İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Ayıkla Pirincin Taşını - Turgay Fişekçi

Nisan 23, 2008 - Genel

Cemal Süreya’ nın ünlü şiirlerinden “Ülke”, “Saat Çin’i vurdu birden: p i r i n ç ç ç” diye başlar.

Halkımızın günlük yiyecek alışkanlıkları içinde önemli bir yeri bulunan pirinç, fiyatı birden iki katına çıkınca, ülkenin başta gelen sorunlarından biri oluverdi.

Vurguncular, para piyasalarındaki al-sat eylemleri tıkanınca yerine yeni vurgun alanları aradılar ve mal piyasalarına yönelerek petrolden buğdaya, mısırdan pirince her şeyle vurgun amaçlı oynamaya başladılar.

Yabancı dilden bize de geçen sözcükle, “spekülasyon” denilen vurgunculuk eyleminin içinde olanlar, paradan para kazanma yollarını yetersiz bulunca, kendine yeni at oynatma alanı olarak mal piyasalarını buldu.

Adına kapitalizm denilen sermaye düzeninin ortaya çıkışından bu yana, piyasanın arz ve talep dengesinin sihirli bir el tarafından düzenlendiğine inanılageldi. Oysa Karl Marx , 160 yıl önce, kapitalizmle insanlığın bir yere gidemeyeceğini, bunun aşılması gereken tarihsel bir aşama olduğunu ilan etmişti.

Günümüzdeki manzaraya bakanlar, gelinen noktayı “piyasa fiyaskosu” terimiyle açıklıyorlarmış. Yani Türkçesiyle söylersek, düzeni sağlaması beklenen piyasanın gücünün fos çıkması .

Piyasa düzeni ilk kez fiyaskoyla karşılaşmıyor. Ama insanoğlunun unutkanlık hastalığı vardır. Krizler gelip geçince, bir yenisi rahatımızı bozana kadar unutuluyor.

Bugün gelinen durum, yani insanların günlük yiyeceklerinin vurguncuların insafına terk edilmesi, piyasanın “yetersiz denetim” ine bağlanıyormuş. E, ne oldu, piyasanın arz talep dengesiyle kendi kendini düzenleme yeteneği?

Kapitalizmin yeryüzündeki üç yüz yıllık tarihine bakınca, baştan aşağı günahlarla dolu bir geçmişle karşılaşıyoruz. Parayı kendi haline bırakınca, yalnızca daha fazla para kazanmaktan başka hiçbir şey düşünmüyor. İnsanlar aç kalmış, ölmüş, hatta hatta dünya batmış, kapitalizmin umrunda değil. Başka bir şey düşünemiyor. Doğası böyle.

İnsanoğlunun bu kendine düşman düzenle bir arada yaşayabilmesi olanaklı değil. Bunu artık dünyanın en zengini Bill Gates’ ten Kemal Derviş’ e dek, pek çok kişi dile getiriyor. Ülkemizin önde gelen işadamlarından İshak Alaton da, bir toplantıda, “Serbest piyasa ekonomisi artık işlevini yerine getiremiyor mu? Adam Smith öldü sanırım. Çözüm için insanlığın Karl Marx’ı yeniden keşfetmesi mi gerekiyor?” sorusunu ortaya atınca büyük alkış toplamış .

Bugün pirincin fiyatını konuşuyoruz. Ama kapitalizmle dünyanın geldiği noktada çok daha temel sorunlar var: Küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sorunlar, insanlığı da yerküreyi de yok olma noktasına yaklaştırıyor.

“Piyasa oyuncuları “, bir gün küresel ısınmanın ya da dünyanın batışının para edeceğine inanırlarsa, ona da para yatırırlar, kuşkunuz olmasın.

İnsanoğlu, pirinç gibi günlük dertlerinden kurtulup dünyaya ve topluma bütünlüklü bir bakışla yaklaşıp sorunlarına küresel düzeyde sahip çıkmadıkça, bu pilav daha çok su kaldırır.

turgay@fisekci.com

Turgay Fişekçi

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS