İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Yüzümüz Kızarmadan… - Oktay Ekinci

Nisan 23, 2008 - OKTAY EKİNCİ

TBMM’nin kuruluşunu bayramlaştırdığımız 23 Nisan ın çocuklara adanması, aynı zamanda çocuklaş (tır) mak demek midir?

Ülkenin hem teslimiyetçi gericilik ten, hem de işgalci emperyalizm den kurtarılması için, vatanın temsilcilerinden oluşan bir meclisin kurulması, sadece çocukların bayramı olabilir mi?

Yıllardır süregelen içtenlikten yoksun çocuk sevgisi gösterileri değil midir 23 Nisan’ın aynı zamanda ulusal egemenlik olduğunu unutturan ?

O kadar ki her türlü sömürgeci dayatmalarına rağmen hâlâ kurtuluş kapısı olarak görüle(bile)n AB’ye bile 23 Nisan dünyanın tek çocuk bayramı olarak tanıtılıyor; bununla da övünülüyor.

Aynı bayramın AB’nin babalarının işgal ve zulmünden ülkeyi kurtarmak için katılımcı bir meclisle yürümeye başlama nın kutlanması olduğunu ise onlara anlatan varsa beri gelsin…

88 yıl önce…

Bugün kim, hangi ulusal sorunumuzu önemsiyorsa; Osmanlı’dan Cumhuriyete geçişi sağlayan atalarımızın, aynı konularda neleri hedeflediğini bilmeleri de gerekiyor.

Bunun için de 23 Nisan’da Meclis kürsüsünden tüm milletvekillerine, hatta canlı TV yayınlarıyla tüm ulusa okunması gereken bir kaynak var. Birinci İcra Vekilleri Heyeti nin, yani Türkiye’yi kurtuluş savaşına hazırlayan Bakanlar Kurulu nun görev tanımı olan, 5 Mayıs 1920 tarihli 1. TBMM Hükümeti Programı

Sadece 88 yıl önceki Meclis’in bugünden nasıl daha ileri hedefler belirlediğini göstermekle kalmıyor;

zamane hükümetlerinin, yine o birincisinin yurtseverliğine bakılarak nerede yamuldu klarını anlamamıza da ışık tutuyor…

Savaş ortamında…

TBMM’nin 20 Mayıs 1920 tarihli ilk hükümet programında, -bu köşenin özel ilgi konusu olan- kültürel gelişme ve tarihsel birikimlerin yaşatılmasına yönelik hükümet görevleri, Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı) için öngörülen çalışmalar kapsamında tanımlanmış .

Çünkü Cumhuriyetin önderleri, kültür ü, şimdiki gibi turistik kazanç kaynağı olarak görmediler. Ulusal değerlere bağlı ve geçmişten gelen kazanımları sahiplenen bir toplumsal eğitimin temel kaynağı olarak kabul ettiler…

Bu nedenle, yine bugünkü 23 Nisan kutlamalarında, örneğin Kültür ve Turizm Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı’nın çocuklarını da yanlarına alarak herkese anımsatmaları gereken 1920 programında, kültür ve eğitim bakın nasıl yer alıyordu:

Halk kütlesinden lügatleri toplayarak dilimizin kamusunu yapmak, bizde ruhu milliyeyi nemalandıracak asarı tarihiye, edebiye ve içtimaiyeyi erbabına yazdırmak, asarı atikai milliye-yi tescil ve muhafaza eylemek, garp ve şarkın müellefatı ilmiye fenniyesini dilimize tercüme ettirmek, hasılı bir milletin hıfzı hayat ve mevcudiyeti için en mühim amil olan maarif umuruna dikkat ve gayreti mahsusa ile çalışmaktır.

Her biri ayrı ayrı kucaklanması gereken bu tümceler arasındaki asarı atikai nin (eski eserler) korunmak üzere tescil edilmesi hedefi ile aynı yıllardaki milli mücadele koşulları birlikte düşünüldüğünde, aklı başında herkesin şunu sorması gerekmiyor mu?

Ülkede yedi düvele karşı savaşılırken, kaynakların belki de tamamının öncelikle cephelerdeki mücadeleye ayrılması gerekirken, hükümete böylesi görevler verilmesi, ne anlama geliyor?

Anlamı, gerçek vatansever liktir…

Kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlanmasında bile büyük payı olan efsanevi ulusal bağımsızlık kararlılığı nın tarihsel köklerle de güçlendirilmesini öngören, gerçek çağdaş uygarlık bilincidir.

Yaşamsal görev

Atatürk , birçoklarının ne yazık ki hâlâ kavrayamadıkları bu yaşamsal görevi şöyle özetlemişti:

“Bir vatanın sahibi olmanın yolu, o topraklarda yaşanmış uygarlıkları tanıma ve sahip olmaktan geçer.”

23 Nisan, TBMM’nin işte bu soylu fikirlerle kurulmuş olmasının da bayramıdır…

Yüzümüz kızarmadan, çocuklara anlatabilir miyiz?

ekinci@cumhuriyet.com.tr

Oktay Ekinci

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS