İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Ekonomik Bir Fırsat mı? - Öztin Akgüç

Nisan 25, 2008 - Kategorilenmemiş

Bir bunalımın, krizin, bir fırsat, yeni olanaklar yarattığı söylenir. Gerçekten yakın ekonomik tarihimiz anımsandığında sağgörülü (basiretli) davranıldığında, bunalımların fırsat yarattığı görülmektedir.

1929-1930 dünya büyük ekonomik krizi, Türkiye’nin o döneme kadar izlediği, özel sektörü teşvik yolu ile sanayileşme politikasının yürümediğini, yürümeyeceğini göstermiş, Türkiye Birinci ve İkinci Sanayi Planlarını hazırlayarak ülkeyi kalkınma sürecine sokmuş, sanayileşmenin temellerini oluşturmuştur.

1958 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından 1960 yılı siyasal bunalımı, Türkiye’yi planlı kalkınma uygulamasına yöneltmiştir. Türkiye önemli ekonomik tesislerini, Birinci ve İkinci Kalkınma Planları döneminde kurmuştur. Günümüzde geçmişe sövülerek, ekonomik başarı olarak övünülerek yapılan özelleştirme ile satılan tesislerin büyük bölümü, Türkiye’de sanayileşmenin önemli kilometre taşları, söz konusu dönemlerde oluşturulmuştur.

Günümüzde yaşanan, oldukça uzun süreli olarak devam edecek gibi gözüken ekonomik bunalım, Türkiye’nin ekonomik açıdan da çıkmazlara, girdaplara sürüklendiğini gösterecek; Türkiye gerçeği algılayıp gerekli politika değişikliğini yapabilecek mi? Günümüz koşullarında Türkiye’nin böyle bir sağgörülü davranış göstermesini beklemek ne yazık ki olanaksız.

Türkiye ekonomik kalkınma konusunda giderek zaman ve mesafe yitiriyor. Gidişin olumlu yönde olmadığını ortaya koyan, kanıtlayan gelişmeleri, göstergeleri yineleyelim.

**İşsizlik oranı yükseliyor, işsizlik yaygınlaşıyor.

Güvenirliliği her zaman tartışma konusu olmuş, işgücü istihdam istatistiklerine göre Türkiye’de işgücüne katılma oranı sürekli olarak, yüzde 46-45′lere değin gerilemesine karşın; açık işsizlik oranının yüzde 11′i aşması, gizli işsizlik ve eksik istihdamla birlikte bu oranın en iyi olasılıkla yüzde 20 düzeyinde olması, yalnız, bir başarısızlık göstergesi değil; ekonomik büyüme için de büyük bir engeldir. Çalışabilir nüfusunun büyük bölümünün değer yaratmadığı, mal ve/veya hizmet üretmediği bir ülke nasıl ekonomik açıdan kalkınır? Bırakın kalkınmayı, yeterli bir ekonomik büyümeyi dahi başaramaz. Türkiye işgücüne katılma oranını yüzde 60.0′lara doğru yükseltmek, işsizlik oranını da bir ölçüde doğal sayılabilecek yüzde 4′lere çekmek zorundadır.

**İç ve dış borçlar sürekli kabarıyor.

Bütçe açıkları sürdüğü sürece iç borçlar, cari işlemler açığı sürdüğü sürece de dış borçlar artıyor. 2008 yıl sonunda iç borçların 350 milyar YTL’yi aşması, dış borçların 300 milyar USD’ye yaklaşması bekleniyor. Kâğıt üzerinde hesaben arttırılan ulusal gelirle ne iç ve ne de dış borçlar ödenebiliyor. Özelleştirmeye karşın iç ve dış borç stokunun yükselmesi gelecek için daha büyük tehlike yaratıyor; bütçe dengesinin, cari işlemler açığının kapatılmasının maliyetini arttırıyor, geleceğe büyük mali yükler aktarıyor.

* Dışarıya bağımlılık giderek artıyor.

İhracat konusunda tüm övünmelere, gösterilere karşı Türkiye’de sermaye malları aramallarında (hammadde) ihracatın ithalatı karşılama oranı düşüyor, Türkiye tükettiği enerjinin giderek daha az bölümünü kendi yerel, ulusal kaynakları ile üretebiliyor. Bırakalım sermaye malını, hammaddeyi, enerjiyi.. kendine yeter diye övündüğümüz Türkiye gıda, beslenme açısından da dışarıya giderek muhtaç hale geliyor.

**Ekonomide yapısal değişim doğuracak yatırımlar yapılamıyor.

İzlediği neo liberal politika, kamu kesiminin tasfiyesi, AB ile yaptığı Gümrük Birliği Anlaşması, gösteriş yatırımları, Türkiye’nin kaynaklarını sanayileşme yönünde kullanmasını, ekonomide üretim yapısını değiştirecek yatırımları önlüyor.

Sağduyulu davranıştan öyle uzaklaşıyor, ayartıya, yanlış bilgilendirilmeye öyle kapılıyoruz ki, bu gerçekleri dahi göremiyoruz.

Öztin Akgüç

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS