Kafanı Kaldırma! (Tarih-Ulus Bilinci 5) - Orhan Bursalı
Nisan 17, 2008 - ORHAN BURSALI
Manzara şudur: İslam ülkeleri arasında, çağdaşlığı yakalamaya en yakın ülke olan Türkiye’nin başına sopayla vurularak, “yerine oturtulmaya”, “kendisine layık görülen yere”, yani İslam ülkelerinde egemen kültüre, özetle dinci bir ülkeye geri gönderilmeye çalışılıyor! Kafanı kaldırma ve çıkarma!
Bu amaçla kullanılan sopa: Ilımlı islam!
Bu amaçla kullanılan en büyük yalan? Demokrasi!
Sopayı tutanların güncel yeni palavrası? Demokratik laiklik!
“Bon pour L’orient” deyimi “Doğu için yeterli” veya “Sadece Doğu için geçerli” demektir! Fransa’dan Osmanlılara verilen diplomaların adıdır bu!
Economist’ten tutun, Barroso’ya kadar, Avrupalılar ve Amerikalılar, şimdi bu tarihi deyimin hortlamış yeni biçimini dayatıyorlar: Laiklik olmasa da olur, önemli olan demokrasidir, Türkiye’ye demokrasi yeter, demokratik laiklik en iyisidir!
Dedikleri şu: Kardeşim laiklik maiklik umurumda değil, demokrasi de… Menfaatime en iyi hizmet edecek neyse o ol! Boşver laikliği, demokrasi ile idare et.. hatta buna cafcaflı bir terim de uydururuz ve adına demokratik laiklik deriz! Oldu mu?!
Bu düzenbaz takımına dün “Laik” lik yetiyordu! Demokrasi olmasa da olurdu! Hatta askeri darbeler bile baştaçlarıydı!
Bugün ise fark ettiler ki, kendilerine en iyi hizmet edecek başka bir siyasal oluşum ortaya çıktı: AKP ve müttefikleri! Hepsi, tam kul ve köle! Her şeyi yapmaya, her arzularını yerine getirmeye hazırlar. Hazır ol, hazır ol! Dön, dön! Ver, ver! Kaç, kaç! Gel, gel! Git, git! Yeteri kadar samanla, sonra döndür dur!
İşte bu farkındalığa ulaştıktan sonradır ki, AKP ve müttefiklerinin yolunu açmaya giriştiler! Önlerine çıkan, laiklikmiş, Atatürk ve ilkeleriymiş.. Çağdaş değerlermiş…Türkiye’nun bu sayede kazanımlarıymış… Salla gitsin!
Artık “Bon pour L’orient” derekesinde, yeni bir uygarlık kavramları dizisiyle idare edeceksin!
****
İlhan Selçuk ağabeyin köşesinde sık vurguladığı bir fikir var: Türkiye, çağdaşlığı ve laikliği seçmiş, kadınını yasal eşitliğe kavuşturmuş, bu sayede de İslam ülkeleri arasında en özgür ve belirgin bir gelişme düzeyi yakalamış tek İslam ülkesi!
Daha somutlaştırırsak: CBT sayı 1039′daki rapora göre, İslam dünyasında 57 ülkede 1.3 milyar insan yaşıyor. Bu ülkeler arasında, emeğiyle, insanıyla, üretkenliğiyle, yaratıcılığıyla gelir bakımından Orta Avrupa ülkelerine yaklaşabilmiş belki de tek ülke Türkiye!
Ülkemiz bunu iki kaldıraçla başardı: Çağdaş uygarlığın hukuk ve eğitim sistemi ve bu sistemin dayanağı/temeli olan laiklik !
Çağdaş hukuk , yasa karşısında eşitliği ve anayasal sistemi (Parlamento, siyasal partiler, güçler ayrılığı, hukuk devleti!) garanti ediyor…
Çağdaş eğitim de bilimsel teknolojik düşünmeyi, planlamayı, üretmeyi teşvik ediyor!
Hıristiyan dünya , (bunu ilk kez kullanıyorum, Doğan Kuban’ dan izin aldım!), Türkiye’yi, İslam dünyası dışında görmek istemiyor!
AB ve ABD’nin egemen kültürü ve temsilcileri bize şunu diyor: Kardeşim İslamın sınırları dışına çıkma! Sen o dünyanın parçasısın, orada kal; seni aramızda bizlerden biri gibi görmek istemeyiz! Buna ne gerek var!. Bize benzemek ve yaklaşmak senin neyine..
“Bon pour L’orient”.. bununla idare et
****
Doğan Kuban, dün gerçekleştirilen Ulusal Bilinç konulu bir sempozyumda şunun altını çizdi: Dünya ikiye ayrılmış durumda: Bilgi, bilim ve teknoloji üretip satanlar ile bunları satın alanlar…
Laiklik yok, çağdaş düşünce ve üretim de yok… Gerideki seçenek: Çağdaşlığın kölesi olmak var…
Sopalar bunun için Türkiye’nin başına inip kalkıyor!
Türkiye dünyanın en büyük 17. ekonomisi olmuş… Bakıyorsunuz, bu ekonomiyi şişiren 300 milyar doları aşan borç! Eğer 500 milyar dolar daha borç alabilsek, Türkiye dünyanın belki de 10. büyük ekonomisi olacak! O zaman da iktidar içinde, şüphesiz bir tane Şimşek yetmeyecek, birkaç tane koyacaklar!
Yakındır! “ Bon pour L’orient” i kabul edersek eğer…
Orhan Bursalı
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.