İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Zengin Köle - Hüsnü Mahalli

Nisan 01, 2008 - Kategorilenmemiş

Amerikancı olmak gerçekten ilginç bir şey. Ancak Amerika’nın zengin kölesi olmak daha da ilginç.

Örneğin; dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip olan Suudi Arabistan ve benzeri konumda olan komşusu Körfez ülkeleri.

Bu ülkelerin neden Amerikan talimatı ile yaşadıkları anlaşılır gibi değil. Yani hem dünyanın en zengin ülkesi olacaksınız hem de Amerikan kölesi olacaksınız.

Anlaşılması zor bir durum.

ABD eskiden bu ülke yöneticilerini Sovyetler Birliği ve ‘dinsiz’ komünizm ile korkutuyordu. Bu ülkeler de CIA’nın yaratıp beslediği tüm radikal İslamcı parti ve gruplara her türlü maddi destek sağlıyordu.

Suudi Arabistan bununla da yetinmeyerek dünyadaki tüm devrimci ülke ve hareketlere karşı CIA’nın karanlık projelerine hep destek veriyordu. Şili’de Allende’nin CIA darbesi ile öldürülmesini Suudiler finanse etmişti.

Latin Amerikancı tüm faşist darbeler ve iktidarlar Suudiler’den yardım alıyordu.

Suudiler aynı zamanda CIA ve Pakistan istihbaratı ile birlikte Taliban ve Kaide’yi kurarak Kabil’de iktidara getirdiler.

Özetle Suudi iktidar, Arap ve İslam âlemi için ABD’den bile tehlikeli bir yönetimdir.

ABD’nin bu ülkede ve komşusu diğer Körfez ülkelerinde yaklaşık 40 bin askeri ve en az 15 hava, deniz ve kara üssü var.

ABD; bu ülkeleri Irak’taki Şiller ve

Şii İran ile korkutmakta ve bu ülkelerin yönetimlerini daha da köleleştirmektedir.

İşte son örnek…

Hafta sonu Şam’da Arap Liderler Zirvesi toplantısı vardı. Arap âleminin içinde bulunduğu inanılmaz kötü durumu görüşmek üzere bir araya gelmesi gereken 22 liderden 9’u orada değildi. S. Arabistan, Umman, Bahreyn, Yemen, Irak, Mısır, Fas, Ürdün ve Lübnan liderleri ABD talimatı ile Şam’a gelmedi.

Çünkü ABD, Şam’ın politikalarından, İran ve Türkiye ile yakınlaşmasından, Filistin halkına verdiği destekten ve Washington ile İsrail’e teslim olmamasından hoşnut değil.

Bu nedenle Zirve’den birkaç gün önce Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Suudi Arabistan’a giderek bu ülke yönetimine ve onun aracılığı ile diğerlerine talimat vererek Şam’a gitmemelerini emretti.

Emir büyük patrondan gelince kölelerin yapacağı fazla bir şey yok.

ABD, hiç çekinmeden bölgede en büyük düşman olarak ilan ettiği İran ile masaya oturup Irak sorununu konuşuyor ve bunun pazarlığını yapıyor.

Arap liderler de kendi ülkelerini bile yok edecek İsrail nükleer bombalarını görmezlikten gelerek ABD’nin yutturmaya çalıştığı İran’ın nükleer güç edinme olasılığından başka bir şey konuşmuyor.

Nereden bakarsanız bakın rezil bir durum.

Ama daha rezil olanı ise ABD’nin “özgür, demokratik, insan haklarına saygılı, kalkınmış ve mutlu’’ büyük Ortadoğu’yu bu köle iktidarlarla kurmaya çalışmasıdır. Oysa tüm bu ülkelerde demokrasi ve özgürlüğün adı bile yok.

Ve ABD böylesi geri, anti-demokratik, faşist, ilkel ve ilkesiz iktidarlara hep destek vermekte ve her türlü iç ve dış tehlikelere karşı korumaktadır. Önce Sovyetler Birliği ve komünizme karşı, şimdi ise radikal İslam ve Şii İran’a karşı! Bu ülkelerin yönetimlerine bir şey söylemek gereksiz. ABD isterse bunları ebabil kuşları ile de korkutabilir.

Belki de bu nedenle Şam Zirvesi başarısız kılınmak istendi. Çünkü Suriye bu zirveye İran lideri Ahmedinecad ile Türkiye Başbakanı Erdoğan ya da Cumhurbaşkanı Gül’ü de davet edip bölgesel işbirliğini amaçlıyordu.

Son iki Arap Zirvesi’ne davet edilen Erdoğan ile Ahmedinecad’ın Arap liderler ile birlikte aynı salonda bulunması ABD açısından kolay kabul edilecek bir durum değildi.

Başkan Bush önce adamlarını tek tek aradı sonra da Cheney’yi göndererek “Şam’a gitmeyin” talimatı verdi.

Gidenlerin bazıları gitmeyenlerden pek farklı değil. Örneğin Katar…

Hani şu ünlü Cezire televizyonunun yayın yaptığı ülke. ABD, Irak işgalini bu ülkedeki üslerinden yönetti. Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ise ülkesi işgal altında ama hâlâ İsrail’in mutlak destekleyicisi ABD’den medet umuyor. ABD için ise önemli olan tek ülke İsrail’dir.

Bölgedeki liderler İsrail’e dolaylı-dolaysız hizmet ettikleri sürece yaşamalarına izin verilir. İşi bitenler de de mutlak çöpe atılır.

Örneğin Saddam ve İran Şahı…

Belki de bu nedenle Libya lideri Kaddafi, Şam’daki zirvede konuşurken Arap liderlerine ‘Böyle devam ederseniz hepinizin sonu Saddam gibi olacak’ dedi.

Hüsnü Mahalli

Akşam

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS