Besleme Basın (II) - Ümit Zileli
Nisan 03, 2008 - ÜMİT ZİLELİ
Gerçekten inanılmaz!..Anayasa Mahkemesi’nin AKP’yi kapatma davasını kabul ettiğini, Cumhurbaşkanı Gül ‘ü de geçmişteki eylemleri nedeniyle bu yargılamaya kattığını açıkladığı andan itibaren, öylesine bir hakaret, öylesine bir tehdit kampanyası başlatıldı ki, şaştım kaldım…
Çok açıkça sırıttığı üzere, tek “ odaktan” yönetilen bu kampanyanın aktörlerinin cüreti ve cehaleti ise, doğrusu evlere şenlik!.. Bir gazeteci olarak, bir insan olarak yan yana dahi duramayacağım bu güruhun hukuk anlayışı da pek yaman:
- Anayasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak kapatma davasını açan, 162 sayfalık iddianame, 17 klasör dolusu belgeyi açıkça ortaya koyan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın kabulüne hem de oybirliğiyle karar veren 11 yüksek yargıç hukuk dışı, siyasi karar vermiş oluyor, aradan neredeyse bir yıl geçtiği halde ortada henüz tek sayfa iddianamesi bulunmayan, tutuklu sanıkları aylardır nedenini dahi bilmeden yargıç önüne çıkarılmayan, en müthiş(!) soruşturma bilgilerinin neredeyse bitpazarında haraç mezat satıldığı, işbirlikçi gazetelerin manşetlerine taşındığı Ergenekon soruşturmasının savcısı ise büyük hukuk âlimi, ” temiz eller ” soruşturmasının Türk Di Pietro’ su oluyor…
Ayıptır, ayıp!..
***
Besleme basının kalemşorları o denli ileri gittiler ki; kendilerini de kapısına bağlandıkları AKP’nin yanına koyarak, “Mevcut iktidar mücadelesi, bundan böyle, demokrasi yanlıları ve demokrasi karşıtları arasındaki mücadele halini almıştır ” diye yazabildiler, iyi mi?!..
İliştirilmiş medyanın, AKP’yi demokrasi kahramanı ilan etmekten çekinmeyen köşe yazarlarının içler acısı halinden bazı örnekler vermek de gerek… İktidarın yarı resmi yayın organı Yeni Şafak gazetesinin ” liberal” yazarı Ali Bayramoğlu, ” Kara defterlere not düşülmeli ” satırlarıyla başladığı yazısında, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı ” en az Yargıtay Başsavcısı’nın girişimi kadar siyasi” ilan ettikten sonra şu müthiş(!) saptamayı yapıyor:
“Oybirliği hukukiliği akla getirmesin… Bu, yargı üzerinden atılan bir 28 Şubat adımıdır. Devletin kimi kurum ve aktörlerinin, devletin işletmecisine karşı kalkışmasıdır, bir darbe girişimidir…”
Aynı gazetenin çift kişilikli yazarı Fehmi Koru ise pek güzel becerdiği, ” suçlamayı kim olduğu belli olmayan başkalarının” üzerinden yapıyor, “Mahkeme 367 kararı aldığında, ‘bazı çevrelerin telkini’ söylentisi çıkmıştı; acaba benzer söylentiler yine çıkacak mı?” diye soruyor ve dehşetengiz yorumunu ‘karanlık senaryo’ adı altında patlatıyor:
“…(davanın) ardından ekonomik bir altüst oluş yaşanıyor, bunu da sosyal nitelikli kalkışmalar ve siyasi suikastlar izliyor…”
İktidara “iliştirilmiş” olmak açısından müthiş bir performans sergileyen Star gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu da kararı, ” hukuk değil, AKP’yi ve onun üzerinden millet iradesini, Türkiye’nin özgürleşme ve dünyayla bütünleşme arzusunu hedef alan son derece planlı bir saldırı” olarak tanımladıktan sonra kendini tutamıyor, ucundan kan damlayan kılıcını, pardon kalemini çekiyor:
“Bu öylesine gözü kara bir darbedir ki… Birkaç yargı adamı, ülkenin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanı’nı bile yargılamayı göze almışlardır. Arkasında yüzde 47 oy bulunan Başbakan’ı sanık sandalyesine oturtmaya cüret etmişlerdir…”
Aynı doğrultuda birçok yazı mevcut, ama yerim yok. Örnekler gösteriyor ki, bu arkadaşların ne hukuktan ne de demokrasinin ” güçler ayrılığı ” ilkesinden zerre kadar haberleri yok!.. Denetlenmeyen siyasi iktidarların ülkeyi nerelere sürüklediğini, ne türden ” sivil dikta “lar yarattığını ya okumamışlar ya da ” gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar, dilleri var söylemezler!!!”
-Demek ki; iktidar kapısına bağlanınca böyle oluyor!..
İlhan Abi’ye mektubumdur
Sevgili İlhan Abi , yorulduğunu, yıprandığını biliyorum. Üç beş çapulcunun cepheden saldırısı değil sözünü ettiğim; bu güzelim ülke adına yüreğinde ve beyninde yaşattığın kaygılar… Bir an önce aramıza ve yazılarına dön; bu karanlıktan çıkmak için sana öylesine ihtiyacımız var ki… Herkes gibi ben de seninle omuz omuza, olmaktan, Cumhuriyetin neferi olmaktan onur ve kıvanç duyuyorum… Sevgilerimle…
e-posta: umitzileli@gmail.com
Ümit Zileli
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.