Tayyip’in paketi -SIRRI YÜKSEL CEBECİ
Mart 14, 2008 - Genel
Sayın Başbakan’a bir haller oldu.
Mesela “Türban velev ki siyasi simge olsun, simgelere bir yasak getirebilir misiniz?”gibi bombaları Türkiye’de değil İspanya’da patlatıyor.
Güneydoğu için çözüm paketini Sabah, Zaman, Yeni Şafak, Star veya Vakit gibi Türk gazetelerine değil, Amerikan New York Times gazetesine açıklıyor.
Yoksa Orhan Pamuk ve Fazıl Say taktiği mi bu?
Türk medyasını önemsememekten, ABD ve Avrupa medyasına konuşmanın daha etkili olacağı varsayımından kaynaklanan bir taktik?
Ya da Türkiye’nin içeriden mi, yoksa dışarıdan mı yönetildiğinin göstergesi?
Sayın Başbakan’ın 6 Nisan’da Diyarbakır’a gideceği ve orada yeni bir paket açıklayacağı haberleri Başbakanlık kaynaklarınca yalanlanmıştı. O yalanlama, bir paket beklentisini hemen hemen yok etmişti.
Hükümet ve AKP çevrelerinde ise, son zamanlarda, silahlı mücadelenin terörü bitirmeye yetmeyeceği, başka tedbirlerin de gerekli olduğu söylenmeye başlamıştı.
Sayın Başbakan, işte o “başka tedbirlerin” neler olduğunu New York Times gazetesine anlattı.
Bölgeye 5 yıl içinde 11-12 milyar dolarlık yatırım…
İki büyük baraj, sulama kanalları sistemi ve yollar…
Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi…
Kürtçe televizyon kanalının açılması, bu kanaldan Arapça ve Farsça yayın da yapılması…
Paket, her ne kadar PKK’ya verilmiş bir taviz gibi görünse de, Güneydoğu’da zor şartlarda yaşayan vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik durumunu iyileştirmeye yönelik olduğu için, sevindirici…
Ancak, ister istemez şu soru geliyor akla:
“AKP iktidarı, Güneydoğu’daki vatandaşlarımızı 6 yıl sonra, mahalli seçimlere çeyrek kala mı hatırladı?”
Vay hainler vay
PAKET, Güneydoğu’nun sosyo-ekonomik durumunu iyileştirmek için hazırlandıysa, mesele yok.
Mahalli seçim yatırımı gibi görünmesi bile paketin önemini ve değerini azaltmaz.
Bu paketle, bölücülüğün hızının düşürüleceğini, bölücü seslerin susturulacağını düşünmek ise, büyük yanlış olur.
Nitekim DTP, Sayın Başbakan’ın Güneydoğu için çözüm paketinin New York Times’ta yayınlandığı gün, “Önemli olan paket değil, zihniyettir”diyerek tepki koymakta gecikmedi ve aynı nakaratı tekrarladı:
“Demokratik özerklik istiyoruz!”
Yani, Güneydoğu’yu 5 yılda Fransa seviyesine çıkarsanız bile, DTP ve PKK’yı “demokratik özerklik”talebinden vazgeçiremezsiniz.
Hayalden hülyaya
NEDİR bu “demokratik özerklikî?
Devlet bütçesinden pay alacaklar.
Yani biz çalışacağız, onlar yiyecek!..
Dış saldırılardan onları Türk ordusu koruyacak.
Yani, şehit ettikleri Mehmetçik!…
Ekmeğimizi yemeye, suyumuzu içmeye, korunmaya, ama ihanet etmeye de devam edecekler…
Bunlar bizi enayi mi sanıyor?
Bağımsız Kürt devleti hayalinden vazgeçip, “demokratik özerklik” hülyasına dalışlarının sebebini anlıyorsunuz değil mi?


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.