler de istediği gibi at oynatıyor!
Şimdi, yıllar önce yazdıklarımı bir kez daha anımsamakta yarar var!
Günümüzde sürekli gelişen ve dolaşan teknolojinin, insanların günlük yaşamlarına doğrudan ya da dolaylı müdahale ettiği bir dünyada yaşıyoruz.
Çoğalıyoruz; çoğaldıkça daha çok tüketiyoruz; daha çok tükettikçe, daha çok üretime gereksinim duyuyoruz.
İkinci, üçüncü konut istiyoruz…
Daha lüks otomobil özlüyoruz…
Daha fazla enerji tüketiyoruz…
Hiç bitmeyeceğini düşündüğümüz kaynakları plansızca ve sorumsuzca harcayarak, aslında kendi geleceğimizi tüketiyoruz.
Hava yok oluyor!
Su yok oluyor!
Toprak tükeniyor!
Bitkilerimiz azalıyor.
Ormanlarımız, hayvanlarımız, balıklarımız, kuşlarımız her şey, her şey yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.
Ülkesine, halkına ve kendine karşı sorumluluk duyan MEŞRU SERMAYE namusluca gereksinimlerimizi giderecek üretimler yapmaya çalışırken, VAHŞİ SERMAYE, daha çok kar adına her şeyi, herkesi, yıllarca süründürüp yok edebilecek, insan ve doğaya düşman teknolojileri, geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelere satmak için eli kanlı ortalıkta dolaşıyor.
Akıl almaz paralar saçarak, lobiler oluşturuyor; yerli işbirlikçiler satın alıyor ve bunları kendi halkıyla çatıştırıyor!
İşte örnek: Nükleer Santral Satıcıları…
Avrupa’da ve gelişmiş ülkelerde artık alıcı bulamıyorlar.
Yüz milyarlarca dolarlık yatırım yaptıkları bu ölüm teknolojilerini şimdi bize dayatıyorlar.
Masumane ve maskeleriyle aramıza giriyorlar;
“Sizin enerjiye, daha çok enerjiye gereksinmeniz var.”
“Kesin ve tek çözüm ise: ‘Nükleer Santral’dir” diyorlar.
Hem de AKKUYU’yu, Akdeniz’le Toroslar’ın denizle buluştuğu, çam ormanları arasında, Akdeniz mavisinin, yeşille el ele tutuştuğu yeri seçiyorlar…
Biz, enerji üretimine değil, atom santraline karşıyız.
Ekonomimizin, bitebilir nitelikteki kaynaklar yerine, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, hidroelektrik, jeotermal, biogaz… gibi sürekliliği olan kaynaklara dayandırılmasını istiyoruz.
Çünkü bu kaynaklar açısından zengin bir ülkeyiz.
Sonuç olarak;
Bizler ülkemizi, çıkar adına bilim yapanlar ile kirlenmiş politikacıların, tutku ve tehlikeli oyunlarına teslim etmeyecek kadar çok seviyoruz.
Ecelsiz ölüme hayır! Diyoruz.
Bu nedenle de yaşam alanlarımızda nükleer santraller istemiyoruz;
Ne Akkuyu’ya!
Ne Sinop’a!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS