İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Çok Yüzlü Yüzsüzler - Suay Karaman

Nisan 01, 2008 - SUAY KARAMAN

301. Madde konusunda ABD ve AB emperyalistleri, bize yaptırımda bulunmak için dayatıyorlar. Ancak kendi ülkelerinde 301. madde benzeri yasalar yürürlükte ve ceza alanlar da var.

Parti kapatma konusunda ABD ve AB emperyalistleri, bize yaptırımda bulunmak için dayatıyorlar. Çağdaş ülkelerde partiler kapatılmazmış. Ancak kendi ülkelerinde partiler kapatılıyor ve yargılanıp ceza alıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün resimlerini kaldırmamız konusunda ABD ve AB emperyalistleri, bize yaptırımda bulunmak için dayatıyorlar. Ancak kendi ülkelerinde kralların, kraliçelerin ve ilginç giyimli papaların resimleri duvarları süslüyor.

Stratejik kuruluşlarımızdan ve topraklarımızdan vazgeçmemiz konusunda ABD ve AB emperyalistleri, bize yaptırımda bulunmak için sürekli dayatıyorlar. Ancak kendi ülkelerinde stratejik kuruluşlarını ve topraklarını yabancılara satmıyorlar.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ve AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn gibi demokrasi havarileri, Orhan Pamuk için mahkeme kapısında beklemişlerdi. Ancak İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu, Doğu Perinçek, Ferit İlsever, Nusret Senem gibi ulusalcı aydınlar gecenin bir vakti gözaltına alınırken, tutuklanırken, Ergün Poyraz için sekiz aydır soruşturma gizlilik kapsamında sürerken, savunma hakları ellerinden alınmışken, insan haklarını yere göğe bırakmayan bu sözde demokrasi havarilerinin sesleri solukları çıkmamaktadır.

ABD ve AB emperyalistlerinin bu farklı tutumları iki yüzlülük olarak değil, çok yüzlü yüzsüzlük olarak değerlendirilmelidir. Yüzyıllardır dünya nimetlerini sömürmeye alışmış emperyalist güçler, kendilerine ders veren Kemalizm’e ve ulusallığa karşı çok yüzlü yüzsüzlüklerini her ortamda göstermektedirler.

12 Mart 1971 döneminin Ziverbey Köşkünde, işkencecilere karşı onurla direnen Cumhuriyet aydınlarına yapılan bu zulüm, ortaçağ karanlığına sürüklendiğimizin kanıtıdır. Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye olgusuna vurgu yapan aydınlara karşı girişilen bu operasyonlar, tam anlamıyla bir sivil darbedir. Ancak Cumhuriyetimizin temel değerlerinin ve ulusal bütünlüğümüzün korkusuz savunucularını yıldırmak mümkün değildir. Ergenekon diye diye birileri bir yerlere konuyor, ama kimin nereye konduğu konusunda tam bir karışıklık sürmektedir.

“Ülkenin bir iç savaşın içinde olduğunu ifade ederek, bu iç savaşta Kemalizm’in kökünün kazınacağını” yazan taraflı aymazlar ve sapkınlar, emperyalizmin maşalarıdır. Bu maşalar, Kemalizm’in tam bağımsızlık olduğunu bilmiyorlar mı? Bu maşalar Kemalizm’in cumhuriyetçilik, ulusalcılık, devletçilik, halkçılık, laiklik, devrimcilik olduğunu nasıl bilmezler? Bu işbirlikçi maşaların yazdıkları taraflı gazeteler, gizli olması gereken soruşturma dosyalarını açıklayarak, kimin kime konduğu hakkında şüphe uyandırmaktadır..

Ülkemiz bir yol ayrımındadır; ya Atatürk’ün aydınlık Cumhuriyeti ya da ABD ve AB emperyalizmine güdümlü Ilımlı İslam devleti adı altında ortaçağ karanlığı… Ancak Türkiye’nin yolu aydınlığa doğrudur, tam bağımsızlığa doğrudur. Mustafa Kemal’in gençleri, örgütlenerek, bilinçlenerek bu ortaçağ karanlığı sürecini aşacak güçte ve kararlılıktadır. Herkesin bunu böyle bilmesi gerekmektedir..

Suay Karaman

Ulus Gazetesi, 31 Mart 2008.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS