İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Görünen Köy - Cüneyt Arcayürek

Nisan 23, 2008 - CÜNEYT ARCAYÜREK

Avrupalıdan çok Avrupalı olmaya özenen köşe başlarının, AB yalakalarının sesi çıkmıyor.

Ne yapsak ne etsek, kurallarını ne denli uygulasak yaptıklarımızı AB’ye beğendirmemize olanak yok.

Bir değil beş yeni reform paketi çıkarsak, Brüksel’deki efendilerin yeni bir dayatma ile karşımıza çıkmayacağına kim güvence verebilir?

Geçen yüzyılın son yıllarında önümden geçen yüksek makamlara özel bir “devlet belgesinde” , AB’nin genişlemeyi planlarken Türkiye’yi ancak 2030′larda üyeliğe kabul edebileceği yazılıydı.

Görüşmeler başlarken bize AB’ye 2015′te tam üye olacağımız söylendi.

Tabii reformları, oysa AB’nin kendine özgü dayatmalarını, hiçbir direniş göstermeden aynen sindirebilmemiz koşuluyla…

Ağızlar değişti. Genişlemeden sorumlu AB Komiseri Olli Rehn , Türkiye reformları, yani AB dayatmalarını aynen uygulayabildiği takdirde tam üyeliğin ancak on beş yıl sonra, 2023′lerde gerçekleşebileceğini “müjdeledi”.

Görünen köy kılavuz istemez; Avrupalı saydıkları bütün ülkelerin üyeliği gerçekleştikten sonra, yıllar önce saptadıkları tarihte Türkiye’ye sıra gelecek.

Bugün 2023 diyorlar. Bir süre sonra 2030 diyecekler.

Şunun şurasında 22 yıl kaldı.

AB yalakaları üyelik tarihinin durmadan ertelenmesinde sorumluluğu bize yüklemeye başladılar bile.

AB’nin her dayatmasını reforma bağlayıp AB’yi aklamaya çalışıyorlar.

***

Olli Rehn düşlerimizi gölgeleyen açıklamalar yaparken, AB üyeliğimizi desteklediğini açıklayan, Ali Babacan ‘ın ancak omuzlarına gelebildiği boydaki Avusturya’nın Dışişleri Bakanı Bayan Plassnik , başka masallar söylüyor ve:

Ankara’yı ziyaretinde düzenlenen basın toplantısında AB’nin hayret verici ikiyüzlülüğünü sergiliyor.

Avusturya’nın yakaladığı iki önemli PKK elemanını Türkiye’nin iade istemini reddetmelerini Bayan Plassnik şöyle karşılıyor: “Yargının kararı”.

Ama Avrupalı, söz AKP’yi kapatma davasına geldi mi, AB ölçütlerinden, Venedik koşullarından yola çıkarak Anayasa Mahkemesi üzerinde baskı kurmaktan çekinmiyor.

AB ülkelerindeki yargı kararlarına evet, Türkiye’deki anayasa ve yasalar gereği bir partinin kapatılması davasını görmekte olan yüksek yargıya hayır!

Dahası var; Brüksel’deki merkez ile tam üye Avusturya’nın söylemleri farklı, hatta birbiriyle çakışmıyor.

Brüksel’deki yetkililer her olanağı kullanarak davanın kapatmayla sonuçlanmasına karşı olduklarını söylüyorlar.

Viyana ise AB’nin kapatma davasında “siyasi hakem olamayacağının” altını çiziyor.

***

AKP iktidarı tutarsız yargılar öne sürmekte AB’den aşağı kalmıyor.

AKP Genel Merkezi’nin derin hukukçularından, RTE ‘den sonra çok söz sahibi DMM Fırat , örneğin türban konusunda çıkardıkları anayasayı öyle yorumluyor ki; değme AB yalakasına şapka çıkartıyor.

DMM Fırat’a göre anayasa maddelerindeki değişiklik türban yasağını kaldırmak için yapılmamış. “Bu değişiklikleri başörtüsü için getirmemişler”. Ya, anayasanın 10 ve 42. maddeleri neden değiştirilmiş?

Sıkı durun, gülmeyin. Fırat Bey’e göre, “bu değişikliklerdeki amaçları ‘demokratikleşme ve özgürlük alanlarının’ genişletilmesiymiş!”

Tabii rafta dolma var, yerseniz!

Cüneyt Arcayürek

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS