İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

‘Pencere……. İlhan Selçuk’ - Hikmet Bila

Mart 24, 2008 - HİKMET BİLA

Yıllar önce, çocuk sayılacak bir yaşta elime bir dergi geçmişti. Adını hatırlamıyorum. Ama bir okurun yazdığı dörtlük hâlâ hatırımda. Çetin Altan ‘ın yazdığı Akşam gazetesinden sonra evine Cumhuriyet de almaya başlayan okur, kararını şiirsel olarak dile getirmişti.İlk mısrada artık evine iki ekmek daha az alacağını söylüyor ve şöyle devam ediyordu:

Bundan sonra evimde iki konuk,

Biri Çetin Altan, biri İlhan Selçuk.

***

İlhan Selçuk okuyarak büyüdük. İlhan Selçuk okuyarak zihnimiz, ufkumuz açıldı. İnsanlar, İlhan Selçuk’u evlerinde, kalplerinde, beyinlerinde konuk ettiler.

Yıllar sonra, İlhan Selçuk’la aynı gazetede, komşu sayfalarda yazma onuruna eriştim. Komşum İlhan Selçuk’un köşesi dün boştu. Köşenin üstünde “Pencere” , altında “İlhan Selçuk” yazıyordu ve çok şey anlatıyordu.

***

İlhan Selçuk, bu ülkenin adam gibi bir ülke, bu ülkenin insanlarının adam gibi yaşayan insanlar olması için ömrünü verdi. İstediği o kadar fazla bir şey değildi: Anayasada yazılı, “Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti; Türkiye”…

Bunu savunduğu için:

Hapislere attılar, yılmadı.

İşkence yaptılar, vazgeçmedi.

Bu ülkenin adam gibi bir ülke, bu ülkenin insanlarının adam gibi yaşayan insanlar olmasını istemeyenler, İlhan Selçuk’a yapmadıklarını bırakmadılar.

***

21 Mart 2008 günü geldiğinde 83′üncü doğum gününün üzerinden on gün ya geçmiş ya geçmemişti ki, sabahın saat 04.30′unda terörle mücadele ekipleri, Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu ile birlikte onun da kapısını çaldılar. Evini didik didik aradılar, onu da alıp terörle mücadele şubesine götürdüler. 24 saat kimseyle görüştürmediler. Yaşına bakmadan… İki kez kalp krizi geçirmiş olmasına aldırmadan… Kovsan bu ülkeden gitmeyeceğini bile bile, “kaçacak adam” muamelesi yaparak. İlhan Selçuk’un bu şekilde gururunun, onurunun kırılacağını sanarak…

İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasını protesto eden yurttaşlardan birinin taşıdığı pankartta şunlar yazılıydı:

“İlhan Selçuk Türkiye’dir.”

21 Mart sabahı “Türkiye” sorgu sandalyesine oturtuldu.

Ne oldu?

İlhan Selçuk, 55 yıldır, kalemiyle özgür, bağımsız, kalkınmış Türkiye’nin savunuculuğunu yapıyordu.

83 yaşında bir aydınlanma anıtıydı.

21 Mart’tan sonra…

Bayrak oldu.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS