İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Tasarımsızlık - Prof.Dr. Mümtaz SOYSAL

Nisan 25, 2008 - Kategorilenmemiş

FRENKÇESİ proje ama, Türkçesiyle düşünmek daha doğru olacak galiba. Tasarım, neyi gerçekleştirmeyi tasarlıyorsanız o düşünceyi önceden belirlemek, olabildiğince somut ve kolay anlaşılır biçimde gözler önüne koyup zihinlere yansıtmak demek.Politikacı açısından bakılırsa, bunun anlamı iktidara geldiğinizde neyi nasıl yapacağınızı açıklamak demektir.

Parti programları bunu anlatmaya yetmez. Başa geçen her yiğidin o yoğurdu yiyişi başka olacaktır. Örneğin CHP nin programı, altı okuyla bellidir de oklardan hangisinin ne ölçüde ve nasıl kullanılacağı liderin tutumuna bağlıdır. Dolayısıyla, liderliğe aday olanlardan beklenen, her şeyden önce ülkeye ilişkin tasarım larının ne olduğunu açıklamak olmalıdır.

Yarın, yine bir kurultay günü. Ama, her zaman olduğu gibi, ana konu iyi yönetim . Muhalifler, her zaman olduğu gibi, partinin iyi yöneltilmediğini söylemekteler. Birkaç grup var ama, hiçbiri Biz daha iyi yönetiriz in dışında, başa geçip partiyi iktidara taşıyınca, nasıl bir Türkiye için çalışacaklarını, hangi sorunu nasıl çözeceklerini ortaya koyma gereğini duymuşa benzemiyor.

Lider, ana muhalefetin başı olarak genellikle Başbakan ın konuşmalarına karşı laf yetiştirmekle meşgul olup kendi tasarımından söz etmeye gerek duymadığı gibi, lideri değiştirmek isteyenler de kötü yönetimin yerine geçip iyi yönetim olmaktan öteye fazla bir şey söylemiş değiller. Oysa, iktidara karşı ülkenin geleceğine yönelik tasarımlı bir ana muhalefet halk yığınlarının partiye dönük ilgisini canlı tutmaya yarardı; liderin yönetimine karşı parti içi muhalefeti sürdüren iyi yönetimciler de iktidar tasarım larını ortaya koyup ülkeyi nasıl yöneteceklerini belirterek kendi gradolarını yükseltmiş olurlardı .

Kim bilir, CHP ye uzaktan bakanların orayı içe dönük bir didişme yumağı olarak görmelerinde bu iki yanlı kusurun rolü olmuştur belki de.

Böyle olumsuz izlenimlerle CHP ye kusur bulmak kolaydır; ama kusurları buldukları ve eleştirdikleri halde oraya umut bağlamaktan vazgeçmeyen ve Bu kurultayda da olmadı, inşallah gelecek kurultayda diyerek yeniden gün saymaya başlayan insanlara ne demeli?

Onlar da Atatürk ün partisi ni uzaktan seyredip aleyhinde konuşmaktan başka bir şey yapmamakla ya da mitingden mitinge koşuşturmakla Atatürk ün cumhuriyeti ne karşı ödevlerini yerine getirmiş mi oluyorlar? Cumhuriyeti tehlike altında görenler, kurtarıcılığını da başkalarından mı beklemelidirler? Şu sıra politikadan uzak kalmak, ülkenin yakın geleceğini şimdiki iktidar sahiplerinin karanlık niyetlerine teslim etmekten başka bir anlam taşımaz. Bu tehlikeye karşı bir seferberlik gerekiyorsa, seferberlik herhalde başkalarının cepheye koşmasına seyirci kalmak olmamalıdır.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS