İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Ekonomiyi yanlış zeminde tartışıyoruz - Esfender Korkmaz

Nisan 27, 2008 - ESFENDER KORKMAZ

DİKKAT edersek, gerek medyada ve gerekse kişi ve kurumların görüşlerinde, ekonomik sorunlar, kısa vadeli ekonomik sorunlara bağlı olarak tartışılıyor… Tartışmaların yüzde doksanı kur, faiz ve borsa üçgeni içinde geçiyor…
İstikrar konusunda tartışılan konular ve önerilen çözümler ise “dalgalı kur rejimi” ve “faiz dışı fazla” “mali disiplin” gibi önlemler ağırlıklıdır… özellikle Maliye Bakanı, ekonomik performansın tek ölçütü olarak, devlet bütçesini ve borç göstergelerini vermektedir.
Ekonomik olayların bu çerçevede tartışılmasının iki temel nedeni var:
1) Finans sektörü, borsada işlem yapan spekülatif sermaye ve bunların medyasının işine böyle geliyor. Bu sektörler piyasaya hakimdir. Kısa sürede spekülatif kar elde etmek istiyorlar. Uzun dönemli düşünmüyorlar. Yanlışları da buradadır. Çünkü kısa dönemde riskler de yüksektir. Bazı bankalar yurt dışında ciddi bankaların girmeyeceği mortgage gibi riskli piyasalara girmiştir.
Hükümet günübirlik bakıyor
2) Hükümetin uzun vadeli yapısal çözümler işine gelmiyor. Yapısal sorunların çözülmesi maliyet gerektirir. Hükümet bu maliyetlere girmek istemiyor. Ancak bu defa da piyasalarda kırılganlık artıyor. Siyasi iktidarı ve toplumu daha kötü kader bekliyor.
Gerçekte ise ekonomik istikrar sorunun temelinde, iktisat biliminin iki temel unsuru arz ve talep sorunu yatmaktadır…
Bölüşüm sorunu talep yapısını etkilemiştir… İşsizlik ile çalışanların reel gelirindeki gerileme, iç borç faizleri ve uygulanan teşvik politikaları gelir dağılımının aşırı bozulmasına ve talep yapısının çarpık bir nitelik kazanmasına neden olmuştur. Otomobil, beyaz eşya gibi ürünlere olan talep artmıştır… Buna karşılık zaruri mallara olan talep daralmıştır.
Yine iç borçlara ödenen yüksek reel faiz, düşük kur politikası, arz yapısını bozmuştur… İthalatın artmasına ve yatırım hacmi daralmasına yol açmıştır.
Sorun arz-talep dengesidir
ORTA ve uzun dönemde arz-talep dengesinin sağlanması ve neticede istikrar sorununun çözümü için, gelir dağılımı ve istihdam öncelikli politikaların uygulamaya sokulması gerekir.
Öte yandan, ekonomi yönetiminin de şeffaflaşması gerekiyor… Ekonomi yönetimi piyasalara yanlış sinyaller verirse, gerçekleri bilenle bilmeyenler arasında haksız rekabete yol açmış olur.
Özellikle TÜİK son iki yıldır rakamları çarpıtarak piyasaya yanlış sinyaller veriyor. Piyasa zaten şeffaf değil… Eğer bir de ekonomi yönetimi aynı piyasayı yanlış bilgilendirirse, bu durum piyasadaki belirsizliği ve kirlenmeyi tırmandırır..

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS