Başkan oyunu belli etmedi mi? - Güngör Mengi
Nisan 26, 2008 - GÜNGÖR MENGİ
Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümü töreninde Başkan Haşim Kılıç’ı dinlerken düşündüm:
Türbanla ilgili Anayasa değişikliğinin iptali istemi ile AKP’nin kapatılma davası üstünde karar oluşturma süreci yaşayan bir yüksek mahkeme, kuruluş yıldönümü nedeniyle bile olsa ses vermek zorunda mıdır?
Başkanının manifesto çağrışımı yapan sarsıcı eleştiri ve önerilerle dikkatleri üstüne çekmesi çok mu lâzımdı?Hiç gereği yoktu.
Tuhaf olmuştur.
Bu yıldönümü, toplumun yargıya güvenini artırmak için kullanılabilirdi. Ama Başkan Kılıç güvensizliği kaşıyan bir tutum benimsemiştir.
O konuşurken Başbakan’ın da yazılı metin üstünde yargıyı eleştiren sözlerinin altını çizdiği görülmüştür.
Başarı mı şimdi bu?
Tablo zaten başlı başına bir acıklı komedi çelişkisi.
AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelmesine sebep olan Gül ve Erdoğan sanık sandalyesi yerine şeref koltuğunda oturuyorlar.
Onları memnun edecek şeyler söylemek, ihsas-ı rey, yani oyunu açık etmek değil midir?
Tabii Haşim Kılıç bazı doğruları tekrarlamak suretiyle, kamuoyunu ters yönde etkilemekle görevli misyonerlere karşı sağduyuya hizmette bulunmuştur.
Meselâ “sosyal barışın vazgeçilmezinin laiklik” olduğunu söylemiş, İngiliz düşünür Lord Acton’un “İktidar yozlaştırır; mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır” sözünü hatırlatarak iktidarın sınırlandırılması fikrini savunmuştur ama ne fayda…
Ardından anayasa yargısına siyasi iktidarın beslediği güvensizliğe hak vererek bir yüksek hâkim gibi değil siyasetçi gibi hareket etmiştir.
Anayasa Mahkemesi üyelerinden bir kısmının meclis tarafından seçilmesini istemekte yanlışlık olmayabilir. Ama mahkemeyi şu kritik aşamada zedeleyecek değerlendirmede bulunmanın hiçbir gereği ve nedeni yoktu.
Başkan Kılıç, bu iki davadan çekilmek borcu altındadır!
*****
Değişim yok
Bugün CHP Kurultayı toplanıyor. Delegeler “iç toplantı”da değişim istemişler.
Genel Başkan Deniz Baykal da boyunu aşacağından korktuğu bir dalga görmemenin güveni içinde şu cevabı vermiş:
“Revizyon yapacağım ama kimse köklü değişiklik beklemesin!”
CHP Türkiye’nin en eski partisidir. Değişim geçirmiştir ama demirin paslanmasına benzeyen bir değişimdir bu.
Yani CHP’den dolayı Türkiye’nin ufkunda heyecan verici bir değişiklik gerçekleşmesini yazık ki yine ümit edemeyeceğiz.
Baykal donanımlı, temiz ve yetenekli bir siyasetçi olabilir. Ama bir eksiği var ki yenilgiye endeksli kaderini değiştiremiyor. Bunu anlaması için kaç kere daha yenilmesi gerekiyor?
Bu kurultay onu, bir yıl sonraki yerel seçimlere kadar taşıyacaktır.
Aynı kader hükmünü tekrarladığı zaman ne yapacak?


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.