İzmir Kitap Fuarı’ndan… - Server Tanilli
Nisan 25, 2008 - Kategorilenmemiş
Bu yılki İzmir TÜYAP Kitap Fuarı, 19 Nisan’da başladı.
İlan edilen programı uygulanıyor…
Halktan ve aydınlardan büyük bir katılımla; İzmir’in nasıl bir kültür kenti olduğu da görülüyor. Bunu biliyorduk; şimdi daha da anlıyoruz.
Söyleşiler, konferanslar, açıkoturumlar, dinletiler günlerdir sürüyor.
Özetle, 13. İzmir Kitap Fuarı unutulmaz olarak kalacak…
Şu anı da unutulmayacak: Fuarda okurseverlerin bizlerden sık sık sordukları şu oldu: “ İlhan Selçuk’ un sağlığı nasıl gidiyor?” Bizler de, gelişmeleri özetliyor ve geleceğe umutla baktığımızı söylüyorduk. Gözlerdeki sevinç yaşları da umutla karışıyordu.
Son günlerde şu haber ise fırtına gibi esti:
“İlhan Selçuk, bugün yatağında kahvaltısını yaptı ve Cumhuriyet’i okudu…”
Umut birden gerçeğe dönüştü; İlhan Ağabey’in kalkıp aramıza karışması bir gün sorunudur artık!..
*
Fuarda ben de bir söyleşi yaptım ve konu da “21. Yüzyılın Eşiğinde Laiklik” ti.
Söylediklerim özetle şu idi:
Laiklik, yani dinle siyasetin birbirinden ayrılması bir Batı buluşudur. İlk kez orada ortaya çıkar, büyük bir kavganın konusu olur ve devletin temel ilkelerinden biri olup çıkar ve yine Batı’nın buluşu olan demokrasi de “laik bir demokrasi” dir.
Demokrasinin olduğu gibi laikliğin de Batı’da da sorunları vardır. Ancak “laikliğin dostları” ağırlıkta olduklarından, sorunlar da çözülür gider.
Türkiyemizin bir özelliği, Müslüman dünyada ilk kez laik bir devlet kurmasıdır. 1923 Devrimi, bağımsız bir ülkede, böyle çetin bir davaya el atmıştır. Ve çok geçmeden, gündeme demokrasiyi de alıp, yine Müslüman dünyada “laik bir demokrasi” yaratmak istemiştir.
Bu, bir ütopya değildir.
Ne var ki, laikliğin meyvaları devşirilirken demokrasi döneminde, siyasal iktidarların düpedüz ihaneti ile karşılaştık.
1950′den beri sürüyordu ihanet.
İslamcı partilerin kurulması ve iktidara gelmesi, laik devleti yıkmanın günü de gelmiştir zannını yaratmıştır.
AKP, bu yanlışın kurbanı olarak ortada!
Anayasa Mahkemesi’nde açılan kapatma davası, korkunç delillere dayanıyor ve büyük yankılara yol açmıştır.
Batı dünyası, Türkiye’de İslamcı tehlikeyi görmeyip davayı demokrasiye karşıt olarak yorumlamıştır ve bu tavrı hâlâ sürüyor. Hele hele Avrupa Birliği adına konuşanların demokrasi ve laiklik kavramları üstüne bilgileri kuşkulandırıcı haldedir. Türkiye’de sürü sepelek dolaşan “Yobaz ve hokkabaz” ların bir türü de AB’de dolaşıyor. Onlardan istediğimiz ise şudur: Gölge etmeyin!
*
Fuarda ilgimize çarpan eserler ise şunlar:
Turgut Özakman ‘ın Diriliş, Vural Savaş ‘ın AKP Çoktan Kapatılmalıydı ve Emre Kongar ‘ın Tarihimizle Yüzleşmek, ilgileri sürdürürken, Günizi Yayıncılık’tan şu iki eser: Hikmet Çetinkaya ‘dan Fethullahçı Gladyo; Faruk Şen ‘den Ayyıldız Altında Sürgün.
Sel Yayıncılık’tan, Semih Poroy, Feklavye; Berfin Yayınlar’dan: Faik Bulut, Ordu ve Din, Devlet Gözüyle İslamcı Faaliyetler (1826-2007); Nurettin Koç, Laik Eğitimden Şeriatçı Eğitime-Ulusal Eğitimde Çöküş Süreci; Abit Dursun, Turan Dursun ve Aydınlanma.
Asya Şafak Yayınlar’dan: Bayram Kaya, Türk Felsefe Tarihi; Erol Bilbilik, Geniş Ortadoğu Projesi; Yılmaz Dikbaş, Avrupa Birliği. Tabuta Çakılan Son Çivi.
Literatür Yayıncılık’tan Mahmut Makal Kitaplığı: Bizim Köy, Hayal ve Gerçek, Yeraltında Bir Anadolu, Deli Memedin Türküsü, Bozkırdaki Kıvılcım Enstitüler.
Pencere Yayınlar’dan, Michael J. Arlen, Ararat Yolculuğu; Turgut Acar, Mor Kapı; Hülya Ergün, Halı; Nancy Krikoryan, Zabel; Mehmet Özgen, Çağdönümü ve Marksizm.
Kavim Yayınları’ndan, Doğan Emrah Zıraman, Aşağılama İlişkileri Üzerine Tezler.
Peri Yayınlar’dan, Veysel Çamlıbel, Kavalımın Sesindeki Büyü.
Kırmızı Yayınları’ndan, Bahadır Gülmez, Edebiyat, Müzik ve Resimle Yaşamak ya da Roland Barthes; B. Strauss, Evlerde Uyur Uyanık Yalanlar; Erhan Bener, Eski Dostlar, Türküsünü Arayan Adam, Açık Pencere; İsmail M. Başat, Gökyüzünden Başka Sınır Yok; Özdemir İnce, Ağustos 1936; Özdemir İnce, Bir Ana Heykeli; Behçet Aysan, Düello; Comte de Lautreamont, Maldoror’un Şarkıları; Ch. Baudelaire, Paris Kasveti; Aziz Nesin, % Kaç Aptalız?; Enis Batur, Pasaport Damgaları; Erdoğan Aydın, Öteki Tarih; Anthony Giddens, Sosyoloji.
Server Tanilli
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.