İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

GÜLLÜ RÜZGAR- Ahmet GÖKSAN

Mart 12, 2008 - AHMET GÖKSAN

İnsanların yaşamlarını ülkedeki gelişmelerden soyutlamak ve ayrı düşünmek olanaklı değildir. Yaşananların, bire bir örtüşmediği noktada bile herkesi biraz olsun etkilemektedir.
Bu hususu son günlerde yaşananlara indirgediğimiz noktada, Türkiye’de yaşayan herkesi etkilemiştir. Etkilemediğini söyleyenlerin ise bazı sorunlarının olduğu düşünülebilir. Bu nedenle etkilemenin dozu ayrı bir değerlendirme olsa gerek.
Irak’ın kuzeyine yapılan askeri harekat tartışmaları, Vakıflar Yasasının TBMM’nden geçmesini engelleyemedi. Kosova’daki gelişmelerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile özdeş görülmesi ise ayrı bir talihsizlik olsa gerektir.
Buna koşut olarak Kıbrıs’ın güneyinde yapılan seçimler sonrasında ortalık yere bazıları çıkıverdi. Utanma duygusundan olacak, şimdilerde Bay Hiristofyas’ı sevenler derneğini kurmaktan çekindikleri anlaşılıyor.
Oluşturulan bu sevgiyi doğal karşılamak olanaklı değildir. Bu sevgiyi sizlerin değerlendirmesine sunmanın daha yararlı olacağını da düşünüyoruz. Bu sevginin bir araya getirdiği bazı siyasetçiler de sevinç çığlıkları atarak Lefkoşa’yı birleştirmeye bile kalkıştılar.
Lefkoşa’nın bölünme nedenini bilmemeleri olanaksızdır. Kısaca özetleyecek olur isek, Lefkoşa İngilizlerin marifeti ile 1963 yılı Aralık ayında Kanlı Noel’de Yeşil Hat diye bölünmüştür.
Lefkoşa’yı birleştirmeye kalkışanlar sorunu 2008 yılı sonuna dek çözebileceklerinin de türküsünü çığırıyorlar.
04 Mart 1964 gününde alınan BM kararının 44. yıldönümünün yaşandığı günlerde çözümü sağlayacağız demek anlaşılır bir husus olmasa gerek. Çünkü şu andaki Rum Yönetimine Kıbrıs Cumhuriyeti’nin olmadığının iyice anlatılması gerekiyor.
Kıbrıs sorunu diye ortalık yere konan ve çözüm konusunda Rum Yönetiminin eski başkanı Yorgo Vasiliyu’nun değerlendirmelerine birlikte bakmak gerekiyor.
Bay Vasiliyu, “Kıbrıs Türkleri açısından en önemli sorunlarından birisi güvenlik ve garantilerdir. 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmalarının korunmasını istiyorlar. Rum tarafı ise farklı düşünüyor. Bu sorun nasıl çözümlenecek?” diye soruyor.
Bay Vasiliyu, “AB’nin garantisi, yeni kurulacak Birleşik Kıbrıs için yeterlidir” diye eklemede bulunuyor. 27 üyeli AB’nin işini gücünü kendi sorunlarını bir köşeye koyarak ne tür bir garanti vereceğini merak ediyoruz.
Bu güvence doğal olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Birleşik Kıbrıs’a ilişkin olacaktır.
AB üyesi olan Yunanistan’ın Lozan Anlaşmasından doğan Batı Trakya’daki Türklerin haklarını vermediği noktada Kıbrıs Türklerine verilecek güvencelerin açıklanması gerekiyor.
Kıbrıs Türklerine verecekleri güvenceler, 24 Nisan 2004 günü öncesindeki gibi ise gölge etmesinler yeter diyoruz. Gölgenizi bile istemediğimizi yinelemek durumundayız.
Tam bu noktada gerçeklerle az da olsa yüzleştiği anlaşılan siyasetçiler bile, “Doğrudan Ticaret Tüzüğünü dahi üç yılda geçiremeyen AB’nin garantörlüğünü kabul edemeyiz” diye konuşuyordu.
Diğer yandan Yunanistan’da yayınlanan Etnos gazetesinde geçtiğimiz günlerde bir haber yayınlandı. Bunda ne var diye sorduğunuzu duyar gibiyiz. Haberde, ayrılıkçı terörün elebaşı Yunanistan hükümetini dava etmeye hazırlanıyormuş.
Yakalandığı dönemde Yunanlı üç adet bakanı yerinden ettiği biliniyor. Yakalanıp Türkiye’ye teslim edilmesinden Yunanistan hükümetini sorumlu görüyor ve tutuyor.
Açılacağı duyurulan dava sonrası tazminat ödenmesini istiyor. Sonuç alamadığı noktada konunun Avrupa Mahkemelerine taşınacağı da aynı haberde yer alıyor.
Karagöz Hacivat’ı görüşmeye çağırırken, “Yar bana bir eğlence medet” dediği biliniyor. Bu çıkışla eğlencenin başlayacağı kesin gibidir. O zaman buyurun 9 tekmili birden duruşmaları izlemeye…
SEVGİ ile kalınız…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS