İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Ciddi Uyarılar - Hikmet Bila

Nisan 27, 2008 - HİKMET BİLA

Son günlerde kimi çekingen, kimi daha açık olsa da peşpeşe uyarılar, eleştiriler yağıyor. Yapılan yanlışlara koruma sağlayan medya perdesine rağmen, muhalefet sesleri yükseliyor. Hepsinin bir anlamı var:
Vahit Erdem (AKP Kırıkkale Milletvekili): (Türbanla ilgili) Anayasa değişikliği Türkiye’nin maalesef iç gerilmelerini son safhaya getirdi ve bugünkü tablo ortaya çıktı… Cumhurbaşkanı uzlaşmayla seçilseydi, bugün yaşanan sıkıntılar yaşanmazdı… (Kapatma davasıyla ilgili) Anayasa Mahkemesi karar vermeden önce yapılacak bir anayasa değişikliğine taraf değilim… Referandum kararı alnması da yanlış… Atamalarla ilgili kamuoyunda çok şüphe var.
Haşim Kılıç (Anayasa Mahkemesi Başkanı): Sorunlar ötelenmekte, gerginlik tırmandırılmaktadır. Toplumun siyasal, etnik ve dinsel kesimleri arasında ciddi bir güven bunalımının olduğu saklanamaz bir gerçektir. Güvensizlik, kavgayı ve dayatmaları da beraberinde getirmektedir. Gücü elinde bulunduranlar karşı düşüncedekilerin güvensizliğini ve korkularını ortadan kaldıracak çözümleri üretmediği sürece bu çatlak derinleşecektir… Özgürlüklere tehdit oluşturması bakımından bir kişinin sınırsız iktidarı ile çoğunluğun sınırsız iktidarı arasında özde bir fark yoktur… İktidar yozlaştırır, mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır.
Arzuhan Doğan Yalçındağ (TÜSİAD Başkanı): Siyasette ve toplumda uzun süredir görülmeyen bir kutuplaşma yaşanıyor. Böyle bir ortamda kutuplaşmayı sürdürmekte ısrar etmek herkesin kaybetmesi anlamına gelecektir… İlk önce, kuvvetler ayrımına dayalı, laik yapısı ileri derecede güvence altına alınmış, bireysel ve kolektif hakları çağdaş ölçülerde geliştirilmiş, hukuksal temeli ve yargı bağımsızlığı güçlendirilmiş demokratik bir Türkiye üzerinde mutabakat sağlanması gerek.

Thomas Ferenczi (Le Monde gazetesi): Avrupa Birliği’nin AKP hakkındaki kapatma davasına ilşkin tutumu garip. Komisyon üyesi Olli Rehn dava konusunda yargıyı eleştiriyor. Oysa, Avrupa Birliği’nin sürekli savunduğu hukuk devletinde esas olan, anayasaya saygının yüceltilmesi ve yargının gerekirse hükümeti kınaması değil mi?.. Burada mesele, Türk Başbakan’ın, ülkesini demokrasiye götürmeye kararlı olup olmadığını veya Türkiye’nin Avrupalı dostlarının, Türkiye’de de birçok kişinin korktuğu gibi tırmanan İslamlaşma tehdidini küçümseyip küçümsemediklerini bilmektir.
***
Dikkat ederseniz, sözlerinden alıntılar yaptığımız bu kişiler, mevcut iktidarla kavga etmeyen ve kavga etmek niyetinde de olmayan kişiler ya da gruplar. Bugüne kadar iktidarın ya da iktidar zihniyetinin karşısında yer almamışlar. Demek ki, gidişatın yanlışlığı bir yerde kendini gösteriyor ve o insanlara ve gruplara da ‘dur’ dedirtiyor.

Tarafsızmış gibi, liberalmiş gibi görünen, ama iktidarı belli hedeflere doğru kışkırtmak için gece gündüz çabalayanlardansa, çıt çıkmıyor.

Hikmet Bila

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS