Sıcak yaz yaklaşıyor (mu?) -Hüsnü Mahalli
Nisan 09, 2008 - HÜSNÜ MAHALLİ
Türkiye’de politik ortam AK Parti’nin kapatılması davası ile ısınırken doğal olarak hiç kimse çevrede neler oluyor diye bakmıyor. Oysa Irak ve Afganistan’da bir türlü hedeflerini gerçekleştiremeyen ABD ve müttefikleri bölgemizi yeniden ısıtmaya hazırlanıyor. NATO zirvesinde istediği desteği müttefiklerinden bile alamayan Başkan Bush, bir yandan İran ile Irak pazarlığı için masaya oturmaya hazırlanıyor, öbür yandan da İsrail ile birlikte Lübnan’ı yeniden karıştırma planları yapıyor.Beyrut’tan bakıldığında durum aynen böyle görülüyor.
İsrail birlikleri Lübnan sınırına yakın bölgelerde çok büyük bir tatbikata başlıyor. Lübnan ordusu alarmda. Durum böyle. İçinde Türk askerlerinin de bulunduğu Uluslararası Barış Gücü de gelişmeleri yakından takip ediyor. Lübnan’da ise siyasi kriz devam ediyor. Bir yandan İsrail destekçisi ABD ile işbirliği içinde olan Sinyora hükümeti ve müttefikleri, öbür yanda Suriye ve İran destekli Hizbullah ve ABD-İsrail-Batı karşıtı güçler..
Ama herkes yaz ile birlikte İsrail’in Lübnan’a saldıracağından emin.
Çünkü Temmuz 2006 savaşında Hizbullah karşısında tarihinin en önemli askeri, siyasi ve psikolojik yenilgisini alan İsrail, o tarihten bu yana hep intikam hazırlıkları yapıyordu.
Çünkü İsrail toplumu yenilgiyle yaşamanın ne denli zor olduğunu bilmekte. Bu ise İsrail’i yönetenler ve İsrail’e dünyanın dört bir yanından Yahudi göçünü örgütleyenlerin işini çok zorlaştırıyor.
Bir işin içinde Hizbullah’ın elindeki yeni füzeler girince iş daha da karmaşık bir hal alıyor. Çünkü İsrail istihbaratına göre bu füzeler 375 kilometre menzilli ve İsrail’in nükleer tesislerini vurabilecek kapasitede.
İşte bu nedenle Hizbullah’a önce bir ders verilmeli sonra da sahip olduğu bu füzeler yok edilmeli.
İsrail yoğun olarak bu plan üzerinde çalışıyor.
Bunu başarıp başaramayacağını önümüzdeki haftalarda göreceğiz.
İsrail’in bu planının olumlu ya da olumsuz sonuçlanması bölgede birçok sürecin geleceğini de belirleyecektir.
Örneğin İsrail-Suriye barışı…
Bu konu da herkesin bildiği gibi Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Çünkü Ocak 2004′te Türkiye’yi ziyaret eden Suriye lideri Esad, dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Erdoğan ve dönemin Dışişleri Bakanı Gül’e ‘Ben İsrail ile barışa hazırım, benim adıma İsraillilerle konuşabilirsiniz’ demişti.
Ama her seferinde İsrailliler Türkiye’nin arabuluculuk teklifini kabul etmedi ve Ankara’nın bölgede aktif rol oynamasına karşı çıktı. Çünkü AK Parti’nin iktidara geldiği günden itibaren Ankara hep İsrail’e tavır koymuş ve Filistin halkına yönelik saldırılarına sert tepki göstermiştir.
Bu tavır ve Şubat 2006′de Hamas lideri Meşal’in Ankara ziyareti İsraillileri kızdırmış ve ABD’deki Yahudi lobileri üzerinden Türkiye’ye baskı yapmaya kalkışmıştır. Bu lobi de klasik olarak Ermeni soykırım iddialarını Kongre’de karşı koyarken Ankara ile pazarlık yapmaya kalkıyor. Bu işe yaramayınca şimdi ise parlamentosu bu soykırım iddialarını tartışmaya açıyor.
Konu şantaj kokuyor..
Bakalım İsrail Türkiye’den ne isteyecek?
Çünkü İsrail ve ABD ne yaptıysa Türkiye İran’a karşı bir davranışta bulunmadı ve Suriye ile olan yakın dostluğunu soğutmadı. Tıpkı kendi yandaşı Arap ülkelerini İran’a ve İran’ın bölgedeki tek müttefiği Suriye’ye karşı harekete geçiremediği gibi.
Özetle ABD, İsrail ve müttefiklerin tüm çabaları işe yaramıyor.
Çaresiz kalınca da silaha başvuruyorlar.
İşte bu nedenle yaklaşan sıcak ile birlikte herkes bir İsrail çılgınlığı beklentisi içinde…
İsrail eylül başında olduğu gibi yine Suriye’ye yönelik bir provokasyona kalkışabilir ya da bildik küstahlığı ile yine Lübnan’a saldırabilir. Nasıl olsa Temmuz 2006′da olduğu gibi ABD, AB ve BM ona destek verecek.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.