Rüzgâr Gülü - Cüneyt Arcayürek
Nisan 03, 2008 - CÜNEYT ARCAYÜREK
Siyaset, ekonomi, hukuk, emre amade iktidar milletvekilleri, hemen her çevre efendi hazretlerinin vereceği kararı bekliyor.
Ya anayasa değişikliğine karar vererek yeni sorunlara, yeni bunalımlara yol açacak ya da çok, ama çook zayıf bir olasılıkla partisel ve kişisel yararlar uğruna anayasanın ilgili maddelerini değiştirmekten vazgeçecek!
Refah, kalkınma, istikrar, demokrasi… RTE öyle bir kafanın tutsağı ki, refahta, kalkınmada, istikrarda, demokraside ancak işbaşında RTE varsa olasıdır, olanaklıdır.
Oysa bu kafada niceleri geldi geçti. Bir zamanların Menderes ‘i aynı kafadaydı. Gitti ve arkasında bir yığın demokratik pürüz, istikrarsızlık ve borç içinde bir ekonomi bıraktı.
Soru yok, muhalefet yok, dikensiz gül bahçesi AKP grubunda yaptığı konuşmada RTE; gerçeği gösteren rakamların tam tersini sıralayarak ekonominin tıkırında gittiğini, üstelik ekonominin artık dünya ligine terfi ettiğini savunuyor.
Gerçek söylediğim gibi, kim aksini söylerse hepsi palavra diyen bir üslupla beyinleri yıkadığını sanıyor.
Örneğin, “Türkiye ekonomisini, ekmeğini, aşını büyüttüğünü” söylerken açlık sınırının giderek büyüdüğünün farkında olmadığını gösteriyor.
Şişirilmiş rakamlara karşın ekonomi uzmanlarının saptamalarına göre, örneğin 2003′te 89 milyar dolar olan iç borç, 2008′de beyefendi sayesinde 207 milyar dolara çıkıyor. Borçlar iki buçuk katı.
Ülke borçlanıyor, tabii halk da!
***
Kimi yazarlar 2001 yılında başbakanlık yolunu açan Anayasa Mahkemesi’ne yönelttiği övgüleri tazeleyerek bugün partisini kapatma davasını görmekte olan Yüksek Mahkeme’ye sergilediği hiddeti ayıpsıyorlar.
Hâlâ tanımamışlar, anlamamışlar RTE’yi… Bu adamcağız işine geldiğinde över, işine gelmediği yerde söver!
Hem yanar hem de döner olmayı becerebilen ender siyasetçiden biridir RTE…
Son grup konuşması bu yargının tanıdığıdır. Örneğin konuşmanın bir yerinde “Mahkeme süreci kendi mecrasında neticelenecek; bunu metanetle, soğukkanlılıkla yürüteceğiz” diyor.
Bir başka yerinde parti kapatmayı güçlendirmek gibi bir ayağa yatıp anayasa değişikliği ile paçayı kurtarmanın koşullarını hazırladıklarını söylüyor.
İlk ifadesiyle yargıya inandığı, Yüksek Mahkeme’de gerekli savunmaları yaparak aklanacağı sonucu çıkıyor; ama hemen sonraki saptamalarıyla yargıya, tabii Anayasa Mahkemesi’ne güvenmediğini ortaya koyuyor.
Rüzgârgülü mübarek! Yaşam ve siyaset kuralı gayet basit: Bir o yana, bir bu yana, ama hep bana!
***
Türkiye’ye güveniyormuş, milletimize güveniyormuş: Genel anlamda hukuktan söz ediyor, lakin yargıya güvendiğini söyleyemiyor.
Söyledikleriyle yaptırımları birbirine ters düşen bir yapısı var. “Tam bir özgüven ve kararlılık içinde yola devam edeceğiz” derken, kurtuluşu sancılı başka önlemlerde arayacağı yerde, şayet gerçekse özgüveni, bu inancını neden Anayasa Mahkemesi’ne inanarak göstermiyor ve neden:
Parti kapatmalarını zorlaştırmak gerekçesi altında giriştiği anayasa değişikliğine, “değişiklik yürürlüğe girdiği tarihte mahkemede görülmekte olan kapatma davaları düşer” diye bir madde koymaya hazırlanıyor.
Altından bak, üstünden bak; RTE ile aklı başında bir demokraside yaşamak olanaksız.
Zira Türkiye Cumhuriyeti’ni (TC’yi), Türkiye Tımarhane Cumhuriyeti’ne (TTC’ye) çevirdiler.
Cüneyt Arcayürek
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.